İşte BBC Türkçe'nin gündem olan haberi: Sedat Peker'in iddiaları hakkında hükümette neler konuşuluyor?
banner121

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun "BBC Türkçe dezenformasyon kanalıdır, hem idareli hem siyasi dezenformasyon kanalıdır" diyerek yalanladığı haber ne?

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Pazartesi günü canlı yayında gazetecilerin gündeme ve Sedat Peker'in iddialarına ilişkin sorularını yanıtladı.

Organize kabahat örgütü lideri edinmek suçlamasıyla aranan Sedat Peker, bir süredir sosyal medyada yayınladığı videolarla Süleyman Asilzade ve hükümete yakın isimler hakkında iddialar ve suçlamalar ortaya atıyordu.

Aristokrat, Habertürk TV'de Kübra Par'ın sunduğu, gazeteciler Merdan Yanardağ, İsmail Saymaz, Veysi Ateş ve Mehmet Akif Ersoy'un katıldığı Açık ve Net Özel adlı programda Sedat Peker'in iddialarını yalanladı ve "Ben özne değilim, hedef Türkiye" dedi.

Asilzade: 'BBC Türkçe dezenformasyon kanalıdır'

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya yaşanan son süreçte AKP kadar yalnız bırakıldığına dair yapılan yorumlar soruldu.

Soylu bu soruya, "Kim diyor?" diyerek yanıt verdi.

Programda BBC Türkçe'de yayımlanan ve hükümet kaynaklarına dayandırılan haber hatırlatıldı.

Aristokrat ise cevap olarak şunları söyledi:

"Sürdürülebilir dezenformasyon var. BBC Türkçe dezenformasyon kanalıdır, hem ekonomik keza siyasi dezenformasyon kanalıdır. Ben Çalışma Bakanlığı yaptım, oradan beri peşine düşüp takip ediyorum. Bunun için dostum olan İngiltere İçişleri Bakanı'nı tekrar tekrar aramış bir kişiyim, 'Bakın burada bir yanılgı var, bakın dezenformasyon yapıyor' demişimdir. Ben kendi bakanlıklarıma sokmadım, 'sokmayacaksınız, karşılaşmayacaksınız', tekrar tekrar o dönem demişimdir. Bugün dünyaya gelmişiz gibi karşı karşıya kalıyoruz bazen. Kimlerin Türkiye'ye operasyon çektiğini defalarca beraber biliyoruz."

İŞTE O HABER

BBCTürkçe'de Fundanur Öztürk imzalı haber şöyle...

Sedat Peker'in iddiaları hakkında hükümette neler konuşuluyor?

Organize suç örgütü hazırlamak suçlamasıyla aranan ve yurt haricen yer alan Sedat Peker’in İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar ve son olarak eski Başbakan Binali Şimşek’ın oğlu Erkam Şimşek gibi siyasetçiler ve iş insanlarını hedef bölge iddiaları kamuoyunda yoğun şekilde tartışılıyor. Peker'in videolarını değişik sosyal medya platformlarında milyonlarca kişi izledi.

BBC Türkçe, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, Peker'le ilgili "Raftan indirdik" dediği savcılık soruşturmasının detaylarını fark etti. Peker'in videolarında bahsettiği iddiaları, aralarında hükümet yetkililerinin de bulunduğu bir takım AKP kaynaklarına sordu. Parti içerisinde "büyük bir kriz" olarak açıklama edilen bu sürecin başlangıcı ve varabileceği noktayla ilgili Ankara’da konuşulan senaryoları araştırdı.

Sedat Peker'in evine düzenlenen işlem esnasında neler yaşandı?

Sedat Peker, 9 Nisan 2021’de evine yapılan baskında, minik kızına tabanca doğrultulduğunu ve eşinin bir polis memuru tarafından tüfekle duvara itildiğini söylüyor ve hemencecik her videosunda bu olaydan bahsediyor.

