Tarladan çöplüğe! Fiyatlar yarı yarıya ucuzladı, alıcı yok
banner121

Mahalle pazarları bütün kapanma tedbirleri dahilinde kurulamayınca, imalatçı tarladan sofralara ürününü yollayamadı. Elde kalan biber, domates, salatalık, gibi ürünler çöpe gitti.

Türkiye’yi besleyen iki manâlı şehir Antalya ve Mersin’de sebze halleri tıkandı. Bütün kapanma sebebiyle mahalle pazarlarının kurulmasına müsade verilmeyince, ürünler komisyoncunun elinde kaldı. Hallerde fiyatlar az kalsın sanki yarıya düşmesine karşın tip çıkmadı.

Hallerden Türkiye’nin dört bir yanına yollanan sevkiyatlar durdu. Kamyonlarla hallere mahsul yollayan çiftçiler uzun kuyruklar oluşturdu. Sabahleyin yazarı Istek Güngör de davacı: 2 TL'lik domatesi 7 TL'den altında yiyemez olduk

Geri dönüş için nakliye masrafını karşılayamayan çiftçinin ürünleri çöpe döküldü. Bazı üreticiler ise kendi kamyonlarında çürüyen ürünlerini ormanlık alanlara döktüler. Hallerden, “mahsul getirmeyin" çağrıları gelirken, çiftçiler dışında bulaş riskinin eksik olduğunu belirterek, mahalle pazarlarının HES kodu uygulamasıyla açılmasını talep etti. Keza cadde arasında sebze meyve satışına müsade verilmesi de istendi.

Mahalle pazarlarının daha fazla kuytu gelirli vatandaşlar kadar seçim edildiğini gösteren üreticiler, bütün kapanma sırasında çifte mağduriyet olmaması için Ankara’ya çağırıda bulundu. Çiftçiler, “Bize verilen muafiyet, ürün satılmadığında işe yaramıyor, pazarlar açılsın hem imalatçı, hem pazarcı hem de vatandaş hasar görmesin. Yüksek sezonda mahsul satamazsak zor durumda kalırız” dedi.

Bir zaman önce üreticinin elinde kalan patates ve soğan depolardan alınarak, gereklilik sahiplerine dağıtılmıştı. Bursa’daki salatalık üreticilerinden de benzer istek geldi. Oysa Antalyalı imalatçı, sebze meyvede raf ömrünün patates soğan kadar olmadığını söyleyerek, acele önlem başvurusunda bulundu. En fazla patlıcan, salatalık, biber, domates ve çilek gibi ürünlerde bıkkınlık var.

Kökçe: Sıcacık gelirli yurttaş zorda

Türkiye’nin dört bir yanında tarım ürünleri satışı yapılan Kumluca’nın Ziraat Odası Başkanı Hidayet Kökçe, ilçelerinde çiftçinin elinde kalan sebzeleri çöpe dökmek zorunda kaldıklarını söyledi. Kökçe, gizli gelirli vatandaşların mahalle pazarlarından alışveriş yaptığını ama 17 jurnal bütün kapanma nedeniyle hem çiftçinin hem gizli gelirlinin zorda olduğunu söyledi. Kökçe, havaların ısınması sebebiyle bütün bu dönemde ürün bolluğu olduğunu, bu durumun da çiftçiyi daha fazla zora soktuğunu söyledi. Mahalle pazarlarının mutlaka açılması gerektiğine dikkat çeken Kökçe, birinci kalite sebzenin zincir süpermarketler ve ihracatçılar kadar alındığını açıklama ederek, şunları bildirdi: “hemen ihracatta ve zincir süpermarket alımlarında sorun değil. Bu gruplar birinci kalite mahsul alıyor. Zincir marketler 1-2 liraya aldığı sebzeyi marketlerde 10-15 liraya satıyor. Sıcacık gelirli yurttaş ikinci kalite ve çıkma ürünü pazardan tedarik ediyor, bu da baskı bir şart. Mahalle pazarları da açık olmayınca tüketici fiyatı yüksek tüketmek zorunda kalıyor.”

