Binali Yıldırım canlı yayında açıkladı: İstifa edeceğim

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı ve AK Parti İstanbul Megakent Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, CNN Türk'te Buket Aydın'ın sunduğu "40" programında, sualleri cevapladı.

"Meclis Başkanı iken Belediye Başkanlığı için müsabakayı neden kabul ettiniz?" suali üzerine Yıldırım, her şeyin bir ilki bir de sonu olduğunu söyledi.

Kendisine hep ilkler ve sonların kısmet olduğunu belirten Yıldırım, şöyle konuştu:

"Şayet size bir gereksinim dinlendiyse bir yerde, onu 'kabul etmiyorum' deme hakkınız ve lüksünüz yok. Vazifenin büyüğü, ufağı olmaz. Milletvekili oldum, bakan oldum, bakanlıktan parçaladım yeniden çalışmaya devam ettim, tekerrür bakan oldum, tekerrür çalışmaya devam ettim. Bakanlıktan tekerrür parçaladım tercih evveli. Üç sefer parçaladım, dört sefer geldim ve Başbakanlık vazifeyi kısmet oldu, partimiz, Cumhurbaşkanımız uygun gördü, Başbakanlık yaptım. Şimdi de İstanbul Megakent Belediye Başkanlığı vazifeyi yapmam gerekti, onu da beğene beğene kabul ettim. İstanbul benim ömrümün geçtiği kent. 12 yaşında geldim geldim bu kente, başka bir deyişle köyümde 12 yaşım geçti, bir ilkokul okudum, ondan sonra hep İstanbul'da geçti yaşamım. Son 16 sene Ankara'da olmama karşın bir ayağım hep İstanbul'da oldu. Gençliğimin geçtiği, iş edindiğim, yuva kurduğum, iş efor sahibi olduğum, çocuk, torun sahibi olduğum İstanbul'da hizmet etmek benim için en büyük onurdur. Kaldı ki İstanbul, Hz. Peygamberimizin müjdelediği bir kenttir, Fatih'in fethettiği kenttir, Sinan'ın Mimar süslediği bir kenttir, Gazi Mustafa Kemal'in Marmara'daki düşman gemilerine bakarak, 'Geldikleri gibi gidecekler' dediği ve düşman işgalinden kurtardığı bir kenttir. Şimdi gizeme İstanbul'a, Napolyon'un 'Dünya Başşehri' diye nitelendirdiği bu hoş kente hizmet etme sırasında. Bundan da büyük bir bahtiyarlık dinliyorum."

"MECLİS BAŞKANLIĞI GÖREVİME VAZGEÇECEĞİM"

Kendisi hakkında çıkan "istifa" kavgalarına değinen Yıldırım, şöyle devam etti:

"Bu bir ilk, mevzuatta bir Meclis Başkanı'nın Belediye Başkanlığı'na adaylığı düşünülmemiş. Onun için de bu yasalarda yazılmamış. Adaylığım söylendiğinde herkes afalladı, 'Acaba şimdi ne olacak?' Hukukçular kendi aralarında müzakereye başladılar. Bazısı diyor, 'Rastgele bir yasak yok. Belediye başkan adayı olabilir, istifa etmesine gerek yok.' Bir kısmı da diyor ki, 'İstifa etmelidir.' Neyse, şunu özetle söylemek istiyorum; Benim istifa sorunuyla yurttaşın gündeminin işgal edilmesine canım çok bunalıyor. Bizim İstanbul'u, İstanbul'un geleceğini konuşmamız gerekli. İstanbul'un meseleleri, gençleri, bayanları, İstanbul'u nasıl geliştiririz, ekonomisini nasıl kuvvetlendiririz, bunu konuşmamız gerekirken anlamsız yere benim istifa edip etmeyeceğim konuşuluyor. Kaldı ki ben resmen aday dahi değilim. Partim aday göstereceğini söylemiş. Yapılmayan bir operasyon üzerinden bir münazaranın gidiyor olması çok rahatsız edici bir şey. Burada ilk kere söylüyorum, kararını verdim. Adaylık başvurum yapıldığı andan itibaren Meclis Başkanlığı görevime vazgeçeceğim. Partim başvuruyu yaptığı zaman aynı anda Meclis Başkanlığı'ndan böldüğüme dair arzuhalimi vermiş olacağım."

