Sürdürülebilir iş modeliyle maliyetlerden 60 milyon lira tasarruf ettik…

Unilever, Sürdürülebilir Yaşam Planı’nın beşinci yılını geride bırakırken, sürdürülebilirliği sadece amacına değil aynı zamanda ürünlerinin de kalbine yerleştiren ‘Sürdürülebilir Yaşamı Destekleyen Markaları’nın üstün performansıyla hızla büyüyor.

Tüm tedarik zincirinde sürdürülebilirlik odaklı projeler yürüten Unilever Türkiye, 2015 yılında çift haneli büyümeye devam ettiğini ve büyümesinin yüzde 60’dan fazlasının ‘Sürdürülebilir Yaşamı Destekleyen Markaları’ndan geldiğini açıkladı. 

“60 milyon TL maliyet tasarrufu”
Unilever Türkiye, Orta Asya ve İran CEO’su Mehmet Altınok, sürdürülebilirlik üzerine kurulu iş modelinin, büyüme, güven tesis etme ve riskleri minimize etmenin itici gücü olduğunu belirtirken, “Sürdürülebilir iş modelimiz sayesinde bugüne kadar maliyetlerden 60 milyon lira tutarında tasarruf ettik. Büyümemizin itici gücü buradan geliyor” dedi. 34 ülkeye toplam 177 milyon Euro ihracat yaptıklarını belirten Altınok, ayrıca sürdürülebilir iş modeli sayesinde tarımsal hammaddelerin %75’ini sürdürülebilir kaynaklardan elde ettiklerini söyledi.

Unilever Türkiye, değer yaratan bir sürdürülebilirlik gündemine sahip

2015 yılı boyunca, geliştirilmiş ambalajlama çözümleri uygulanarak, kullanılan ambalaj miktarı Gıda ve Ev Dışı Gıda’da 66,38 ton; Dondurmada 63 ton; içeceklerde 166 ton; Ev Bakım ürünlerinde 252 ton azaltıldı.

Türkiye’deki tüm Unilever fabrikaları, 2013 yılından bu yana ‘çöplüğe sıfır tehlikesiz atık’ statüsünde üretim yapıyor. 2015 itibarıyla fabrikaların yanı sıra depolar, dağıtım merkezleri ve ofisler de bu statüyü elde etti. 

WWF-Türkiye iş birliğiyle 2013 yılında başlatılan Yeşil Satış Noktası Projesi kapsamında, 2015 yılı itibarıyla 100 satış ve dağıtım noktası ‘Yeşil Satış Noktası’ sertifikasına sahip oldu. 

Unilever Türkiye, Kadının Güçlenmesi Prensiplerini (WEPS) imzalayarak, iş yerinde kadının güçlenmesine yönelik çalışmalar yapacağını taahhüt etti. Unilever ayrıca Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlenmesi Birimi'nin erkeklerin de cinsiyet eşitliği için mücadele etmesini amaçlayan #HeForShe kampanyasının Türkiye Etki Şampiyonlarından biri olarak desteğini sürdürüyor. 

Unilever Türkiye, 2010-2015 döneminde katıldığı ve düzenlediği toplantı, konferans ve çalıştaylarla toplam 1.900 kişiye sürdürülebilirlik mesajlarını ulaştırdı. Kitle iletişim araçlarıyla ulaşılan kişi sayısı 23 milyon, dijital platformlarda ulaşılan kişi sayısı ise yaklaşık 4,5 milyon oldu. 

Domestos, sağlıklı nesillerin yetişmesine katkıda bulunmak amacıyla hijyen eğitimleri vererek çocuklarda hijyen bilincini artırmayı ve okul tuvaletlerine hijyen kazandırmayı hedefliyor. 2011- 2015 yılları arasında Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) iş birliğiyle yürütülen ‘Eğlen, Öğren, Hijyen’ Projesiyle Türkiye’nin dört bir yanındaki 340 bin çocuğa hijyen eğitimleriyle ulaşıldı. 2016 yılı sonuna kadar İl Milli Eğitim Müdürlüklerinin talepleri ve destekleriyle 89.000 çocuğu daha eğitmek; 10.000 okula Domestos ürünleriyle ulaşmak ve gelecek 3 yıl içerisinde on binlerce devlet okuluna 600 ton Domestos ürünü bağışlamak hedefleniyor.

Signal’in 2011 yılından itibaren Türk Diş Hekimleri Birliği (TDB) iş birliğiyle yürüttüğü ‘Ağız Sağlığını Geliştiren Okullar’ Projesi kapsamında 2015 yılı itibarıyla 21.550 çocuğa ve son 5 yılda toplamda 35.000 çocuğa ulaşıldı. 

Dove, 2014 yılında başlattığı ‘Dove Özgüven Projesi’ ile bugüne kadar yaklaşık 1000 gencin hayatına dokundu. Projeyle 2016 sonu itibarıyla 2.000 gence ulaşılması hedefleniyor. 

OMO, ‘Çocukları Geleceğe Hazırlamak’ Projesi kapsamında, AdHoc Türkiye iş birliğiyle düzenlediğimiz araştırma ile ebeveynlerin çocuklarının geleceğine ilişkin görüşlerini ortaya çıkarmayı hedefledi. Araştırmaya katılan annelerin %69’u “Çocuğumu bugünden daha zor bir gelecek bekliyor” derken, sadece %31’i çocuklarını geleceğe hazırlamak konusunda kendilerini ve imkânlarını yeterli görüyor. OMO, çocuk gelişimi konusundaki çalışmalarına daha kapsamlı şekilde devam etmeyi ve Türkiye’de binlerce çocuğa ‘deneyimleyerek ve yaparak öğrenmenin’ kapılarını açacak bir projeyi hayata geçirmeyi planlıyor.

Lipton, Sürdürülebilir Çay Tarımı Projesi kapsamında, 2015 sonu itibarıyla toplam 24 bin çiftçiye doğrudan veya dolaylı eğitim verilmesini sağladı. 2015 yılında tüm poşet çayları, yüzde 100 sürdürülebilir kaynaklardan üretmeye başladı. 2018 itibarıyla üçüncü taraflarca tedarik edilenler de dahil olmak üzere bütün çayların Yağmur Ormanları Birliği (Rainforest Alliance-RA) sertifikalı olma hedefine doğru emin adımlarla ilerliyor. Sürdürülebilir çay tarımının önemi hakkında ortak bir bilinç yaratmak amacıyla 'Eksik Olma' www.eksikolma.org platformunu hayata geçirdi. Ünlü sanatçı Sezen Aksu, çay sevgisi için yazdığı Eksik Olma şarkısı ile platforma destek verirken; 1.414.722 kişi çayın sürdürülebilirliği için imza atarak harekete destek sağladı. 

Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) iş birliğiyle geliştirilen ‘Knorr Sürdürülebilirlik Ortaklığı Programı’ kapsamında, 2015 yılı sonu itibarıyla, yerel olarak tedarik ettiği sebze ve baharatların %100’ünü sürdürülebilir kaynaklardan sağlıyor. Hedef, 2020 yılına kadar tedarik ettiği sebze ve baharatların %100’ünü sürdürülebilir kaynaklardan temin etmek. Knorr ayrıca, Kızılay ile yürütülen kampanya kapsamında ihtiyacı olan kişilere 1,5 milyon kâseden fazla çorba bağışıyla ulaştı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.