İçişleri Bakanı Soylu ise geçen hafta katıldığı bir televizyon programında, Peker'in evinin arandığı baskının görüntülerini paylaşarak, "Yok kızıma şöyle yaptılar, kızıma böyle yaptılar. Gösterin bakalım videoyu, kızına ne üretilmiş. Türk polisi ne yapacağını falan iyi bilir. Karısının iç çamaşırına sığınan acizler, utanmaz” demişti.

BBC Türkçe’ye konuşan bir hükümet yetkilisi ise Peker’in iddiasıyla ilgili şunları söyledi:

-Asilzade’nun o yayında söyledikleri doğru değil. O operasyonda Peker’in çocuğuna tabanca doğrultmak gibi aileyi rencide edici olayların yaşandığı gerçekte biliniyor."

-Peker’in iddialarının ardındaki, İçişleri Bakanı Süleyman Aristokrat, kendisi hakkındaki iddiaların araştırılması için 17 Mayıs'ta Ankara Cumhuriyet Savcılığına başvurdu.

-Aristokrat, avukatı aracılığıyla savcılığa verdiği dilekçede, Sedat Peker'e karşı Nisan ayında başlatılan soruşturma yüzünden, Peker'in bu videoları çekerek, kendisine karşısında yalan yanlış iddialar ortaya attığını belirtti.

Peker’in Yalıkavak Marina'ya yönelik iddialarıyla ilgili hükümet çevrelerinde neler konuşuluyor?

öte yandan Sedat Peker, eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar'ı, Gülen Yapılanması'yla ilişkili olduğu suçlamasıyla ceza alıp terhis edilen, Palmali Holding'in sahibi Mübariz Mansimov Gurbanoğlu'na kumpas kurmakla ve Mansimov'a ait Yalıkavak Marina'yı ele geçirmekle suçlamıştı.

Görüştüğümüz hükümet yetkilisi bu iddiayla ilgili olarak şu değerlendirmeyi yaptı:

"Ağar’ın bu stil işlerle malına mülk kattığı aralıksız kulağımıza çalınıyordu. çok değerli olan o limanla ilgili iddialar içten. Burada Aliyev’in başlattığı bir operasyonla limanın alındığı ve FETÖ iddiasının asılsız olduğu zaten dillendirilen, parti içerisinde konuşulan bir şeydi. Bu iddia doğru. Limana el düzenlemek için yapmışlar.”

Hakkındaki bu iddiaları reddeden Ağar, "Biz orada olmasaydık, oraya (marinaya) mafya çökecekti" demişti. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bu yorumlama nedeniyle Ağar’a tepki göstermişti. Tepkiler arkasından Ağar, 13 Mayıs'ta bu sözleri "dil sürçmesi" olarak nitelendirerek keza Asilzade hem de Güvenlik Teşkilatı'ndan özür dilemişti.

Sedat Peker keza Asilzade'nun, “operasyon ekibi” olarak nitelediği bir ekip göre, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanının eşi hakkında "asılsız bir FETÖ soruşturması başlatarak", MASAK Başkanı’nın "elini kolunu bağladığını" iddia etmişti.

Hükümet yetkilisi bu iddiayla ilgili olarak ise "O dönem MASAK Başkanı ve eşinin yalan yanlış yere soruşturmalara maruz kaldığı ve kendilerine zorlama yapıldığı, adamı tabiri caizse ‘mahvettikleri’ bilinirdi. MASAK, o dönem (Berat) Albayrak’ın bakanlığına bağlı olduğu için iki bakan arasındaki gerilimin bir parçasıydı ve bunun böyle olduğu bilinirdi” dedi.

Soylu’nun 'Raftan indirdik' dediği dosyada ne var?

Sedat Peker hakkında biri İstanbul diğeri Bursa’da edinmek üzere iki farklı dosya bulunuyor.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nda 2018 yılında, Sedat Peker hakkında, “2014 yılında tahliye olduktan sonradan kabahat işlemeye devam ettiği, örgütün faaliyetlerine devam ettiği ve farklı alanlara yönlendirilmiş mağdurlara karşın suçlar üstüne” bir soruşturma açıldı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya tarafından, birkaç yıldır rafta duran bu dosya bana kalırsa Soylu göre raftan indirilerek işlem başlatıldı:

"İstanbul'u da aylar sonra operasyona döndüren benim. Bundan 3-3,5 ay evvel İstanbul Emniyet Müdürü, 'Böyle böyle bir savcıdan istek var, bu dosya burada duruyor, ne olacak' diye... Ne dek duruyor? 1,5 yıldır duruyor. Hemen açın, başlatın hemen. Hemencecik açıldı ve başlatıldı."

