Koku ve tat alma bozukluğu yaşayanlar dikkat! Korona virüs olmayabilir
ABONE OL

Covid-19 pandemisinin pek çok kişiyi etkilediği ve can kayıplarına yol açtığı şu günlerde hastalığı muhabere eden belirtiler konusunda herkes oldukça dikkatli davranıyor. Koronavirüs enfeksiyonunun görüldüğü hastalarda; yüksek alev, kuru öksürük, solunum yetmezliği gibi asıl belirtilere ilave olarak tat ve koku alma sorunları da gözlenebiliyor. Söz konusu sorunun hangi nedenden kaynaklandığının tespiti konusunda bireyde görülen öteki semptomlar belirleyici oluyor.

“Koku ve tat alma bozuklukları birçok hastalıktan kaynaklanabiliyor”

“Koku ve damak bozuklukları çoğu hastalıktan kaynaklanabiliyor”

Koku ve tat alma bozuklukları Covid-19 gibi ciddi bir viral enfeksiyonun yanı sıra akut ya da kronik manâlı hastalıkların habercisi olarak da karşımıza çıkabiliyor. Kronik rinit, alerji ve soğuk algınlıkları nedeniyle oluşan lezzet ve koku alma bozukluklarının haricinde ani olarak gelişen durumlarda bir lahza önce sıhhat kuruluşlarına başvurulması ve muayeneden geçilmesi gerekiyor.

Beslenmeyi negatif etkilemesinin yanı sıra bu herif sorunlar bozulmuş besinlerin tüketimi, gaz kaçağı gibi tehlikelerin algılanamaması gibi olumsuzluklara da yol açabiliyor.

Yaşlılık, soğuk algınlıkları ve gribal enfeksiyonlar, alerjiler, Burun polipleri, psikiyatrik hastalıklar, ağız kuruluğu ve diş çürükleri, kimyasallara maruz kalma, sigara ve uyuşturucu madde kullanımı, çeşitli ilaçların kullanımı, yüz felci, beyin sarsıntısı ve baş travmaları, multipl skleroz, alzheimer, parkinson ve demans gibi hastalıklar, baş tabanı tümörleri, Vitamin ve mineral eksiklikleri, tükürük bezlerine ilişkin bir takım hastalıklar, sinüzit gibi hastalıklar lezzet ve koku alma bozukluklarının nedenleri arasında şunlar yer alıyor.

“Koku ve tat alma bozukluklarının koronavirüs enfeksiyonu şüphesi oluşturmasında en önemli etken”

“Koku ve damak bozukluklarının koronavirüs enfeksiyonu şüphesi oluşturmasında en önemli etken”

Tatlı, tuzlu, acı ve ekşi tatlardan bazılarının hissedilememesi, tatların normalden bambaşka şekilde algılanması şeklinde olabiliyor. damak zevki duyusu, koku alma duyusuna ast bir duyu olduğundan koku alma bozukluğu tat almayı da ilk elden etkiliyor.

Uzmanlar gribal enfeksiyonlar veya lezzet-koku kaybına yol açabilen teşhisi konulmuş hastalıkların dışarıda hissedilen, özellikle de ani olarak ortaya çıkmış lezzet ve koku alma bozukluklarında sağlık durumu kuruluşlarına başvurulması gerektiğini vurguluyor.

Kuşkusuz koronavirüs ile enfekte olan her bireyde koku ve damak bozuklukları gelişmeyebiliyor. Bu sorunu yaşayan hastalarda lezzet ve koku kayıpları kimsesiz olabileceği gibi öksürük, solunum yetmezliği, yüksek ateş, boğaz ağrısı gibi öteki koronavirüs belirtileri ile bir arada da görülebiliyor.

Koku ve tat alma bozukluklarının koronavirüs enfeksiyonu şüphesi oluşturmasında en manâlı etmen, söz konusu semptomun ani bir şekilde ortaya çıkması ve şiddetli olması olarak değerlendiriliyor. Bunun yanı sıra öteki koronavirüs belirtilerinin lezzet ve koku kaybına eşlik etmesi, bireyin herhangi bir koronavirüs hastası ile temasının olması gibi durumlar Covid-19 enfeksiyonu ihtimalini güçlendiren durumlar arasında yer alıyor.

“Koku alma bozukluklarının teşhis edilebilmesi için objektif veya subjektif olmak üzere iki şekilde gerçekleştirilen koku testlerine başvuruluyor”

“Koku alma bozukluklarının tanı edilebilmesi için nesnel ya da subjektif elde etmek üzere iki şekilde gerçekleştirilen koku testlerine başvuruluyor”

Tat ve koku alma bozuklukları ile sağlık durumu kuruluşlarına başvuran hastaların Covid-19 şüphesinin bulunması halinde hastanın anında izole edilmesi ve Covid-19 testine bağlı tutulması gerekiyor. Bunun dışındaki koku alma bozukluklarının tanı edilebilmesi için objektif ya da subjektif edinmek üzere iki şekilde gerçekleştirilen koku testlerine başvuruluyor. Bunlardan tarafsız olarak nitelendirilen deneme, bir alet kullanılarak bireyin verilen kokuları alıp almadığının öğrenilmesine muavin oluyor.

Subjektif testlerde ise koku alma yeteneğinin yanı sıra bireyin hissedilen duyulara ilişkin yanıtlamak yeteneği de detaylı şekilde araştırılabiliyor. 8'li test ya da 40'lı test şeklinde yapılan koku testleri yardımıyla koku ve damak zevki bozuklukları kolaylıkla teşhis edilebiliyor. 8'li deneme vakit açısından menfaat sağlaması sebebiyle çok daha sık kullanılırken daha uzun bir süre gerektiren 40'lı test ile çok sayıda bambaşka kokuya ilişkin duyu araştırması yapılabiliyor.

Duyularda herhangi bir sorunun teşhis edilmesi halinde burun etinden misal alınarak koku hücrelerinin koku moleküllerine verdiği tepkilerin araştırılıyor. Burun içerisinin havalandırılması, burundaki havalanma bozukluğuna yol açan yapısal bozukluklar ve diğer durumların çare edilmesi de lezzet ve koku alma bozukluklarının tedavisinde manâlı bir yer tutuyor. Bunların netice vermemesi halinde koku alma egzersizleri yardımıyla beyindeki koku soğancığı ve koku alma merkezinin aktifleştirilmesi muhtemel olabiliyor.

Alerji sorunu yer alan hastalarda antihistaminik hap tedavileri, burun akıntısını ve ağız kuruluğunu azaltmada etkili olan ilaçların kullanımı, nazal tümörler ile poliplerin çıkarılması, diş ve diş eti hastalıklarının tedavisi, sigara ve madde kullanımının engellenmesi gibi uygulamalar da koku ve tat alma bozukluklarının tedavisinde seçim edilebilen yöntemler aralarında yer alıyor.

Son olarak koku ve tat kayıpları Covid-19 ve bir takım öteki ciddi hastalıkları işaret edebiliyor. Bu sorunları yaşayan bireylerin maske ve uzaklık gibi koruyucu önlemlere uyarı ederek afiyet kuruluşlarına başvurmasının tartma talep ettiğini ekliyor.

Kaynak: www.milliyet.com.tr
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.