Cuma Namazı İle İlgili Ayet ve Hadisler
banner121

Cuma namazı öğle namazı zamanında cemaatle kılınan ve Müslüman, akıl baliğ, özgürlük olan her erkeğe farz namazdır. Peki cuma nedir, ne kavrama gelir? Cumaya hazırlık nasıl yapılır? Cuma günü ne yapılır? Cuma namazı kimlere farz? Kadınlar cuma namazına gidebilir mi? Cuma günü öğle namazı kılınır mı? Cuma namazının bireysel ve toplumsal faydaları nelerdir? Cuma namazına gitmemenin mazeretleri var mı?

Yıl içinde Ramazan ayı, geceler içinde Kadir Gecesi ne kadar manâlı ise günler içinde cuma günü de o kadar önemlidir. Çünkü cuma günü Müslümanların bir araya geldikleri ve cemaatle haftalık ibadetlerini ifa ettikleri kayda değer bir gündür. Cuma günü Müslümanların en manâlı görevi haftalık ibadet olan cuma namazını kılmalarıdır. Cuma Suresi’nde yüce Allah bütün müminlere şöyle seslenmektedir:

“Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı vakit, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.” (Cuma, 9)

Ayette ezana, cuma gününe, cuma namazına, cuma namazının farz oluşuna, cuma hutbesine, cuma saatinde alışveriş yapılmaması gerektiğine muhabere edilmektedir.

CUMANIN ANLAMI NEDİR?

Ayette geçen “el-cumu‘ati” kelimesi, “biriktirmek, bir araya getirmek” anlamına gelen “cem‘” kökünden türetilmiş bir isimdir. Müslümanlar öğle saatinde camide toplanıp birlikte cuma namazı kıldıkları için Arapların daha önce “arube” dedikleri haftanın bu gününe “Cuma günü” denilmiştir.

HAFTANIN EN HAYIRLI GÜNÜ

Haftanın en değerli günü cuma günüdür. Peygamberimiz -sallâllahu aleyhi ve sellem- cuma gününün faziletini şöyle beyan etmiştir:

“Üstüne güneşin doğduğu en hayırlı gün cuma günüdür; Âdem o gün yaratılmış, o gün cennete girmiş ve o gün cennetten çıkarılmıştır. Kıyamet de cuma günü kopacaktır.” (Müslim, Cuma, 18)

CUMAYA HAZIRLIK

Cuma, Müslümanların haftalık bayramıdır. Bu itibarla Müslümanlar, perşembe günü akşamdan bu güne hazırlanırlar. Cumaya hazırlık için boy abdesti alırlar, pak elbise giyerler, aroma sürünürler. Bunu Peygamberimizin bir tavsiyesi olarak yerine getirirler. Peygamberimiz -sallâllahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: “Cumaya varmak isteyen kimse doruk abdesti alsın.” (Müslim, Cuma, 2) “Ergen olan her kişinin cuma günü gusletmesi, ağız ve diş temizliği yapması ve yeteri kadar güzel koku sürünmesi gerekir.” (Müslim, Cuma, 7)

CUMA GÜNÜ NE YAPILIR?

Müslümanlar cuma günü Kur’lahza okumak, zikir ve tefekkür etmek, Peygamberimize salât ve selâm getirmek, pişmanlık ve istiğfar etmek, camiye gidip vaiz ve hutbe kulak vermek suretiyle böyle kıymetli ve kayda değer bir günün manevî feyzinden yararlanmaya çalışırlar. “Cuma gününde bir saat vardır fakat Müslüman, bu saate isabet ederek bahtı açık bir şey isterse Allah ona istediğini verir.” (Müslim, Cuma, 15) anlamındaki Peygamberimizin sözüne uyarak dua ve niyazda bulunurlar.

İLK CUMA NAMAZI NE VAKIT VE NEREDE KILINDI?

Peygamberimiz -sallâllahu aleyhi ve sellem- Medine'ye gelmeden ve cuma ayeti nazil olmadan Medine'de Es'ad b. Zürare, istişare ile kırk Müslümana, Mus’ab b, Umeyr, Hz. Peygamber’in emri ile 12 Müslümana iki rekât cuma namazı kıldırmıştır. (Yazır, ilgili ayet) Peygamberimiz -sallâllahu aleyhi ve sellem- ise, ilk cuma namazını Mekke’den Medine’ye hicret esnasında Medine yakınlarında Rânûna vadisinde Sâlim b. Avf kabilesinin yurdunda kıldırmıştır. (İbn Hişâm, I, 496)

CUMA NAMAZI KİMLERE FARZ?

