banner121

Hadisi şeriften Peygamber Efendimizin (s.a.v.) "Bende sizin gibi bir insanım, beşerim" demesinin sebebi nedir? Hadisi şerifi nasıl anlamalı ve amel etmeliyiz? Dr. Murat Kaya anlatıyor...

Ümmü Seleme  radıyallau anhâ’ dan rivayet edildiğine kadar, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Sizler bana yargılanmak üzere geliyorsunuz. Belki sizin biriniz, delilini getirmekte diğerinizden daha her işin altından kalkan ve daha üstün anlatımlı olabilir. Ben de dinlediğime göre o kimsenin lehinde hüküm veririm. Kimin lehine kardeşinin hakkını alıp hüküm vermişsem, ona cehennemden bir parça ayırmış olurum.” (Buhârî, Şehâdât 27, Hıyel 10, Ahkâm 20; Müslim, Akdiye 4. Hem bk. Ebû Dâvûd, Akdiye 7, Edeb 87; Tirmizî, Ahkâm, 11,18; Nesâî, Kudât 12,33; İbni Mâce, Ahkâm 5)

Hadisi Şerifi Nasıl Anlamalıyız?

Hz. Peygamber, bir çok vesileyle kendisinin bir beşer olduğunu hatırlatmıştır. Kur’ân-ı Kerîm de, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’ e bunu bildirmesini emreder:

“De oysa: “Ben de sizin gibi bir insanım” Kehf sûresi (18), 110.

Hz. Peygamber’in sözünün derhal başlangıcında beşer, insan olduğunu söylemesi, insan olmanın bir sonucu olarak, kusur ve nisyandan en ince ayrıntısına kadar uzakta kalmasının söz konusu olmayacağını tenbih içindir. Beşerî konular, işlerin görünürdeki şekline tarafından hükmetmeyi gerektirir. İnsan, Allah Teâlâ bildirmedikçe, gaybı ve olayların arkadaki planını bilemez. Peygamber Efendimiz’in de, başkaları gibi görünürdeki hale kadar hükmetmesi gerekmektedir. O halde, şahitlerin ifadesi, gösterilen deliller ve ant gibi esaslara dayanarak hüküm vermekle mükellef kılınmıştır. Bu yönde ümmete örnek olması da oysa bu nedenle muhtemel olabilir.

Bu hadisten anlaşıldığına tarafından, Rasûl-i Ekrem Efendimiz, zâhire göre verdiği hükümde bazı kez isabetli olmayabilir. Oysa İslâm âlimleri, özellikle fıkıh usulü ulemâsı, ahkâm konusunda Hz. Peygamber’in kusur üstüne bırakılmayacağını söylerler. Burada bir karşıtlık, bir çelişki yoktur. Çünkü âlimlerin, fıkıh usulcülerinin bu sözleriyle kasdettikleri, Hz. Peygamber’in kendi ictihadı ile verdiği hükümlerle ilgilidir. Ama bu hadiste söz konusu edilen hükümler, ictihadla ilgili olmayıp, bir kimsenin, mahkemede davasını iyi anlatması, dinlenilen şahitlere ya da verdirilen yemine asalet etmesi gibi delillere dayanan hükümlerdir. Böyle bir hükme kusur denilmesi söz konusu olamaz. Çünkü millet aralarında hükmetmenin yol ve yöntemleri kullanılarak âdil bir tarzda bu hükme varılmıştır. Bu niteliği itibariyle de, halk müziği aralarında nasıl hüküm verilmesi gerektiğinin misâlini teşkil eder.

Bu konunun, Hz. Peygamber’in sözlerinde, hareketlerinde ve öteki hallerinde ma’sum oluşu, yani günahlardan korunmuşluğu ile de alâkası bulunmamaktadır. Çünkü ma’sumiyet, günah sayılan ve maksat aranan şeylerle ilgilidir. Oysa burada günah işleme ve maksadlı davranma söz konusu olamaz. Allah Teâlâ, hakkında vahy indirmediği ve bütün toplumu ilgilendirmeyen iki birey arasındaki bir dava konusunda tamamen mevcut delillere dayanarak  verdiği hükümde yaptığı hata nedeniyle peygamberini mükellef tutmaz. Nitekim Ümmü Seleme’nin rivayet ettiği bir hadiste Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Ben, bana vahy indirilmeyen konularda, aranızda kendi re’yimle hükmederim”  (Ebû Dâvûd, Akdiye 7). Hz. Peygamber’in re’yiyle hükmederken, bazı delillere dayandığını yukarıda açıklamıştık. Şu kadar var fakat, Hz. Peygamber din ile ilgili bir hükümde yanılırsa, bu Cenâb-ı Yargı kadar düzeltilir ve hata üzere bırakılmaz. Ümmetin fertlerine düşen tayin, bu yönde Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’ in metot ve usûlüne uymaktır.

Hadisten Çıkarmamız Gereken Dersler Nelerdir? Peygamber Efendimiz de bir beşerdir. Hz. Peygamber, risaletin tebliği, haramları işlememe ve günaha düşmemede masumdur. Peygamberimiz, kendisine vahiy nazil olmayan konularda zâhire göre ve şeriatın öngördüğü kâidelere riâyet ederek hüküm verir. Bu hüküm, zâhirî kâidelere yerinde ve âdil bir hükümdür. Kişi ya da şahitler yalan söylemiş, yalan yere ant etmişlerse, hüküm veren hükmünde kusur etmiştir denilemez. Haksız yollardan biriyle başkasının hakkını gasbeden âhirette cehennemi hak eder.

Kaynak: Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/bende-sizin-gibi-bir-insanim-hadisi.html

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.