Durdaş: Marketlerde bulaş riski açık havadan daha çok

Kumluca Ticaret Borsası Başkanı Fatih Durdaş da ısınan hava nedeniyle ürünün tez olgunlaştığını ve çok ivedi bozulduğunu söyledi. Tam kapanma sebebiyle Türkiye’de vatandaşların bir hafta evvelden stok yaptığını, bir kısım vatandaşın aileleriyle birlikte memleketlerine gittiğini, bir kısmının da tatile çıktığına dikkat çeken Durdaş, şunları kaydetti:

“Bu 17 jurnal bütün kapanma döneminde semt pazarları açık olsa idi üreticinin elinde mahsul kalmazdı. Alışverişin ve tüketimin azami yapıldığı alanlar semt pazarları… Semt pazarları pandemi sürecinde her gün açık olsaydı kalabalık olmaz, can sıkıntısı yaşanmazdı. Zincir marketlerde pandemi bulaşı daha güvenli olmayan. Açık semt pazarları daha iyi… Vatandaş pazar yerlerinde daha ucuza alışveriş yapabiliyor, zincir marketlerde daha pahalıya alıyor.”

Oğuz: Çiftçi sezonu 1,5 ay erken kapatmak zorunda

Demre Ziraat Odası Başkanı İbrahim Oğuz, tam kapanmada semt pazarlarının kapalı tutulması nedeniyle satış yapılamadığını, bu nedenle ürünün üreticinin elinde kaldığını belirtti. Üreticinin emeğinin heba olduğunu açıklayan Oğuz, şöyle konuştu: “Imalatçı tam para kazanacağı zaman, borçlarını ödeyeceği vakit bu durumla karşılaştık. Semt pazarları kapalı. Tüccar mülk satacak pazarcı bulamıyor. Keza üretici keza pazarcı keza de tüketici çok mağdur. Süpermarketlerde domates 10 lira iken pazarlarda bu 5 lira idi. Fiyatlar süpermarketler ile pazar aralarında benzeri yarıya fark ediyordu. Domates satamıyoruz. Böyle giderse sezonu 1,5 ay erken kapatıp seraları sökmek zorunda kalacağız. Imalatçı maliyet artışları nedeniyle zaten mutsuzdu, şimdi mutsuzluğu katmerleşti. Imalatçı sadece kendisi için üretmiyor. Ülkesi milleti için üretiyor. Çiftçiye takviye verilmeli.”

Çiftçiye ürün getirmeyin çağrısı

Türkiye’nin dört bir yanına sebze gönderen Kumluca Toptancı Hali'nde satış yapamayan üreticilerin sebze yüklü kamyonları uzun kuyruklar oluşturdu. öte taraftan Antalya Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hali yetkililerinden edinilen bilgilere göre, tüccar ve komisyoncuların, sebze ürünlerinin satılamaması sebebiyle çiftçiden Toptancı Hallerine ürün getirmemeleri çağrısı yaptıkları belirtildi.

Fiyatlar güya yarıya ucuzladı, herif yok

Türkiye’nin sebze üretim merkezlerinden Kumluca ilçesi toptancı halinde tam kapanmanın başladığı 28 Nisan ile 03 Mayıs 2021 pazartesi günü sebze fiyatları sanki yarıya ucuzladı. 28 Nisan'da 3,20-4,20 TL arasında operasyon görebilen domates 3 Mayıs Pazartesi günü 2,50-3,50 TL aralarında müşteri buldu. Salatalık 1,40-1,80 liradan 50 kuruşa düştü. 28 Nisan'da 3 liradan satılan sivri biber ise 1,50 liradan operasyon gördü. Ucuzlamaya rağmen hal esnafı tip bulamamaktan davacı.