"BENİM İÇİN MECLİS BAŞKANLIĞI SORUNU 18 ŞUBAT TARİHİ HAYSİYETİYLE TAMAMDIR"

Yıldırım, "Ben vazgeçtiğim yere dönüp tekerrür bakmam. Yaşamım süresince vazgeçtiğim yere tekerrür bakmadım, orayı idaremeye kalkmadım. Öyle bir mizacım vardır. Benim için Meclis Başkanlığı sorunu 18 Şubat tarihi haysiyetiyle tamamdır, orada vazifemi bitirmiş olacağım ve ondan sonra tercihe kadar bütün kapasite İstanbul'la, İstanbullularla, İstanbul'un meseleleriyle İstanbul kampanyasıyla müddetimi geçirmiş olacağım." ifadesini kullandı.

"İstifa" yorumlarıyla gündemin meşgul edilmeye, kendisinin ve partisinin hırpalanmaya çalışıldığına vurgu yapan Yıldırım, şunları kaydoldu:

"Ortada adaylık yok. Yalnızca bir gaye beyanı var. Bunun üzerinden bir hırpalama hareketi, partimizi hırpalama hareketi yapılıyor. Kişimize müteveccih birtakım söylemler oluyor. Ben bunlarla muhtemel mevki muhatap olmak istemedim, uzak durmaya çalıştım. Ancak işin sonunda şuna gönlüm razı gelmiyor; 'istifa etti', 'istifa etmedi' gibi sözlerle gündemin meşgul edilmesinin İstanbulluya bir faydayı yok, İstanbul tercihlerine faydayı yok. Bir de hiç usumun köşesinden geçmeyen şeyler söyleniyor. 'Efendim, tercihi kaybedip temelinde geri gelecekmiş de, onun için işi garantiye almak istiyormuş da' filan filan. Böyle bir şey yok. Ben çıktığım yoldan geri dönmem. Bir yola girdik, İstanbul Megakent Belediye Başkanlığı için aday olduk. Bizim için maksat 31 Mart akşamı İstanbulluların gönlüne girmek, hangi görüşten ve düşünceden olursa olsun, İstanbulluların takviyesini alarak bu kutlu kente hizmet etmek fırsatını bulmak. Bundan başka düşüncem yok."

UBER AÇIKLAMASI

Buket Aydın ’ın ‘Millet UBER istiyor. Bu mesele ne zaman netliğe kavuşacak? ’ sualine Binali Yıldırm şu biçimde yanıt verdi:

"Bu azıcık zahmetli bir sual. İstanbul'un yalnızca meseleyi değil, tam dünyanın meseleyi. İnternet, teknoloji ve yazılım bu meseleyi peydah etti. Mesela İtalya'da 2017'de duruşma kararıyla UBER menedildi. Şu anda üst duruşma yasağı durdurmuş, UBER çalışmaya yine başlamış.

Danimarka'da UBER'in pazara girişi sebebiyle çok sıkı standartlar getirilmiş, istedikleri gibi çalışamıyorlar. Bir Hayli ülkede bu mesele var. Biz hadiseye şöyle bakıyoruz. Taksicilerin hakkını hiçbir değer ödemeden kullanmaya çalışanlara asla hoşgörü göstermeyeceğiz. Ama taksicilerin de standartlarına itina göstermesine de ihtiyat alacağız.

UBER'e yönelmenin arttaki nedenleri de görüp taksiciliği geliştirmemiz gerekli. Bu ülkede faaliyet hakikatleştireceksiniz ödenti dairesini yolunu öğrenmeyeceksiniz. Bu mevzubahisi olamaz. Ama yurttaşlarımız bunu istiyor, neden? Konforunu seviyor. Buna itirazımız yok. Ama bu hizmeti kim verecekse yasal olarak vermesi gerekli. Haksız rekabete neden olan bir uygulamaya göz yumamayız."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.