Eser, Royal Academy of Arts, Londra’da 1769 yılından beri kesintisiz olarak her yaz düzenlenen Yaz Sergisi 2016 (Summer Exhibition 2016)’ya davet edilmişti. Bu kapsamda, 13 Haziran – 21 Ağustos 2016 tarihleri arasında Sabancı Holding’in katkılarıyla sergilenecek eser, daha önce 2014 yılında S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi’nde ziyarete açıldı ve 2015 yılında da dünyanın en prestijli sanat organizasyonlarından biri olan 56. Venedik Bienali’nin ana bölümünde yer almıştı. 

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Sakıp Sabancı’nın Portresi’nin Royal Academy of Arts’ta sergilenmesine ilişkin olarak yaptığı açıklamasında, “2012 yılında Sakıp Bey’i vefatının 10.yılında anmak için Sakıp Sabancı Müzesi’nde Sevil Sabancı başkanlığında bir komite oluşturduk. Bu komitenin ortaya koyduğu ilk şey bir çağdaş Türk sanatçısı tarafından Sakıp Bey’in adına, onu anmak için bir eser yapılmasıydı. İsteğimiz Sakıp Bey’in kişiliğini yansıtan, canlı, insan sevgisi ile dolu kişiliğini ortaya koyan; insanlara dokunan ve çok sevilen Sakıp Bey’i yansıtan bir eser olmasıydı. Eser, Kutluğ Ataman tarafından çok katılımcı süreçle, katılımcıların gönüllü olarak verdiği fotoğraflarıyla ileri teknoloji ile hazırlandı. Ne mutlu ki bize Venedik Bienali’nden sonra Royal Academy Arts’ta sergileniyor, Yaz Sergisi’nde önemli bir yer alıyor. Sakıp Bey hayattayken hat koleksiyonunu New York’ Metropolitan, Boston, Los Angeles, Avrupa’da ise Paris, Berlin ve Frankfurt’ta sergiledi. Hayalinde hep bir gün Londra’ya gelmek vardı. Bizi ve ailesini çok mutlu eden olay Sakıp Sabancı’nın Portresi bugün Londra’da, Royal Academy’de sergileniyor.” 

Sakıp Sabancı Müzesi Müdürü Dr. Nazan Ölçer “Değerli sanatçı Kutluğ Ataman’ın yarattığı, Sakıp Bey’in her kesimden insana duyduğu yakınlığı yansıtan bu anıtsal video enstalasyonun, önce dünyanın en etkin ve köklü sanat organizasyonlarından 56. Venedik Bienali’nde, şimdiyse Londra’nın en yerleşik ve prestijli sanat kurumlarından Royal Academy of Arts’ta, “Yaz Sergisi” kapsamında sergilenmesi bizim için çok heyecan verici olduğu kadar gurur vericidir. 1768 senesinden beri gerek eğitim gerekse sergiler yoluyla sanat alanında faaliyetlerini sürdüren, üstelik bunu kendileri de sanatçı olan üyeler vasıtasıyla yapan Royal Academy of Arts’ın, son 248 senedir düzenlenmekte olan Yaz Sergisi, yüzlerce sanatçının eserini yaşayan ve düşündüren bir çerçevede bir araya getirerek her yaz üç ay boyunca dünya çağdaş sanatına farklı pencereler açıyor. “Sakıp Sabancı’nın Portresi” de, bu sene küratörlüğünü İngiltere’nin en önemli heykeltıraşlarından Richard Wilson’ın üstlendiği Yaz Sergisi 2016 kapsamında bu pencerelerden biri olarak yer alıyor” dedi.

Sanatçı Kutluğ Ataman “‘Sakıp Sabancı Portresi’ Sakıp Bey’in portresi olduğu kadar bu eserin gönüllü yapı taşları olmayı kabullenerek resimlerini göndermiş isimsiz onbinlerin de portresidir. Sakıp Bey tüm başarısına rağmen bizlerden birisi olduğunu unutmadı. İnsanlara tepeden bakmadı. Akıl ve insan sevgisiyle lider oldu. Görüyoruz ki gönüllerinde yer etmiş olduğu onbinlerle beraber bu eserde hala yaşıyor." dedi.
Bu yıl 248. kez gerçekleştirilen ve küratörlüğünü İngiltere’nin en önemli heykeltıraşlarından Richard Wilson’ın üstlendiği Yaz Sergisi, her sene 1000 civarı sanatçı ve eserlerini Royal Academy of Arts galerilerinde bir araya getirerek günümüz dünya çağdaş sanatına farklı pencereler açıyor. Tarihi boyunca dünyanın en önemli çağdaş sanatçılarını bir araya getiren canlı ve düşünen bir sanat buluşması olan Yaz Sergisi, 248 senedir sanatçılar için eserlerini uluslarararası arenada sergileme ve sanatseverlerle buluşturma olanağı sunuyor.

2016 yazı boyunca Royal Academy of Arts galerilerinde sanatseverlerle buluşacak olan Kutluğ Ataman’ın “Sakıp Sabancı’nın Portresi” adlı video enstalasyon eseri, çeşitli nedenlerle Sakıp Sabancı’yla yolu kesişen binlerce kişinin portre fotoğrafından meydana geliyor. Yaklaşık 10.000 LCD ekrandan oluşan eser, önemi, mevkii ne olursa olsun insana değer veren Sakıp Sabancı’nın her konuya “önce insan” felsefesiyle yaklaşmasını, insanlara olan sevgisini ve saygısını yansıtıyor. Keskin zekâsı, ince esprileri ve candan tavırlarıyla halkla özdeşleşen Sakıp Sabancı’nın yaşamı boyunca insanlara ve hayata açtığı pencereleri görünür kılan eser, Sabancı’nın Türkiye’de teknolojiye yaptığı katkılara da atıfta bulunuyor. Görsel sanatlarda en ileri teknolojiyi kullanan eserin hammaddesini ise insanlar oluşturuyor. Eser, ünlü işadamına yakışan, “zamanının ötesinde” sıra dışı bir sanatsal fikri hayata geçiriyor.