İsmail Saymaz:
banner121

Sedat Peker'in, uyuşturucu ticareti, kara para aklama, cinayetlerle ilgili iddialarının arkasında, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu önceki akşam Habertürk TV'de canlı yayın konuğu oldu.

Kübra Par'ın moderatörlüğündeki programa gazeteciler Merdan Yanardağ, İsmail Saymaz, Veysi Alev ve Mehmet Akif Ersoy katıldı ve Bakan Asilzade’ya sorular sordular. Ancak programda soru ve hitabe krizi çıktı. Reklamlar dışarıya takriben iki buçuk saat süren programın ilk bölümünde Bakan Soylu, takriben bir saat kimsesiz konuştu.

İSMAİL SAYMAZ NELER YAŞANDIĞINI ANLATTI

Sözcü Gazetesi yazarı İsmail Saymaz ise söz konusu programın öncesini ve programda neler yaşandığını yazdı.

Habertürk'teki program için "tarihi fırsattı" diye gösteren Saymaz, iki saatlik program için 20 soru hazırlamış olduğunu söyledi.

"Benim ve Tele 1 TV'den Merdan Yanardağ'ın soru yöneltenler arasında olması, TV söyleşisini meydan muhaberesine çevirdi. Güya boks maçına çıkıyorduk" diyen Saymaz, "Yarı mahkeme kuracak ve Soylu'yu hükümlü edecektik. Doğrusu bu, yargıdan umudunu kesmiş bir ülkenin yargı beklentisinin tezahürüydü" dedi.

"Asilzade, yayına topluluk maiyeti ve polis ordusuyla geldi. Önüne dosyaları ve notları yerleştirildi. Soylu, 15 dakikalık bir girizgah için fırsat istedi" diye gösteren Saymaz, "Ama bu, Aristokrat'nun Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu ile hesaplaşmasına döndü. Peker'in iddialarına gelinmesi yönündeki bütün girişimlerimize rağmen Asilzade, bildiğinden şaşmadı. Yaklaşık 45 dakika konuştu" dedi.

İsmail Saymaz'ın yazısı şu şekilde:

Programın bildiri edilmesi ile bütün Türkiye, tartışmaya kilitlendi. Kimileri Asilzade’ya, kimileri de bizim üzerimize bahis oynuyordu. Asilzade, Süleyman Demirel taktiği izledi. Soruları aldı, bildiğini okudu.

Habetürk TV'den İçişleri Bakanı Süleyman Asilzade'ya soru yöneltme daveti geldiğinde kararsızlık etmedim değil. Çünkü kamuoyunda tartışılan iddiaları layıkıyla sorabileceğimizden endişe ettim. Daha Sonra şöyle düşündüm: Günlerdir Sedat Peker'in iddialarını konuşuyoruz. Asilzade da suçlamaların odağında yer alıyor.

Bu bir fırsattı.

Asilzade'ya iddiaları yönelterek…

Hem halkın aydınlanmasına katkıda bulunacaktık.

Keza de AK Parti'nin karşı taraf gazetecilerle aynı ekrana çıkma yasağını delecektik.

Kaldı ancak “İsmail Saymaz'ı gösteri ettik, gelmedi” dedirtmeyi mesleki çabama yakıştırmadım.

Yazımı gazeteye gönderdikten daha sonra Asilzade söyleşisine çalıştım.

İki saat olarak planlanan programda dört gazeteci soru soracağı için 20 soru hazırladım.

YARGIDAN UMUDU KESİNCE

BU VESILEYLE, önceki gece programın duyuru edilmesi ile tüm Türkiye, tartışmaya kilitlendi.

Ekşisözlük'te sayfalar dolusu yorum yapıldı, Clubhouse'ta sohbet odaları açıldı, Twitter'de binlerce tweet atıldı.

Benim ve Tele 1 TV'den Merdan Yanardağ'ın soru yöneltenler aralarında olması, TV söyleşisini meydan muhaberesine çevirdi.