Bu kapsamda mağdurlardan biri olduğu açıklanmış H.H.B’nin ifadesi alınarak, Peker’in kendisinden 1 milyon TL aldığı iddiasıyla, Peker hakkında "nitelikli yağma" suçlamasıyla soruşturma açıldı.

Bu soruşturma dahilinde 9 Nisan 2021 tarihinde 61 belirsiz hakkında aynı zamanlı operasyon düzenlendi. Şüphelilerden 10 birey tutuklandı, diğerleri özgürlük bırakıldı.

Peker hakkında ise Suç Oluşturan Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 248. maddesinin 5. fıkrası uyarınca tutuklanması amacıyla yakalama emri çıkarıldı.

İlgili madde, "Kaçağın Cumhuriyet savcısına başvurmasını ya da duruşmaya gelmesini temin etmek nedeniyle Türkiye'de bulunan mallarına, adalet ve alacaklarına, amaçla orantılı olarak, Cumhuriyet savcısının istemi üstüne, sulh ceza hâkimi veya mahkeme kararıyla el konulabilir ve gerektiğinde idaresi için kayyım atanır" hükmünü içeriyor.

daha sonra Peker’in Birleşmiş Arap Emirlikleri’nden (BAE) Türkiye’ye iade edilmesi için hazırlanan dosyanın, Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı’na gönderildiği belirtiliyor.

BBC Türkçe, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki dosyanın bazı detaylarını gördü ve edindiği bilgiye göre, Peker’e ait villaya operasyona dek varan soruşturmanın çıkış noktası, müşteki H.H.B’nin suç beyanı ile hız kazandı.

Savcılığın soruşturma dosyasında bulunan iddialara tarafından H.H.B isimli birey, alacak-verecek meselesi yüzünden Peker’in evine götürüldü. Peker burada H.H.B’den 1 milyon TL aldı oysa soruşturma devam ederken 1 milyon TL başka bir örgüt üyesi göre kişiye iade edildi.

Dosyadaki iddiaya göre H.H.B, "borcu olmamasına rağmen örgüt üyeleri kadar" tehdit edilmeye devam etti.

Soruşturma içerisinde fazla sayıda aynı nitelikte başka suçlara dair mağdur beyanları, dijital arşiv ve teknik takip tutanakları olduğu açıklama ediliyor.

Peker’in sırt sırta yayımladığı videolarında dile getirdiği iddialarıyla ilgili bir soruşturma başladığına dair ise hemen şimdi resmi bir yorumlama yapılmadı.

BBC Türkçe’nin ulaştığı hükümet kaynakları, 2018 yılından bu yana rafta duran bu soruşturmanın, Nisan 2021’e gelindiğinde fiziki bir suçlamayla sürat kazanması için, H.H.B isimli kişiden, "davacı olmasının istenmiş olabileceğini" söylüyor.

Interpol kırmızı bildiri çıkardı mı?

İsmini vermek istemeyen bir hükümet yetkilisi, Peker hakkında kırmızı bildiri çıkarılmasına ilişkin bütün resmi yazışmaların tamamlanarak Uluslararası Polis Teşkilatı'na (Interpol) iletildiğini ama sürecin Interpol’de tıkandığını belirtiyor.

Yetkili, Interpol’den resmi bir kırmızı bildiri çıkarılmamasına karşın, İçişleri Bakanlığı’nın Peker’in bulunduğu ülkelerle resmi olarak temasa geçerek Peker’in iadesini istediğini söyulüyor.

Peker ise yayımladığı son videoda, bir ülkeden diğerine kaçmasına niçin olan süreci anlatırken, Türk hükümetinin büyükelçiliklerin aracılığıyla bulunduğu ülkelerin hükümetleri nezdinde baskı kurduğunu öne sürüyor.

