İSO, Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi devini açıkladı; ilk sırada kim var?
banner121

İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) 1968 yılından bu yanlamasına aralıksız gerçekleştirdiği 'Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu' araştırmasının 2020 yılı sonuçları açıklandı.

İSO'nun Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2020 Araştırması'na tarafından, TÜPRAŞ, üretimden satışlarda 58,6 milyar lirayla en büyük sanayi kuruluşu oldu.

İSO Odakule'de Fazıl Zobu Meclis Salonu'nda düzenlenen basın toplantısında İSO Idare Heyeti Başkanı Erdal Bahçıvan göre açıklanan "Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2020" araştırmasına kadar, 2020 yılında üretimden satışlara tarafından en büyük kuruluş geçen sene olduğu gibi 58 milyar 593 milyon TL ile TÜPRAŞ (Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş.) oldu. Sıralamada ikinci 45 milyar 223 milyon TL ile Ford Otomotiv Sanayi A.Ş., üçüncü 31 milyar 242 milyon TL ile Oyak-Renault Otomobil Fabrikaları A.Ş. ve dördüncü de 30 milyar 812 milyon TL ile Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye A.Ş. oldu.

Araştırma, bununla beraber şimdiye kadarki en erken tarihte açıklanan Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırması oldu.

Bahçıvan: Sanayi, ekonominin dinç sacayağı

Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2020 araştırmasının sonuçlarını ifade eden İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, "İSO 500 Büyük'ün 2020 sonuçları, ekonomimizin sanayi gibi güçlü bir sacayağının olduğunu ortaya koyuyor. Fakat bunun sürdürülebilir kılınması namına dünün sonuçlarını güncel gelişmeler ve veriler ışığında da değerlendirmeliyiz. Bu anlamda İSO-Markit işbirliği kapsamında açıklanan İmalat Sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerine baktığımızda, bilhassa son birkaç aydır ülkemizin dünya sanayi verilerinden negatif ayrıştığını görmekteyiz. Açıklanan son Nisan 2021 PMI verilerine baktığımızda, 55,8 olarak ölçülen Küresel İmalat Sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) son 11 yılın en yüksek seviyesine ulaşmış görünüyor. En büyük ihracat pazarımız olan Euro bölgesi PMI endeksi de 62,9'luk seviyesi ile 24 takvim bilgi geçmişinin rekoruna imza atıyor. Buna rağmen Türkiye PMI endeksinin Nisan'da 50,4'lük seviyesiyle dünyadan negatif ayrışmasını her kesimin dikkate alması gerekiyor. Dünya sanayisi, 2009 yılından bu yana en olumlu günlerini yaşarken, global karşılaştırma yapabilme noktasında en değerli ve güvenilir marka olan ve imalat sektöründe 34 ekonomide ölçülen PMI verilerinde performansı asgari dördüncü ülke olduğumuzu göz ardı etmememiz gerekiyor. Bunun esas sebeplerine mutlaka inmeliyiz" diye konuştu.

"Enflasyon sebebiyle yatırım yapılmaz"

Bu konuda enflasyonda ve finansman piyasalarında her yerde başlayan olumsuzlukların en esas iki neden olduğunu vurgulayan Bahçıvan, "Öte Taraftan yurt dışından gelen hammaddelerin fiyatlarında yaşanan yüksek boyutlu artışlar sanayicimiz üzerinde giderek daha fazla zorlama yaratmaktadır. Bu artışlar, ek bir işletme sermayesi ve buna alt bir finansman ihtiyacı oluşturması bakımından önümüzdeki günler için çok ciddi bir stres kaynağı olacaktır. Bu sene sanayicimiz açısından bir başka manâlı gerginlik kaynağı da enflasyondur" dedi.

Bahçıvan, "Biz sanayiciler olarak asla ve katiyen yüksek enflasyonlu bir ortamda yaşamak istemiyoruz. Enflasyonun toplumlar için de, ekonomiler için de, sanayiler için de öngörülemezlik, istikrarsızlık olduğuna inanıyoruz. Onun için ne yapıp edip enflasyon mücadelesini mutlaka kazanmalıyız. Enflasyonun olduğu ortamda basit basit yatırım yapılmaz. Nitekim geçen yıl yatırım özendirme belgelerinde yaşanan yüksek oranlı artışa rağmen, yatırım iştahının fiiliyata dönmediğini son dönemlerde net bir şekilde gözlemliyoruz." ifadeleriyle sözlerini sürdürdü.