Çandır: Ürün yoğunlaştı, sıcak sebzeleri bozdu

Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, yeme içme yerleri, semt pazarları ile seyyar satıcıların tam kapanma sebebiyle kapalı olması ve mevsimsel sıcaklar nedeniyle üretimin yoğunlaşmasıyla satışlarda düşüş üretimde yükselme olduğunu söyledi. Çandır, “Halkın yoğun olarak tüketim yaptığı satış kanallarının kapalı olması nedeniyle satışlarda düşüş varı” dedi.

Yılmaz: Sıkıntılar artarak devam ediyor

Antalya Komisyoncular Derneği Başkanı Hasan Ali Yılmaz ise mahalle pazarlarının kapalı olmasından nedeniyle toptancı hallerinde sıkıntının büyük olduğunu kaydetti. Satışların kötü gittiğini, satılamayan ürünlerin ivedi bozulmasından ve tip bulunmamasından çöpe döküldüğünü açıklayan Yılmaz, şöyle devam etti: “Sıkıntılar artarak devam edecek gibi görünüyor. Gidişat iyi değil. Mahalle pazarlarının baştan açılması için uğraşıyoruz.”

Doğan: Sebzenin raf ömrü paratesten daha kısa

Antalya Ticaret Borsası Idare Heyeti Üyesi ve Özdoğanlar Gıda Limited Şirketi Sahibi Cüneyt Doğan ise tek çözümün semt pazarlarının açılması olduğunu söyledi. Doğan, “Devlet raf ömrü uzun olan patates soğan aldı lakin sebzenin raf ömrü kısa. Çürüyen ürün çöpe gidiyor. Çöp yerine sıcacık gelirli gereklilik sahibine dağıtılsa onun da nakliye bedeli var. Komisyoncu, üretici bu parayı bile ödeyemez. Tek çare semt pazarlarının açılması” dedi.

Alp: Sokaklarda satışa müsade verilmeli

Antalya Ziraat Odaları Koordinasyon Başkanı Nazif Yüksek Dağ, Antalya Komisyoncular Derneği, Pazarcılar Odası ve Tüccarlar Derneği başkanlarıyla birlikte sorunlarını Antalya Valisi Ersin Yazıcı’ya ilettiklerini belirtti. Alp, “Ankara’dan sorunların çözümünü bekliyoruz. Antalyalı Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu’na da durumu anlattık. Pazarların açılmasını bekliyoruz. Sokaklarda açıklanmış sayıda pazarcının satmak yapmasına müsade verilmeli.”

Çiftçinin muafiyetinin anlamı kalmadı

Tarsus Ziraat Odası Başkanı Veyis Avcı: Semt pazarlarının kapanması sebebiyle sebze ve meyve üreticilerinin jurnal üretim kaybı yüzde 35’e kadar çıktı. A kalite ürünler zincir marketlerde satılırken 2’nci ve 3’üncü kalite ürünlerin tamamı ülkemiz genelindeki semt pazarlarında değerlendiriliyordu.

Tam kapanma sürecinde mahalle pazarlarının yasaklanması bölgemizde de ilk önce patlıcan, salatalık, biber, çilek gibi kısa aralıklarla hasat yapılması gereken diğer ürünlerin fiyatlarında üreticiler aleyhine önemli düşüşlere niçin oldu. Muz bile talebin azlığı sebebiyle halde 5 TL’ye kadar geriledi .

Mersin Akdeniz Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz: Mersin Hali tıkanmış durumda. Sebze ve meyvenin yarısı ya çiftçinin elinde veya komisyoncuların elinde çürüyor. Ayrıca marketlerde 8 ile 9 TL arasında satılan biber Mersin Hali’nde 1 ile 1,5 TL’ye değin geriledi. Semt pazarları açılmazsa bizi bekleyen en büyük risk; yalnızca pahalı ürüne ulaşılması ve alıcı fiyatlarının artması olacaktır.