Kuzey Makedonya Cumhuriyeti'ndeki evine işlem düzenlendikten sonra İstanbul’a dışarı giden bir uçağa bindirilmek istendiğini ama Türkiye'de başının siyasi nedenlerle derde gireceğini iddia edince, üstünde yalnızca pasaportu ile Kosova sınırına bırakıldığını söylüyor. Bu şekilde önce Arnavutluk’a, oradan Fas’a gittiğini fakat Fas'ta da baskıya maruz kalınca BAE'ye geçtiğini belirtiyor.

Başvurduğu her ülkeden hakkında sınır dışı kararı çıkmaya başladığını söyleyen Peker, bu süreci “Bir insana bu kadar cefa edilir mi? Uyuyan devi uyandırdınız” diyerek anlatıyor.

Bu gelişmeler AKP içerisinde nasıl değerlendiriliyor?

Sedat Peker’in yedi videoda anlattığı iddialarla ilgili olarak AKP'den Süleyman Aristokrat'ya karşın enerjik bir yardım açıklaması gelmediği; Aristokrat’nun, keza AKP hem de MHP kadar "yalnız bırakıldığı" yorumları Ankara'da sıklıkla dile getiriliyor.

BBC Türkçe’ye konuşan AKP'den bir kaynağa kadar ise bu görüntünün en önemli nedeni, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu konuda henüz herhangi bir sinyâl vermemiş olması. Benzer kaynak, bu sürecin başlangıcı ve varabileceği noktayla ilgili olarak Ankara’da pat diye artı senaryonun öne çıktığını söylüyor:

“Parti için çok önemli bir kriz laf konusu. Cümbür Cemaat Cumhurbaşkanı’nın takınacağı tutumu bekliyor. Parti içerisinde Tayyip Bey'in daha pozitif suskun kalmaması isteniyor. Çünkü bu iddialar ilk elden Cumhurbaşkanını kasıt almasa bile ayrıca ona hem de AK Parti’ye zarar veriyor.”

AKP kaynağına kadar Cumhurbaşkanı'nın bu konuda net konuşma almasını zorlaştıran başlıklardan biri Cumhur İttifakı'nda kriz potansiyeli, diğeri de Aristokrat ve Albayrak arasındaki gerilim:

“Cumhurbaşkanı’nın Cumhur İttifakı ile ittifak koşulu olan Aristokrat’dan ve onun ile Albayrak arasında yaşananlardan rahatsız olduğu, ittifakın AKP açısından çok bağlayıcı olduğu ve bunun hastalık yarattığı zaten biliniyor.

“Bu işlem, Asilzade’yu hükümet içerisinde daha dingin bir pozisyona çekmekle ya da aracısız istifasıyla sonuçlanabilir. Bunu kanımca ‘devletin’ kendisi yapıyor olabilir. Bu kriz, Asilzade’nun gitmesi ve Cumhur İttifakı'nın zorunlu koşullarının ortadan kalkmasına neden olabilir.

“Aristokrat bir anda görevden alınarak parti dıştan bırakılamaz ola ki lakin daha önce de partide gözden düşmüş kişilere yapıldığı gibi parti içerisinde etkisiz ayla getirilmesinin taşlarını döşeyen bir süreç olabilir. Ya bu savaş giderek çirkinleşir ve iddialarda adı geçen aktörlerin sayısı artar veya Asilzade istifaya zorlanır.”

öte yandan Erdoğan’ın en ince ayrıntısına kadar sessiz kalmadığı, bu konudaki yaklaşımını 17 Mayıs’ta yaptığı açıklamada dile getirdiği belirtiliyor. Erdoğan açıklamasında şunları söylemişti:

"En büyük üzüntümüz ülkemizde hala çetelerden medet umacak dek zavallılaşan, küçülen, asalet fukarası kişiliklerin olduğunu görmektir. Terör örgütleri gibi kabahat çeteleri zehirli bir yılan gibidir. Onlarla aynı çuvala girerseniz sonra başınıza geleceklere rıza göstermiş olursunuz."