İSO 500 ihracatı yüzde 12,8 geriledi

Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun üretimden satışları 2020 yılında 1 trilyon 22 milyar TL'den 1 trilyon 179 milyar TL'ye yükselerek yüzde 15,3 oranında arttı. Çoğaltma performansı, 2018'deki yüzde 34,5 ve 2019'daki yüzde 16,4'lük artışlar ile karşılaştırıldığında yavaşladı.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan "Alıcı enflasyonu ile arındırıldığında 2020 yılında üretimden satışlar hakiki olarak yalnızca binde 6 çoğaltma gösterdi. Bu oran son dört yılın en az hakiki artışı oldu. 2020 yılında görülen bu yavaşlamada COVID-19'a aleyhinde uygulanan kısıtlamalar ve küresel pazarların bir zaman kapalı kalması tabii oysa etkili oldu. Yılın ikinci yarısında istek toparlanmaya başlasa da, finansal dalgalanma, yükselen faizler ve salgında yükselen ikinci dalga iç satışları sınırladı" dedi.

İSO 500'ün ihracatı da yüzde 12,8 oranında gerileyerek 64,1 milyar dolar oldu. İSO 500'ün ihracat performansı Türkiye'nin genel ve sanayi ihracat performansından bir ölçüde negatif ayrışsa da yine de İSO 500,  Türkiye ihracatı içindeki ağırlığını korudu. 2020 yılında İSO 500 Türkiye ihracatının 37,8'ini, sanayi sektörü ihracatının ise yüzde 39,2'sini gerçekleştirdi. 2000'li yılların ortalarından itibaren 460 bandında seyreden ihracat yapan kuruluşların sayısı 2020 yılında da 465 oldu.

Faaliyet kârı yüzde 55 arttı

Araştırmaya tarafından, sıralamanın ilk 50'sini yaratıcı kuruluşların toplam üretimden satışlar içinden aldığı pay bir tedarik azalmakla birlikte toplamda yüzde 50'ye yakın seviyelerini korudu.

Araştırmanın esas göstergelerinden İSO 500 Büyük'ün başlıca faaliyetlerinden elde ettiği kârı belirten etkinlik karı bir önceki yıla kadar yüzde 55 oranında artarak 142,8 milyar TL oldu. Faaliyet karlılığı oranı da 2,7 puan artarak yüzde 10,8'e çıktı. Benzer şekilde ölçülmeye başlandığı 2013'ten bu yanlamasına 2019 yılı hariç aralıksız yükselme bildiren FAVÖK büyüklüğü, 2020 yılında yüzde 43,1 artışla 184,4 milyar TL'ye çıkarken, FAVÖK kârlılığı oranı da 2,6 puan artışla yüzde 13,9'a yükseldi. Yeniden vergi öncesi dönem kâr ve zarar toplamı da yüzde 50,1 artarak 92,5 milyar TL oldu. Sanayi kuruluşlarının kârları 2020 yılında çoğalma eğilimi gösterdi.

Finansman giderleri yüzde 39,2 arttı

İSO 500'ün kârlılık verilerine tarafından, etkinlik kârlılığındaki iyileşmenin yanı sıra bilhassa net kambiyo kârlarının etkisiyle imal faaliyeti dışı gelirlerdeki çoğaltma da kârlılığa artı katkı yaptı. İSO 500'ün diğer faaliyetlerden klasik kazanç ve kârları 237,9 milyar lira iken, gider ve zararları 194,4 milyar lira olarak gerçekleşmiştir. Bu iki rakam arasındaki ayrım alındığında, İSO 500'ün 43,4 milyar liralık üretim faaliyeti dışı net kazanç elde etti.

Finansman giderleri, İSO 500'ün kârlılığında belirleyici olmayı sürdürdü. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan "2020 yılında COVID-19 salgını ile oluşan finansal koşullar içinde Türk lirasındaki bedel kaybı, enflasyondaki artış ve faiz oranlarındaki dalgalanmalar sonucunda bir önceki yıla göre finansman yükü kayda değer ölçüde arttı.