Anamur-Bozyazı Ziraat Odası Başkanı Ahmet Şeref Gümüş: Salatalık fiyatları 10 kuruşa kadar geriledi. Semt pazarlarının acilen kontrollü bir şekilde açılması lazım. Eğer 2 hafta kapalı kalırsa telafisi mümkün olmayan bir sıkıntıya düşeriz. Hem bu şartlarda bütün kapanmadan dolayı çiftçinin muaf olmasının da hiç bir önemi yok. Çünkü çiftçi ürettiği ürünü satamıyor.

Yaş meyve ve sebzeye çözüm aranırken sırada çiğ süt var

Üreticiden tüketiciye kadar olan zincirin her halkasında sorunlar yaşanıyor. Çiftçi ürettiği ürünü satamamaktan, alıcı fiyatın yüksek olmasından davacı.

Üretimden tüketime dek olan zincirde gerekli tasarlama yapılmadığı için üretilen ürünler satılamıyor. Çiftçinin üretim yapması için bir engel değil. Ancak, sokağa çıkma yasağı dahilinde, mahalle pazarlarının, toplu tüketim yerlerinin kapalı olması nedeniyle üretilen ürünler satılamıyor.

Özellikle depolanma olanağı olmayan, dalında bekletilemeyen yaş meyve ve sebzede büyük zarar var. Imalatçı elindeki ürünü satamayınca çöpe dökmek zorunda bırakılıyor. Kuru soğanda olduğu gibi toplanmadan, hasat edilmeden tarlalar sürülüyor. Büyük maliyetlerle yapılan üretimden zarar eden çiftçiye hiçbir yardım sağlanmıyor.

Üretim aşamasından başlanarak sokağa çıkma yasağı, kısıtlamalarla ilgili kararlar alınırken çiftçinin ürettiği ve hasat etmek zorunda olduğu ürünlerin nasıl satılacağı planlanmalıydı.

"Ekilmedik bir karış toprak bırakmayın, arkanızda biz varız. Ürettiğiniz her ürünü alırız" denildi. Ama, ürünler alınmadığı gibi takviye de sağlanmadı. Ülkenin kaynakları, çiftçinin emeği ve parası çöpe gidiyor.

Bayramda iki gün çiğ süt alınmayacak

Yaş meyve ve sebzedeki soruna çözüm aranırken, bayramda çiğ sütte sorun yaşanması bekleniyor. Ramazan bayramının arife ve birincil günü çoğu sanayici ve mandıralar çiğ süt almayacaklarını bildirdi.

Nazilli ve Çevresi Tarımsal Yeniden Yapılanma Kooperatifi (ÖR- KOOP) Yönetim Kurulu Başkanı Ünal Önal, süt sattıkları sanayicilerin kendilerine bayramın arife günü ve birincil günü süt almayacaklarını resmi olarak bildirdiğini belirterek şunları söyledi: "Geçmişte de arife günü özellikle süt alımı azalırdı. Fakat 40 ton süt alan 25-30 ton alıyordu. Acilen hiç almayacaklarını bildirdiler. Bir Takım yerlerde bayram boyunca alınmayacağı ifade ediliyor. Süt alınmasa da biz inekleri sağmak zorundayız. Sütü ne yapacağız? Süt tozu yapabiliriz. Ama süt tozu fabrikaları batmış. Sanayiciler de süt tozu üretiyor. bu nedenle herkes peynir yerine getirmek zorunda. Büyük bir sorunla karşı karşıyayız." dedi.