Hükümet, Peker’in iddialarıyla ilgili olarak sessiz kaldığı gerekçesiyle eleştiriliyor.

BBC Türkçe'ye konuşan AKP'den bir yetkili ise hükümetin ve partinin sessiz kaldığı eleştirilerinin doğru olmadığını belirterek, AKP Sözcüsü Ömer Çelik ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun'un açıklamalarını hatırlattı.

Çelik, 13 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, "İçişleri Bakanımızı, kabinemizi ve partimizi bir suç örgütü üyesinin laflarıyla gaye alanları güçlü olarak kınıyoruz...Elinde doküman bilgi olan hemen mahkemeye gitsin" demişti.

Altun ise aynı gün Twitter hesabından yaptığı paylaşımla Süleyman Soylu'ya yardım vermişti:

"Birileri ülkemizi 1990'ların kaotik ortamına geri çevirmek istiyor olabilir. Boşu Boşuna uğraşmasınlar, o günler geride kaldı. Bugün esas olan, demokrasi ve halk düzenidir. İçişleri bakanımız demokratik Türkiye'de ulus düzenin ihyası için yılmadan çalışan bir devlet adamıdır."

'AKP'de kriz var mı, sorun ne dek büyük görülüyor?'

Hem AKP hem de MHP’nin bu süreçte ittifakla ilgili kararlar da dahil edinmek üzere her türlü adımı atabileceği düşünülüyor.

AKP içerisinde 2023 hedefi için Cumhur İttifakı’nın da bundan böyle realist gözükmediği de iddialar aralarında.

Peki, Cumhurbaşkanı Erdoğan nasıl bir tavır alacak?

Hükümet yetkilisi, “Bu yaşananlar AKP içerisinde, ‘Siyaset önem kaldırmaz’ biçiminde yorumlanıyor. Soylu'nun mafyayla ilgili yükleri olduğu ve bunun hesaplaşmasının görüldüğü havası hâkim. Zaten duyduğumuz, kulağımıza çalınan şeylerdi, hemen ayyuka çıkmış oldu. AK Parti içerisinde hala, Erdoğan tüm bunları düzeltecek umudu var” diyor.

öte yandan, AKP'li kaynağa göre ise henüz partinin "bu gidişata dur diyeceği" yönünde maddi bir işaret olmadığını düşünenler de var:

“acilen siyasetin buna dur diyeceğine dair bir sinyal yok oysa Cumhurbaşkanı iddialarla ilgili başlatılacak soruşturma için birazcık daha zemin oluşmasını bekliyor olabilir. Cumhurbaşkanı hiçbir zaman dedikodular üzerinden insan harcamaz. İnceler, bakar veya önüne bir dosya gelirse görevden alır. Yeniden aynısı olabilir.

“Asilzade ve Ağar ekibine destek çıkılırsa, AKP’nin puanı minimum 5-6 puan eksilir. Lakin eğer Cumhurbaşkanı bunları temizlerse AKP kurtulur ve süreçten hasarsız ayrılır."

AKP kaynağı hem, Peker'in yayımladığı videolarla devlet içerisinde birilerinin Cumhurbaşkanı’na, bu "üçgenin taban olmayan kenarı bağlarından" kurtulma fırsatı sunduğunu düşünüyor:

“Peker her ne dek Cumhurbaşkanını doğrudan suçlamıyor olsa da örtülü olarak, yozlaşmış kişileri parti bünyesinde tutmakla suçluyor. Eğer Cumhurbaşkanı, Soylu ve Ağar ekibine sahip çıkarsa, parti içerisinde bölünmeye niçin olacaktır.

“Bu yaşananlar AKP için tam da göründüğü gibi çok büyük bir kriz. Çünkü Peker şu an, ucunun ne zaman size döneceğini bilmediğiniz bir canlı bomba.”

Kaynak: www.patronlardunyasi.com URL: https://www.patronlardunyasi.com/haber/Iste-BBC-Turkce-nin-gundem-olan-haberi-Sedat-Peker-in-iddialari-hakkinda-hukumette-neler-konusuluyor/250840
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.