2020 yılında İSO 500'ün finansman giderleri yüzde 39,2 artışla 88,8 milyar TL'ye yükseldi. BUNUNLA BERABER, faaliyet kârı yüzde 55'lik artışla 142,8 milyar TL'ye çıktı ve bu sayede finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı yüzde 69,3'ten yüzde 62,2'ye geriledi. Yaşanan bu göreli iyileşmeye karşın, sanayi kuruluşları esas faaliyetlerinden elde ettikleri kârların halen epeyce manâlı bir bölümünü finansman giderlerine ayırmaya devam etti" diye konuştu.

"Özkaynak artsa da borç-özkaynak dağılımı hala kronik sorun"

Borca Girme ile öz kaynakların dağılımını yansıtan kaynak yapısında, İSO 500'ün 2020 yılında toplam borçları yüzde 23 gibi yüksek bir oranda arttı. Firmalar, etkinlik kârlılığındaki artışın desteğiyle özkaynaklarını da yüzde 23,2 gibi benzer bir oranda büyütebildi.

Bahçıvan "Bu durum, borçların özkaynaklara kadar çok daha süratli arttığı geçmiş iki yılla kıyaslandığında umut verici görünüyor. Buna karşın mevcut borç-özkaynak dağılımı sanayicilerimiz için mutlaka çözülmesi gereken kronik bir sorun. Çünkü borçlanma ile özkaynakların dağılımına baktığımızda, İSO 500'de 2015 yılı ile birlikte ilk kez yüzde 60'ların üzerine çıkan toplam borçların payı peşine düşüp takip eden yıllarda çoğalma eğilimini sürdürdü. 2020 yılında ise toplam borçların payı yüzde 68,4 ve özkaynakların payı yüzde 31,6 ile aynı kaldı" dedi.

Krediler daha fazla sanayi dışı sektörlere yöneldi

İSO 500'ün toplam finansal borçları 2020 yılında yüzde 23 oranında artarak 406,3 milyar TL'den 499,6 milyara ulaştı. Borçların vadelerine tarafından gelişiminde ise kısa vadeli parasal borçlar yüzde 22,4'lük artışla 168,3 milyar TL'den 206 milyar TL'ye yükselirken, uzun vadeli parasal borçlar ise yüzde 23,3 oranında artarak 238 milyar TL'den 293,5 milyar TL'ye çıktı. İSO Idare Heyeti Başkanı Erdal Bahçıvan "Burada bir noktaya dikkatinizi sürüklemek istiyorum. 2020 yılında Türkiye'de yüzde 35'lerde seyreden epeyce enerjik bir kredi büyümesi yaşanırken, İSO 500'ün parasal borçlarındaki artışın yüzde 23'le sınırlı kalması, kredilerin daha çok sanayi dışı sektörlere yöneldiğini gösteriyor. Yeniden 2017 ve 2018 yıllarında çoğaltma eğilimi bildiren kısa vadeli parasal borçların toplam mali borçlar içindeki payı, 2019'da yüzde 41,4'e, 2020'de ise yüzde  41,2'ye geriledi. Son iki yılda lüzum borç yapılandırmaları gerekse farklı parasal çalgı seçeneklerine rağmen kısa vadeli finansal borçların toplam parasal borçlar içindeki payı yatay seyrini korudu" dedi.

Duran varlıkların payı 2,8 azaldı

En önemli göstergelerden toplam varlıklar içinde dönen ve duran varlıklar ilişkisine bakıldığında İSO 500'de duran varlıkların toplam aktifler içindeki payı 2015 yılında yüzde 46,3'e değin yükseldikten sonra gerilemeye başlayarak 2019 yılında yüzde 39,1 oldu. 2020 yılında duran varlıkların payı 2,8 puan daha azalarak yüzde 36,3'e geriledi.

Alışılmış dışı koşullar firmaları likit varlıklara yöneltirken, duran varlık yatırımlarını sınırladı. Erdal Bahçıvan "Her ne kadar duran varlıklar son yıllarda düşüş eğiliminde olsa da buna yol açan bir faktöre daha dikkatinizi çekmek istiyorum. Biliyorsunuz en son enflasyon muhasebesi uygulaması 2004 yılında yapılmıştı. Ardından firmaların bilançolarında her yerde değerlendirme işlemi genelde yapılamadı. Son 3 yılda yüksek enflasyonun hayatımıza yeniden girdiği göz önüne alındığında, sanayimizin duran varlığını yeniden değer biçme ihtiyacı açık açık görülüyor. Sanayicilerimizin son dönemlerde bitmiş değer biçme taleplerini giderek daha sık bir şekilde dile getirmeleri de bunu gösteriyor" dedi.