Peygamberimiz -sallâllahu aleyhi ve sellem- “Cuma namazına gitmek, buluğ çağı çağına ulaşmış her Müslüman’a farzdır.” (Ebu Dâvûd, Taharet, 129) buyurmuş ve:

“Kim tembellik ederek üç cuma namazını terk ederse Allah o kimsenin kalbini mühürler.” (Tirmizî, Cuma, 354) anlamındaki sözleriyle cuma namazını mazeretsiz kılmayanların akıbetini bildirmiş, Cuma namazının faziletini şöyle açıklama etmiştir:

“Bir kimse efendice abdest alır sonradan mescide kazanç, susup okunacak hutbeyi dinlerse, gelecek cumaya kadar ve ondan sonraki üç gün içinde işleyeceği (küçük) günahları affedilir.” (Müslim, Cuma, 24)

“Beş süre namaz ve cuma namazı öteki cuma namazına değin -büyük günahları işlemediğin sürece- arasında işlenen (küçük) günahlara kefarettir.” (Müslim, Tahâre, 14-15)

CUMA NAMAZI KONUSUNDA İHTİLAF VAR MI?

Cuma namazı, Hz. Peygamber döneminden günümüze kadar tüm Müslümanlarca kılınmış ve bunun farz olduğu konusunda herhangi bir ihtilâfa düşülmemiştir.

CUMA GÜNÜ ÖĞLE NAMAZI KILINIR MI?

Cuma namazı, cuma günü öğle namazının vaktinde cemaatle kılınan iki rekâtlı farz-ı ayın bir namazdır. Cuma namazı kılınınca hem o gün öğle namazı kılınmaz. Hutbeden önce dört rekât, farzdan sonradan da Ebû Hanife’ye göre dört rekât, Ebû Yusuf ve Muhammed’e tarafından biri dört diğeri iki edinmek üzere toplam altı rekât sünnet kılınır.

CUMA NAMAZININ BİREYSEL VE TOPLUMSAL FAYDALARI

Cuma namazı; sosyal dayanışma ve kaynaşmaya, birlik ve beraberliğe, İslâmî bilgilenme ve bilinçlenmeye vesile olan bir ibadettir. Çözümleme ettiğimiz ayette cuma namazının yalnızca cuma günü ezan okununca kılınacağı bildirilmekte, nasıl kılınacağı beyan edilmemektedir. Ayette kadın-erkek, mukim-misafir, sağlıklı-hasta ayrımı yapılmaksızın bütün müminlere hitap edilmektedir. Bu hitaptan kadın-erkek herkesin cuma namazını kılması gerektiği anlaşılmakta ise de Peygamberimizin hadisleri ve tarihi süreçteki uygulamalardan cuma namazının herkese değil açıklanmış şartları içeren Müslümanlara farz olduğu bilinmektedir.

CUMA NAMAZI KILMANIN ŞARTLARI

Bir kimsenin cuma namazı kılmakla yükümlü olabilmesi için şu şartların bulunması gerekir:

1. Müslüman, akıllı ve bulûğ çağına gelmiş elde etmek.

2. Dinç olmak: Cuma namazına gidemeyecek kadar kötürüm, felçli, engelli, özürlü ve hasta kimseler ile bunlara zorunlu olarak bakmak durumda olanlar, cuma namazına gittiği takdirde hastalığının artmasından ya da uzamasından korkanlar, yürüyemeyecek derecede ihtiyar kimseler cuma namazı kılmakla yükümlü değillerdir. Görme engelliler camiye gelebiliyorlarsa veya kendilerini camiye götürebilecek refakatçileri varsa cuma namazı kılmakla yükümlüdürler. (bk. Müslim, Mesâcid, 255; Ebu Dâvûd, Salât, 46)

3. Mukim almak: Bir insana cuma namazının farz olabilmesi için, cuma namazı kılınan yerde ikamet ediyor olması gerekir. Dolayısıyla dinen gezgin sayılan kimselere (seferî) cuma namazı farz değildir. Bir insanın dinen davetli sayılabilmesi için Hanefî bilginlere göre 90 km uzaklıkta bir yere 15 günden az kalmak üzere gitmesi gerekir. Şafiîlere tarafından antre ve çıkış günleri hariç üç gün kalmak üzere 90 km uzaklıkta bir yere giden kimse misafir sayılır.

