Simay Dinç, daha çok kadının yatırımcı olarak sektörde yer alması gerektiğine inanıyor

Simay Dinç, Türkiye'nin Oyun Yapımcıları ve Geliştiricileri Derneği (Oyunder)‘in ilk kadın yönetim kurulu üyesi ve Women in Games Türkiye'nin kurucusu... 2015'te kardeşi Eray Dinç ile oyun şirketi Recontact'i faaliyete geçirdi. Şirket faaliyete geçtiği yıl, Apple tarafından Türkiye'den en iyi mobil oyun seçildi. Los Angeles New Media Film Festivalinde en iyi app kategorisinde ilk sırayı aldı. Bir taraftan bilim insanlarının sanatçıların ve girişimcilerin bir arada çalışacağı KIRAARTHANE'nin kurucu ortakları arasında yer alıyor. Aynı zamanda Rising Tide Europe'da melek yatırımcısı ve yaratıcı endüstrilere yatırım yapıyor. 

Peçete satarak Gameboy satın aldı

Teknoloji dünyasının yakından tanıdığı isim, İstanbul Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu. Eğitiminin ardından sanat ve oyun sektörünü araştırmak için 30 ülke gezdiğini belirtiyor ve sözlerine şöyle devam ediyor:

"İşletme okumamım nedeni ailem... Onlar gelecekte hep iyi bir işletmeci olacağıma inanıyordu. Çünkü daha ilkokuldayken peçete koleksiyonu satan arkadaşlarıma Almanya'dan gelen renkli peçeteleri satarak para kazanmaya başlamıştım. Gameboy almak istiyordum. Peçetelerin tanesini beş liradan satıp toplamda 60 lira kazanmıştım. Ama Gameboy'un yanında ayrıca oyun kaseti de almam gerekiyordu. Bunun için Bakırköy'den ikinci parti peçete satın aldım ve bunları sattım. Böylece hem Gameboy hem de oyun kasetlerini alacak kadar para kazandım. Bu deneyim benim için önemliydi. Çünkü henüz ilkokuldayken bu sayede kendime karşı özgüvenim yerine geldi. O andan itibaren ailem kendi işimi kurmam gerektiğine inandı ve buna beni de ikna ettiler.

Mezun olduktan sonra farklı alanlarda tecrübe kazanmak için yurt dışına çıktım. 30 ülke gezdim. Aslında amacım gerçekten ne istediğimi keşfetmekti. Evet, istediğim bölümü okumuştum. Ama okula girdikten sonra sadece okuldan mezun olmakla kendi hayalimi gerçekleştiremeyeceğimi düşündüm. Çünkü eğitim aslında bir şey kazandırmıyor. Deneyim ve network sayesinde bir yerlere gelebiliyoruz. Ben iş tecrübemi, yurt dışına gidip oradaki galerileri, müzeleri gezmekle elde ettim."

Simay Dinç, yurt dışından döndükten sonra kardeşiyle film endüstrisi ile oyun endüstrisini bir araya getiren 'Recontact: İstanbul'u geliştirdi. Böylece ilk defa bir mobil oyunda video sanatını kullanıldı. Recontact, bugün 153 ülkede oynanıyor. Böyle bir işe neden girdiklerini şöyle özetliyor: "İkimizin de niyeti oyun sektörüne yenilikçi bir bakış açısı getirmekti."

Şirketi kurmadan önce teknoloji fuarlarına katılmaya başladığını belirten Dinç, "Orada kadınların varlığından söz etmek mümkün değildi. Ama bu durumu o zamana kadar fark etmemiştim. Yurt dışında kadın erkek eşitsizliği üzerinden bir şey yaşamamıştım. Keza ailemde de böyle bir durum söz konusu değildi. Ailemin kadınları çok güçlü kadınlardı. Annemin kendi işi vardı. Türkiye'ye döndükten sonra başka bir oyun şirketinde çalışmadığım için fark etmemiştim."

Sorun sadece Türkiye'ye özel değil

Simay Dinç, şirketi kurduktan hemen sonra Oyun-Der'in yönetim kuruluna seçildiğini söylüyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: "Dernekte çalışmaya başlayınca Türkiye'de de oyun sektöründe çok az kadının çalıştığını ve şirket kurduğunu gördüm. Oyun endüstrisi farklı disiplinlerden gelen yaratıcı insanların ürettiği işlerden oluşuyor. Ama kadınların sektör içinde fark edilmiyor. Bunun üzerine Woman in Games Türkiye'yi kurduk. Ama ilk etkinliğe üç kadın katıldı. Kadınların katılımını artırmak ve farkındalık yaratma adına üniversitelerden çalışmaya başladık. 40'a yakın üniversitede ücretsiz etkinlik ve konferanslar düzenledik. Üç olan sayı 3 binlere kadar çıktı."

Sektör beş yıl içinde dönüştü

Dünya genelinde kadınların oyun endüstrisindeki yeri yüzde 23'e çıktı. Ama oyun oynayanlara bakıldığında ise yüzde 44 ila 52 arasında kadınlar daha fazla oyun tüketiyor. Simay Dinç bu konuyla illgili şöyle yorum yapıyor:

"Bundan 10 yıl evvel, oyun sektörü kadın meselesi konusunda vahim durumdaydı. Oyunlarda kadın karakterlerin kullanışı, kadın oyunculara olan tutuma kadar... Beş yıl içinde sektörde büyük bir dönüşüm gerçekleşti. Sektörde artık çok güçlü kadınlar yönetici pozisyonuna gelmeye başladı. Woman in Games International Conference düzenledik. Dünyanın dört bir yanından kadınlar toplandı, sorunlar tartışıldı. Bu tartışmaların sonunda aslında oyun sektörünün genelinde kadınların varlık göstermesi ve etkin olmasıyla ilgili  bir problem olduğunu fark ettik. Yatırımcı tarafında da vizyon değişiyor. Yatırımcılar artık kadınlarla ortaklık yapan şirketlere yatırım yapmayı tercih ediyor. Bununla ilgili olarak 100'lerce milyon dolar değerinde fonlar kurulmaya başlandı."

Daha çok kadın yatırımcı olmalı

Recontact'teki yatırımcılar tarafında çok şanslı olduğunu kaydediyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: "İlk yatırımcımız Erdem Yurdanur idi. Bu konuda kendimi çok şanslı hissediyorum. Yatırımcıyı girişimcinin seçmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü her girişimci yatırım alırken bunun şirkete ne kadar değer katacağını hesaplamalı. Yurdanur ile görüşmek için Londra'ya gittim. Daha sonra Akın Babayiğit dahil oldu. İki yatırımcı da kadın erkek meselesinden ziyade işin potansiyeli hakkında konuştu. Son yatırımcımız ise çok değerli bir kadın yatırımcı olan Hande Enes... 40'tan fazla şirkete yatırım yapmış olduğu için şirketimiz farklı bir vizyon getirdi. Bu yüzden daha çok kadının yatırımcı olarak sektörde yer alması gerektiğini düşünüyorum."

Oyun sektöründe kadınların özellikle maskülen bir hale büründüğünü belirtiyor ve konuyla ilgili görüşlerini şöyle ortaya koyuyor: "Hatta Eskişehir'de bir konferansta gazeteci bir arkadaş diğerlerinin aksine neden bu kadar renkli giyindiğimi sormuştu. Neden böyle bir soru sorduğunu anlamamıştım. Sonuçta bir insan, cinsiyetten bağımsız kendini olduğu gibi özgürce ortaya koyması gerekiyor." 

Kaynak: webrazzi.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.