Atalay Filiz'den korkunç ifadeler: Yataktaki görüntülerini kaydedecektim!

Ankara'da 2, İstanbul'da ise 1 cinayet suçundan aranan Atalay Filiz ifadesinde 3 cinayeti kendisinin işlediğini itiraf etti. Atalay Filiz’in emniyetteki ifadesi soruşturmada bilinmeyen pek çok detayı aydınlattı. Polisteki ifadesinde işlediği cinayetleri detayları ile anlatan Atalay Filiz’in yanında bulunan parayı 3 yıl boyunca biriktirdiği, üzerinden çıkan kimlik ve kredi kartlarını ise çalıştığı çay bahçesinde unutulan cüzdanlardan çaldığı öğrenildi. Bugüne kadar üniversite mezunu olduğu çeşitli haberlerde yer alan Atalay Filiz’in aslında Fransa’da okulunu bitirmeden geri döndüğü ailesine bile okulu bitirdiğini söylediği tespit edildi. Atalay Filiz'in, öldürdüğü çocukluk arkadaşı ve sevgilisinin yatak görüntülerini çekerek onları zor durumda bırakmayı planladığını söylediği belirtildi. Şüpheli ifadesi sırasında ailesiyle görüşmek istemedi. İzmir’de yakalandıktan sonra dünİstanbul’a getirilen Atalay Filiz’in Cinayet Büro Amirliğinde verdiği ifadesinin yaklaşık 5 saat sürdüğü tespit edildi. Ankara’da 16 Eylül 2013’te Göktuğ Demirarslan ve Rus sevgilisi Elena Radchikova ile İstanbul’da 27 Mayıs’ta tarih öğretmeni Fatma Kayıkçı’yı öldürdüğü iddiasıyla aranan Atalay Filiz, sorguda 3 cinayeti itiraf etti. Atalay Filiz'le ilgili çarpıcı detaylar ortaya çıktı. 

BANA ATALAY DEYİNCE ŞÜPHELENDİM 

Atalay Filiz, emniyetteki ifadesinde,"Fatma Kayıkçı’nın kaldığım odaya girip çıktığından şüphelenmiştim. Olay günü bana adımla hitap edince kimliğimi öğrendiğini anladım ve öldürdüm. Bıçaklayarak öldürdüğüm Fatma Kayıkçı'yı evdeki büyük valize sığdırdım, zaten küçük bir insandı. Bavula zorlanmadan sığdı" dedi. Filiz, İzmir'deki günleri ile ilgili, "Buca'da kaldıktan sonra Gümüldür'e gittim. Bu bölgeyi babamın görevi nedeniyle iyi tanıyordum. Gümüldür, Özdere'de içinde gölet olan park vardı. Bu gölete gittim. Balıkçılar vardı, balıkçılara, 'Ailemle sorunlarım var. Bu nedenle evden kaçtım. Biraz buralarda kalacağım' dedim. Gölet civarı ve sahilde kaldım. 

SİNEK VE BÖCEKLER BENİ BİTİRDİ 

Sinek ve böcekler beni yedi bitirdi. Sinek ve böceklerden bıkmıştım. Hiç yıkanamamıştım. Doğru dürüst birşey yememiştim. Menderes'e giderek günlük bir odada kalıp yıkanıp tekrar kaçmaya devam edecektim" dedi. 

MEZUN OLAMAMIŞ, AİLESİNİ KANDIRMIŞ 

Atalay Filiz, Fransa'daki öğrenim durumu ile ilgili de ailesine doğru söylemediği ortaya çıktı. Filiz ifadesinde, "Fransa'da okulu kredi nedeniyle bitiremedim. Bunu aileme söyleyemedim. Onlar okulu bitirdiğimi zannediyorlardı" dedi. 

Filiz, cinayette kullandığı bıçağın yanında olmadığını kaybettiğini söyledi. Polis bu bıçağın kınını Filiz'in çantasında buldu. Filiz, Yunan adalarına geçme niyeti olup olmadığı ile ilgili soruya, "İngilizce, Fransızca biliyorum ama orada Türk yok. Orada gizlenemezdim. Bu nedenle Türkiye'den ayrılmayı düşünmedim." dedi. Filiz, olaydan 4 gün sonra İzmir'de kaldığı öğrenci odasında televizyondan arandığını öğrendiğini söyledi. 

ARACINA GİZLİCE YERLEŞTİRMİŞ! 

Göktuğ Demirarslan ve kız arkadaşı Radchikova'yı öldürdüğünü kabul ettiği iddia edilen Filiz'in, "Göktuğ ve Elena, Olga'nın kaybolmasından sürekli beni sorumlu tuttular. 'Kızı öldürdün mü yoksa' diyerek üstüme çok yüklendiler. Ben de daha fazla dayanamayarak bu cinayetleri işledim." dediği kaydedildi.      

Atalay Filiz Ankara'daki cinayetlerle ilgili şöyle konuştu: "Olga'nın kayıp olması ile ilgili sürekli beni sıkıştırıyorlardı. İyice ayar oluyordum. 2 telefon aldım. Birini Göktuğ'un arabasına monte ettim. Buradan konum uygulamasından takip ediyordum. Antalya'ya tatile gideceklerdi. Ben de otele gidip yan odada kalıp odalarına kamera koymayı planladım. 

