Virüse değil kalbe yenildiler!..
banner121

Türkiye Gazetesi'nden Ziyneti Kocabıyık'ın haberine kadar Türk Kardiyoloji Derneğinin yaptığı TURKMI-I ve II çalışmaları, yürek krizi geçirenlerin virüs kapma korkusu yüzünden hastaneye gitmediğini ve birçok hastanın bu şekilde kaybedildiğini ortaya koydu. Kalp krizi geçiren bir kişide ilk saatlerin hayati önemde olduğunun altını çizen Türk Kardiyoloji Derneği Gelecek Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Değertekin kalp krizi geçiren hastaların takriben üçte birinin hastaneye hiç gelmediğini vurguladı ve ekledi: Derneğimizin Türkiye çapındaki merkezlerde yaptığı çalışmada Türkiye’de hasta şikâyetlerinin başladığı andan itibaren 112 Acele’in aranmasına değin geçen sürenin, pandemi öncesinde ortalama 53 dakika iken pandemi döneminde 90 dakikaya değin çıktığı görüldü. Hastaların Covid-19 bulaşması korkusu ile 112’yi aramadıklarını ya da aramakta geç kaldıklarını görüyoruz. Bu koşul genelde ölümle sonuçlanıyor.

Pandemi sürecinde tüm dünyada yürek krizi sırasında hastane başvurularının azaldığını söyleyen Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Vedat Aytekin, TURKMI-II çalışmalarının Türkiye’deki durumun vahametini gösterdiğini belirterek “Derneğimizin yaptığı çalışmaların sonuçlarına göre pandemi döneminde ülke genelinde hastaneye başvuran kalp krizi hastalarında pandemi önceki dönemde yapılan TURKMI-I çalışmasına kıyasla yüzde 47,1 oranında azalma olduğu görüldü. Bu çalışma verileri, pandemi döneminde kalp krizi geçiren hastaların neredeyse yarısının hastaneye başvurmadığını gösteriyor” diye anlattı. 

VİRÜS KALBİ VURUYOR

Covid-19 enfeksiyonunun en kayda değer komplikasyonlarından birinin kalpte meydana geldiğini söyleyen Prof. Dr. Aytekin, Covid-19’un keza sağlıklı kişilerde yürek hastalıklarına yol açtığını hem de ayrıca de yürek hastalarında daha tehlikeli seyrettiğini vurguladı. Yürek hastalarının Covid-19 sebebiyle hastaneye yatış ve yoğun bakım ihtiyacı açısından riskli grupta olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Aytekin “Tehlike grubunda kabul edilen hastalıklar aralarında ön planda ileri yürek yetersizliği, kardiyomiyopati, doğumla ilgili yürek hastalıkları ve ritim bozukluğunun yürek kası hastalığı ile birlikte seyreden tipleri yer alıyor” dedi.

ÜÇ HASTADAN BİRİ HASTANEYE GELMİYORDU

TURKMI I ve TURKMI II çalışmaları hakkında ayrıntılı data veren Türk Kardiyoloji Derneği Önceki başkanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Erol, birincil çalışmanın 2018 yılında Türkiye çapında 50 büyük hastanede gerçekleştirildiğini belirterek "Covid’in başlangıcında yürek krizi şikayetiyle hastaneye gelenlerin sayısında azalma olduğunu gördük ve aynı çalışmayı benzer merkezlerde tekrarladık. Bunun sonucunda TURKMI II’de, TURKMI I’e göre hastaneye yatışların yüzde 47,1 oranında azaldığını gördük. İki kalp krizinden biri hastaneye gelmiyordu. Bunun yanında yürek damarının hemen açılması gereken ağır yürek krizi tablosunda üç hastadan biri hastaneye gelmiyordu. Gelen hastalar da geç geliyordu" dedi.

AŞILAMANIN ARTMASI FENA TABLOYU DÜZELTİYOR

"112 Acil’i arama süresi Covid öncesinde ortalama 52,5 dakikadan 90 dakikaya çıktı" diyen Prof. Dr. Erol, "Ağır formlarda 32,5 dakikadan 80 dakikaya, hafif formlarda ise 62,5 dakikadan 125 dakikaya çıktığını gördük. Hastaneye başvurmayan şahısların bir bölümü kaybedildi. Bunların kaydı değil. Hastaneye geç gelen hastalara da erken dönemde müdahale edilemediği için kalp kası önemli ölçüde zarar fark etti. Hastaneye yatan hastalarda yürek yetersizliği, şok ve ölüm gibi kötü sonlanımlar iki kat arttı. Bu oran pandemi öncesinde 4,8 iken pandeminin ilk aylarında yüzde 8,9’a çıktı. Aşılamanın artması, yaptığımız halkı bilinçlendirme kampanyaları ve yasakların da kalkması ile bu fena tablo nispeten düzelmeye başladı" ifadelerini kullandı.

Kaynak: www.sacitaslan.com URL: https://www.sacitaslan.com/viruse-degil-kalbe-yenildiler-haberi-539060
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.