Uzmanı uyardı: Depresyon kilo artışını tetikliyor!

Günümüzde ideal kadın ve erkek tipi tanımlanmıştır. “Fit” deyiş edilen grup ön planda tutularak giysiler bile onlar hedef alınarak hazırlanmaktadır. Kilolu halk ise hemen hemen bu konuda ihmal edilmiştir. Kilolu insanlarda daha sık görülen diyabet, tansiyon problemleri, yürek problemleri, harekette kısıtlanmalarda depresyona eğilimi artırmaktadır. Bunlarla beraber sosyal korku ve üzüntü bozuklukları da sık görülür.

Başarısız perhiz ve çalışma girişimleri de yoğun özgüven problemleri oluşturmaktadır. bunun dışında toplumun şişmanlara alaycı bakışı, çalışma hayatına kabulde fiziki görünümün ön plana çıkması ve dolayısıyla kilolu şahısların seçim edilmemesi zaten kendi maddi görünümünden rahatsız olan bu bireylerin depresyona girmelerini kolaylaştırmaktadır. Çoğu obezite hastası bu duruma içsel bir tepki olarak daha pozitif yeme davranışı sergilemektedirler. Bundan Böyle kısır bir döngü oluşur ve buhran kader gibi olur. Bütün da bu noktada buhran tedavi edilmeli ve kişinin kendine güveni her tarafta kazandırılmalı oysa, bitmiş hayatın içinde üretken biri olabilsin ve olur ya de kilo ile ilgili tedavilerde daha kararlı ve cesur olabilsin.

Depresyon kilo artışına neden olabilir
Buhran bazen bilhassa açılış dönemlerde iştahta değişikliklerle başlar. Tipik olmayan ya da maskeli depresyonlarda kilo artışı daha sık görülür. Yani gerginlik, mutsuzluk ve umutsuzluk kişiyi mutlu olabileceği etkinliklere yönlendirir. Bunlardan en kolayı yemek yemedir. Bir buhran türü olan kadınlarda adet öncesi gerginlik sendromunda çikolata ve şeker ihtiyacı ve tüketimi artar. İçe kapanıklık, enerji azlığından dolayı yemek yapmak yerine fast-food tarzı yemeklerle besin kilo artışı nedenlerindendir. Ayrıca depresif dönemlerde gönülsüzlük ve takâtsizlik sebebiyle alıştırma gerçekleştirmek daha zorlaşır, bunun sonucu olarak da kilo artışı olur. Bedensel kaygılardan nedeniyle oluşan kilo artışı da depresyonu daha da ağırlaştırabilir.

Buhran tedavisinde kullanılan antidepresan ilaçlar kilo artışı yapar mı?
Başlıca insanımız çoğu hastalıkta hap tedavilerini, komşu veya arkadaşlarının yaşadıkları çare tecrübelerinden veya internetteki forum sitelerinde yapılan yorumlar üzerinden bilgi edinir. Ama bu bilgi kaynakları ne değin güvenlidir? Bunalım ilaçlarının ilk birkaç gün uyum dönemindeki tabi etkileri sebebiyle tedaviler sıklıkla bırakılmaktadır. Her Yerde hekimine başvurup yan etkileri konuşmak daha realist olmasına karşın, kişi tedavisini terk etmekte ve depresyonuyla yaşamak durumunda kalmaktadır. Depresyon tedavisi hasta ve psikiyatrist arasında çok iyi bir işbirliği gerektirmektedir. Bunun nedeni tedavinin asgari altı ay sürmesidir. Dolayısıyla altı ay ilaç kullanacak kişinin mutlaka yaşamını etkilemeyecek, jurnal işlerine zarar vermeyecek tarzda ilaçlar kullanması gereklidir. Dünyada her insandan yalnızca bir tane vardır. Ama buhran ilaçları sınırlı sayıdadır. Kişiye özgü ilaç tedavisinin oluşabilmesi için tedavinin başlangıç dönemlerinde işbirliği daha kayda değer olmaktadır. Eğer ilaç tedavisi esnasında kilo alınıyorsa bu durumu psikiyatristinize bildirmeniz gerekir ama, tedavide yeni ilaç alternatifleri değerlendirilebilsin. Bunalım ilaçlarında bağlı etkilerden korkmak yerine işbirliğini ilerletmek önemlidir.

İlaç dışarıya çare yok mudur?
Tedavide, depresyonun ağırlığına kadar ilaçlar dışarıda psikoterapiler faydalıdır. Psikoterapi bireylerin duygusal ve davranışsal sorunlarının çözümünü, ruh sağlıklarının korunması ve geliştirilmesini amaçlayan psikolojik tedavilerin genel adıdır. Ama psikoterapiler hakkında epeyce hatalı bilgi vardır. Psikoterapilerin de çoğu şekli vardır ve bunların birçoğu kişinin tedavisinde etkili olmaktadır. Ancak bilinenin tersine konuşup, sohbet edip rahatlama yöntemi değildir. Bu şart arkadaşlarınızla ve ailenizle yaptığınızdan farklıdır. Durumun ağırlığına kadar birkaç aydan birkaç yıla varan psikoterapiler mevcuttur. Psikoterapinin gerekliliği, süresi, röportaj sıklığı, görüşme zamanı ve hedefler terapinin ilk seanslarında belirlenir. Psikoterapi seansları aralarında birey kendisini değerlendirir, ruhsal durumuna daha pozitif odaklanır ve verilen görevleri yaparsa terapinin başarılı olması mümkündür. Yani psikoterapi dertleşme ve öğüt alma durumu değildir. Hem psikoterapi bu konuda eğitim almış psikiyatrist ve psikologlarca yapılmalıdır. aynı zamanda bunalım hakkında bilgilenme ve eğitimde tedavide önemlidir.

Kaynak: www.milliyet.com.tr
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.