VİDEOLARINI ÇEKECEKTİM 

Videolarını çekip yayınlayıp onlara zarar verecektim. Bununla ilgili hazırlık yaparken konum Ankara'da sürekli bir yerden geliyordu. Gidip baktığımda otomobilleriyle gitmediklerini anladım. Av tezkeresi ve pompalı tüfek aldım. Nasıl kullanıldığını internetten öğrendim. Olay günü de buluşmuştuk. Yine üzerime geliyorlardı. 43 plakalı Murat 131 araba almıştım. Tüfek bagajdaydı aldım ve ateşledim. Araba 43 plakalı olduğu için Kütahya'ya kaçtım. Burada farkedilmem diye düşündüm. 2 gün burada arabada kaldım. Daha sonra arabayı orada bırakarak İstanbul'a geldim. Sonra geri döndüm araba yerinde yoktu" dedi.      

CİNAYETTEN SONRAKİ KAÇIŞ ROTASI BELLİ OLDU 

Filiz'in cinayetten sonra Kaynarca'ya, daha sonra Gebze otogardan Adapazarı'na gittiği burada bir gün sahte kimlikle otelde kaldığı, ertesi gün otobüsle Buca'ya geçtiği belirtildi. Filiz'in emniyetteki ifadesinde, "Buca'daki internet kafeden ev araştırıp 50 liraya öğrenci evi buldum. Salı günü öğrenciler diğer odadayken, tüm televizyonlarda kendimi gördüm. Bunun üzerine oradan çıkıp Gümüldere'ye geçtim. Oradaki göletin orada yaklaşık 1 hafta kaldım, böceklerin ısırmasından sonra rahatsız oldum ve Menderes'e gitmeye karar verdim. Bindiğim minibüste bir kişi bana bakarak telefonla konuşunca başka bir minibüse bindim ve polisler beni yakaladı." dediği belirtildi. Atalay Filiz'in, üzerinden çıkan paraları çalışarak kazandığını söylediği, Kayıkçı'yı öldürdüğü bıçağın kendisinde olmadığını sadece kılıfının kendisinde kaldığını belirttiği öğrenildi.  

"ÇAY BAHÇESİNDE ÇALIŞIRKEN MUTLUYDUM" 

Filiz'in ifadeleri şöyle: İlk başlarda her şey çok güzeldi. Çalışıyordum. Ayda 1250 lira para alıyordum. Neredeyse hiçbir şeye para harcamıyordum. Kaldığım evden yediğimiz yemeğe kadar her şeyimizi karşılıyorlardı " dedi. 

"EVİMDEKİ EŞYALARIMI KARIŞTIRMIŞLAR"

Ancak çalıştıkları çay bahçesinin kapandığını anlatan Atalay Filiz "İşsiz kalınca evde oturmaya başladım. Bu sırada oturduğum evin bir odasını Fatma Kayıkci ve ailesi depo olarak kullanıyordu. Bu nedenle evin bir anahtarı onlardaydı. Onların içeri girip eşyalarımı karıştırdığından şüpheleniyordum. Zaman zaman eşyalarımın yerinin değiştiğini fark ediyordum " diye konuştu. 

ARANDIĞINI CİNAYETTEN 4 GÜN SONRA ÖĞRENMİŞ

Polis tarafından kimliğinin tespit edildiğini ve her yerin arandığını cinayetten 4 gün sonra öğrendiğini söyleyen Atalay Filiz  "Evde otururken televizyonu açtığımda. Bir anda herkesin beni aradığını öğrendim. Bunun üzerine tekrar kaçmaya karar verdim. Bavullarımı iç içe koyarak bir tek bavul haline getirerek. İzmir, Gümüldür, Özdere kamplar mevkiine geldim. Burada bulunan milli parkın içine girerek saklanmaya karar verdim. Burada karşılaştığım bazı balıkçılara ailemle aramın bozulduğunu bu nedenle tatile çıktığımı söyledim" diye  konuştu. 

BİR HAFTA ORMANDA YAŞAMIŞ

Ormanlık alanda yaklaşık 1 hafta kaldığını anlatan Atalay Filiz "Ancak burada her yerimi böcekler soktu. Günlerdir yıkanmıyordum. Bu nedenle Menderes ilçesine gidip günlük bir ev kiralayarak bir gün dinlenmeye karar vermiştim. Ancak bindiğim minibüste tanınınca indim. Bindiğim diğer minibüste ise polis beni yakaladı " dediği belirtildi. 

ÜZERİNDEN ÇIKAN PARAYI BİRİKTİRMİŞ

Polisteki ifadesi sırasında yanında bulunan parayı biriktirdiğini anlatan Atalay Filiz "Çalıştığım yerde aldığım 1250 lira parayı biriktirdim. Yanımda bulunan kimlik ve kredi kartlarını ise çay bahçesinde çalışırken unutulan cüzdanlardan çaldım" dediği öğrenildi. 

POLİS KİMLİK VE KREDİ KART SAHİPLERİNE ULAŞTI

Polis Atalay Filiz’in üzerinden çıkan 5 ayrı kişiye ait 16 parça kimlik ve kredi kartını titizlikle incelendi. Kredi kartlarının hiç kullanılmadığı tespit edildi. Polis 3’ü İstanbul’da 2’si Ankara’da bulunan kart ve kimlik sahiplerine ulaştı. Bu kişilerin kartları ve kimliklerini kaybettiklerinde gazete ilanı verdikleri ve yenilerini çıkarttıkları tespit edildi. 

AİLESİYLE GÖRÜŞMEK İSTEMEDİ

Öte yandan şüphelinin sorgusu sırasında polisin ailesiyle görüşmek istermisin sorusuna olumsuz yanıt verdiği belirtildi. Atalay Filiz’in polislerin teklifine "Şu anda ailemden kimseyle görüşmek istemiyorum"şeklinde yanıtlandığı öğrenildi.

Yetkililer, şüphelinin üzerinden çıkan cdlerin ve porno yıldızlarının adından oluşan bir listenin incelendiğini belirttiler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.