4. Erkek olmak: “Cuma namazı kılmak, her Müslümana farzdır. Ama dört grup insana; köle, bayan, çocuk ve hastaya farz değildir.” (Ebu Dâvûd, Salât, 215) anlamındaki hadis, cuma namazı kılmakla kimlerin yükümlü olduğunu ifade etmektedir. Cuma namazının farz kılındığı zamandan günümüze dek dilekçe bu şekilde olmuştur.

KADINLAR CUMA NAMAZINA GİDEBİLİR Mİ?

Müçtehit imamlar ve daha sonraki bilginler dahil bütün Müslümanlar, cuma namazının erkeklere farz olup kadınlara farz olmadığı konusunda ittifak etmişlerdir. bununla beraber kadınlar, camiye gelip cuma namazı kılabilirler. Cuma namazının kadınlara farz kılınmamış olması, onlar hakkında bir yoksunluk yok bir muafiyettir. Ancak günümüzde kadınların cuma günü camiye gitmeleri, yapılan vaazı ve okunan hutbeyi dinlemeleri ve cuma namazı kılmaları daha isabetli olur. Nitekim Peygamberimiz -sallâllahu aleyhi ve sellem-; “Camiye gitmek istediklerinde kadınlarınıza engel olmayın.” (Müslim, Mesâcid, 135-36) buyurmuştur. Peygamberimiz ve sahabe vaktinde hanımlar, cuma namazına ve günlük namazlara katılıyorlardı.

KİMLER CUMA NAMAZI KILMAZ?

Esaret aşağıda bulunanlar, tutuklular ve mahkûmlar da cuma namazı kılmakla sorumlu değildirler. Ancak bulundukları yerde mescid bulunması halinde mahpuslar cuma namazı kılarlar. Kendilerine cuma namazı farz olmayan kimseler, cuma namazı kılarlarsa namazları sahih olur ve bundan böyle o gün hem öğle namazı kılmazlar.

CUMA NAMAZINA GİTMEMENİN MAZERETLERİ

Bir Takım mazeretler, kendilerine cuma namazı farz olan kimselerin cuma namazına gitmemelerini mubah kılar. Cuma namazına gitmemeyi mubah kılan ana mazeretler şunlardır:

1. Cuma namazına gittiği takdirde kişinin önemli bir zarara veya sıkıntıya uğramasına yol açacak derecede şiddetli yağmur yağması,

2. Havanın çok soğuk veya fazla sıcak olması,

3. Yolun fazla çamurlu olması,

4. Cuma namazına gittiği takdirde malı, canı veya namusunun tehlikeye gireceğine dair endişeler taşıması.

5. Hasta olmamak veya bazı özürler bulunmamak: Namaza gidince hastalığının artmasından veya uzamasından korkan kimselere Cum`a farz olmaz.

Tekrar, hasta bakıcı, aciz yaşlı, gözü görmeyen, ayaksız, kötürüm ve müslümanlar Cum`a`yı kılarken onların güvenliğini sağlamakla görevli olan güvenlik nöbetçisi gibi özrü bulunanlar, vakit bulunca öğle namazı kılmakla yetinirler.

Oysa bu kimseler cemaatle Cum`a namazına katılırlarsa tatmin edici olur (es-Serahsî, II, 22, 23; İbnü`l-Humam, Fethu`l-Kadir, I, 417)

CUMA NAMAZININ ŞARTLARI

Kendisine cuma namazı farz olan kimsenin cuma namazı kılabilmesi için şu şartların bulunması gerekir: Zaman: Cuma namazı, cuma günü öğle namazı zamanında kılınır. (bk. Müslim, Cuma, 28-29) Öğle namazının vaktinden önce veya sonra kılınırsa cuma namazı geçerli olmaz. Cemaat: Cuma namazı cemaatle kılınır, kimsesiz kılınmaz. Cuma namazı kılabilmek için Ebu Yusuf’un içtihadına tarafından imam dahil üç cemaatin, Ebu Hanife ve Muhammed’in içtihatlarına göre imam hariç üç cemaatin bulunması şarttır. Bunlar yolcu veya hasta da olsalar bu şart yerine gelmiş sayılır.

Kaynak: Diyanet Dergi, Şubat 2009 Sayısı

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/cuma-namazi-ile-ilgili-ayet-ve-hadisler.html

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.