Yarı boks maçına çıkıyorduk.

Kimileri Asilzade'ya, kimileri de bizim üzerimize iddia oynuyordu.

Sanki duruşma kuracak ve Soylu'yu mahkum edecektik.

Açık Konuşmak Gerekirse bu, yargıdan umudunu kesmiş bir ülkenin adalet beklentisinin tezahürüydü.

Oysaki gazetecilerin görevi, halkı bilgilendirmektir.

Siyasiler gazetecilerin hasmı ya da rakibi değildir.

Yalnızca muhatabıdırlar.

Fakat her değeri aşındıran AK Parti iktidarında gazeteciler ya yandaş ya da karşı taraf olmaktan diğer seçenek bırakılmadı.

Tesir aşağıda kalmamak için yayın başlarken telefonumu kapattım.

Tarihi yayınlama bu koşullar aşağı başladı.

MESAJLAR PARTİ İÇİNE

Soylu, yayına topluluk maiyeti ve polis ordusuyla geldi. Önüne dosyaları ve notları yerleştirildi. Asilzade, 15 dakikalık bir girizgah için fırsat istedi.

Fakat bu, Asilzade'nun Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu ile hesaplaşmasına döndü. Peker'in iddialarına gelinmesi yönündeki bütün girişimlerimize karşın Soylu, bildiğinden şaşmadı. Takriben 45 dakika konuştu.

Asilzade, Süleyman Demirel taktiği izledi.

Soruları aldı.

Fakat bildiğini okudu.

Bu yüzden kimi soruları tekrar tekrar yöneltmek zorunda kaldık.

Aristokrat, bu vesile ile Erdoğan'a bağlılığını duyuru ederken, parti içi hesaplaşmasını açık bir alana taşıdı. Mehmet ve Tolga Ağar'a açık açık meydan okudu, Yargı Bakanı Abdulhamit Gül'ü itham etti, eski İçişleri Bakanları Efkan Ala'nın dönemini yargıladı ve Muammer Güler'in oğlunun para sayma makinesini hatırlattı.

SİLİVRİ'Yİ KABUL ETTİ

Asilzade, Silivri Güvenlik Müdürü Hakan Çalışkan'ın intihar ettiği gece yol çevirmesinde durdurulan Hızır ve Osman Kaptan'ın kendi onayı ile serbest bırakıldığını söyledi. Asilzade, şöyle dedi: “Koruma daire başkanı ‘Hızır ve Osman Kaptan'ın annesi yürek krizi geçirdi' dedi. Mahkemesi varmış. Polis durdurmuş. ‘İlgilenen' dedim. Ertesi gün birisi Silivri Emniyet Müdürü intihar etmiş dedi. Bunu dönüp de Silivri Emniyet Müdürü'ne Aristokrat baskı yaptı demek olur mu?”

YANITSIZ KALAN SORULAR

Ancak programda sırasında yönelttiğim şu sorular yanıtsız kaldı:

"- Peker, Külünk'ün ile ilgili işlem yapıldı mı?

- Özgürlük baskınını Peker'den ‘rica' eden AK Partili vekil kim?

- Peker'in 10 bin dolar verdiği siyasetçi kim?

- Peker'in AK Parti'ye takviye mitinglerine niçin hiç karşısında çıkılmadı?

- Peker, polis korumasını yurt dışına götürdü mü?

- Kolombiya'da yakalanan 4.9 tonluk kokainin Türkiye ayağındaki Suriyeli şirket bağlantısı ne?

- Dokunulmazlığı sürerken Soylu'yu savcılık nasıl soruşturacak?

- Levent Gültekin ve Selçuk Özdağ'ın da aralarında olduğu hamle zinciri niçin engellenmedi?"

İSMAİL SAYMAZ / SÖZCÜ GAZETESİ

Kaynak: www.sacitaslan.com URL: https://www.sacitaslan.com/ismail-saymaz-soylu-yayina-polis-ordusuyla-geldi-haberi-533170
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.