Sütte ev dışı pazar kapalı

Türkiye Süt, Et, Yiyecek Sanayicileri ve Üreticileri Birliği Başkanı Tarık Tezel, pandeminin getirdiği şatların herkesi zorladığını belirterek şu bilgileri verdi: " Hepimiz zor günlerden geçiyoruz. Konut dışı tüketim yani pazarımızın yüzde 35'i kapalı. Buna rağmen şartları zorlayarak sütü bırakmamak için elimizden geleni yapıyoruz. Aldığımız sütle hepimiz stoğa çalışıyoruz. Süt tozu, peynir yapılıyor. Doğrusu vadeyi uzatıyoruz. İhracatta da bu günlerde bıkkınlık var. Pandemi sebebiyle dünyada saldırgan bir ihracat pazarı var. Maliyetler nedeniyle ve aldığımız ham süt fiyatının öteki ülkelere göre yüksek olması sebebiyle ihracatta da istenilen seviyeye ulaşamıyoruz. Sadece sütte yok, ette de aynı sorunlar var. Ev dışı tüketim kapalı. Mangal olmadığı için et ve ayran gibi ürünler tüketilmiyor. Pandemi döneminde işini kaybedeni geliri azalan halk müziği tüketimi azalttı. Geliri iyi olanlar da evde fazla kilo aldım diyerek azaltıyor. Yani dışarıya tükettiği kadar tüketmiyor" bilgisini verdi.

Pazarcılar mahalle aralarında sebze meyve satsın önerisi tartışılıyor

Semt pazarlarının kapalı olması sebebiyle ürünleri elinde kalan üreticiler zamanla yarışırken, Tarım ve Orman Bakanlığı pazar esnafının kendi arabaları ile ürünleri mahalle arasında kapıya teslim yöntemi için egzersiz başlattı.

Sektör temsilcileri, zincir market yöneticilerinin katılımı ile Tarım ve Orman Bakanlığı'nda yapılan toplantıda pazarların açılmasının şimdilik muhtemel olmadığı böylece pazar esnafına kart düzenlenerek ve izin verilerek semt arasında 2-3 kiloluk poşetlerde "al getir" sistemi gündeme getirildi. İçişleri Bakanlığı'nın da görüşü alınarak sistem üzerinde çalışılıyor.

Toplantıya katılan Türkiye Halciler Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan, yaşanan son gelişmeler mahalle pazarlarının önemini ortaya çıkardığını belirterek şu bilgileri verdi: "Yalnızca zincir marketlerle bu işin yürümeyeceği anlaşıldı. Üreticinin ürününü çeken önemli miktarda pazar esnafı var. Pazarlar kapanınca ürünler elde kaldı. Bu dönem tam da sera ve turfanda ürün hasat dönemi. böylece alıngan ürünler var ki, hasat edilince satılması gerekiyor. Dalında bırakamazsınız. böylece fiyatlarda da düşme oldu. Üretici her yönüyle bu işten en çok hasar görebilen kesim oldu. Mutlaka bir çözüm bulunması gerekiyor. Bakanlıkta yapılan toplantıda pazar yerlerinin açılmasının baskı olduğu anlaşıldı. Millet bu konuda kendince haklı. Pazar olunca mutlaka oraya bir yığılma oluyor. Markete gidenlerin sayısı daha sınırlı olabiliyor. Fakat pazar açık denilince insanları evde yetişmek basit olmayacak. Bizim önerimiz pazar esnafının kendi mahallesinde ürünleri 2-3 kiloluk poşetlerde mahallede dolaşarak kapıya teslim, al getir mantığı ile satması. Bu konu üzerinde çalışılıyor."

Çiftlik Sahibi üretimi bırakırsa facia olur

Pandemi döneminde dünyanın her uygun üreticilerin desteklendiğini bildiren Yüksel Tavşan, "Bu süreçte zarar eden, ürünü elinde kalan çiftlik sahibi üretimi bırakırsa ana büyük felaket o süre yaşanır. Bırakan çiftçiyi bitmiş üretime kazandırmak basit değil. bu nedenle zararları karşılanarak, öbür pazarlama kanalları açılarak çiftçiyi üretimden koparmayacak ivedi bir çözüm bulunması gerekir" dedi.

Fikri Cinokur/Dünya

Kaynak: www.patronlardunyasi.com URL: https://www.patronlardunyasi.com/haber/Tarladan-copluge-Fiyatlar-yari-yariya-ucuzladi-alici-yok/249977
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.