KDV yükü yüzde 14,3 arttı

İSO 500'ün devreden KDV yükü, yükselişini sürdürdü, bir önceki yıla göre yüzde 14,3 oranında artarak 12,4 milyar TL oldu. Bahçıvan "Bu rakam, İSO 500'ün toplam mali borçlarının yüzde 2,5'i düzeyinde. Sanayicilerimizin yüksek finansman ihtiyacı sürerken, kuruluşlarımız manâlı bir kaynağı, sıfır faiz ile devlete borç vermeye devam ediyor.

Bu noktada, sürekli gündeme getirdiğimiz gibi KDV reformunun hayata geçirilmesi ve artık sanayici üzerindeki yükün kaldırılması gerekiyor" dedi. Yine İSO 500'te 2020 yılında kâr eden kuruluş sayısı 411'den 423'e yükseldi.

İSO 500'de teknoloji yoğunluğuna tarafından yaratılan katma değerinde dağılımına tarafından, 2018 yılında İSO 500'de yaratılan katma bedel içerisinde orta yüksek ve yüksek teknoloji ile yaratılan katma layık toplamı yüzde  27,5 iken, bu oran 2019'da yüzde 30,4'e, 2020 yılında yüzde 31,2'ye çıktı.

Ar-Ge harcaması yapan kuruluş sayısı 271

İSO 500'de Ar-Ge harcaması yapan kuruluş sayısı 2013 yılından itibaren kademeli olarak artıyor. Bir önceki yıl yaşanan duraksamanın ardından 2020 yılında İSO 500'de Ar-Ge yapan kuruluş sayısı 271 oldu. İSO 500'ün 2020 yılı Ar-Ge harcamaları ise anket verileri ile 6,2 milyar TL olurken, 2019 yılına göre 4,9 oranında çoğalma gösterdi. 2019 yılında yüzde 0,58 olan Ar-Ge harcamalarının üretimden satışlara oranı, 2020'de hafif bir düşüşle yüzde 0,53'e geriledi.

İstihdam takriben yüzde 3 arttı

İSO 500'ün istihdamı ise 2020 yılındaki bütün negatif gelişmelere rağmen yüzde 2,9 oranında artarken, ödenen ücret ve ücretlerdeki çoğalma da yüzde 14,4 oldu. Teknoloji yoğunluklarına kadar yaratılan katma bedel dağılımına bakıldığında, 2018 yılında İSO 500'de yaratılan katma bedel içerisinde orta yüksek ve yüksek teknoloji ile yaratılan katma değerinde toplamı yüzde 27,5 iken, bu oran 2019'da yüzde 30,4'e, 2020 yılında yüzde 31,2'ye çıktı.

Yabancı kuruluş sayısı azalıyor

İSO 500'de yabancı sermaye paylı kuruluşların sayısı, 2020 yılında 110'a indi. Bu gelişme, 2009 yılından daha sonra İSO 500 içinde bulunan tanıdık olmayan anapara paylı kuruluş sayısında yaşanan aşamalı gerilemenin devam ettiğini gösterdi. İSO 500'de halka açık kuruluşların sayısı 67 ile yatay seyrini korudu.

Ayrıca İSO 500'de yer alan kuruluşların emrindeki olduğu oda bilgilerine kadar sıralanması sonucu sanayideki Anadolu ağırlığının arttığı gözlendi. Buna tarafından son yıllarda sayısal olarak düşüş yaşanmasına rağmen en büyük pay 161 şirket ile hala İstanbul Sanayi Odası'na ait bulunuyor İSO'yu sayının beş sene önce 180 olduğunu görüyoruz. İstanbul'u Ege Bölgesi Sanayi Odası 44 şirket ile izlerken, Ankara 37, Kocaeli 36, Gaziantep 29, Bursa 19 şirket ile yer alıyor.

Kaynak: www.patronlardunyasi.com URL: https://www.patronlardunyasi.com/haber/ISO-Turkiye-nin-500-Buyuk-Sanayi-devini-acikladi-ilk-sirada-kim-var/250909
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.