Âdiyât Suresi 8. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri
banner121

Âdiyât Suresi 8. ayeti ne anlatıyor? Âdiyât Suresi 8. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri...

Âdiyât Suresi 8. Ayetinin Arapçası:

وَاِنَّهُ لِحُبِّ الْخَيْرِ لَشَد۪يدٌۜ

Âdiyât Suresi 8. Ayetinin Meali (Anlamı):

O, malı fazla sevmesi ve onu biriktirmeye olan tutkusu yüzünden son derece cimridir.

Âdiyât Suresi 8. Ayetinin Tefsiri:

  اَلْكَنُودُ (kenûd), hakkı ve iyiliği men eden, kendinde bulunanı vermeyen demektir. Araplar atıl toprağa اَرْضٌ كَنُودٌ (arzun kenûdun) derler. Burada “pek nankör” anlamında kullanılmıştır.

Hadîs-i şerifte “kenûd” şöyle tanımlama edilir:

“O böylece bir nankördür oysa yalnız başına yer, hizmetçisini döver, mâlî vazifelerini yerine getirmez.” (bk. Taberî, Câmi‘u’l-beyân, XXX, 354)

Sahiden insan Rabbine karşı fazla nankördür. Rabbi kendisine bunca nimetler ihsan ettiği halde o, Rabbinin yolunda zerre değin bir şey harcamaktan çekinir. Zekâtını vermez. Hayır ve hasenat yapmaz. Başına gelen sıkıntıları, musibetleri sayar döker; ama üzerindeki nice nice nimetleri unutur. Kendisi de bu haline şâhittir. Bakacak olsa Rabbinin sonsuz keremini, cömertliğini, kendisinin ise ne değin nankör ve pinti olduğunu görür. Yahut insan, âhirette nankör olduğuna dair aleyhine şâhitlik yapar. Onun nakörlük ve cimriliğinin sebebi ise dünyayı ve dünya malını fazla sevmesidir.

8. âyet-i kerîmede dünya malı için اَلْخَيْرُ (hayr) tâbirinin kullanılmasının hikmeti, insan fıtratının ona meyletmesi ve çoğu insanın dünya menfaatinden nedeniyle onu mutlak hayır zannetmesidir. Sahiden âyette insanın bu zannı yerilmektedir. Yâni insan, mülk ve serveti mutlaka “hayır” sanarak sevdiği, ona aşırı bir açgözlülük ve tutkuyla bağlandığı için cimridir, eli sıkıdır. “Malı mülkü de sınırsız bir sevgiyle seviyorsunuz” (Fecr 89/20) âyeti bu gerçeği anlatır. Bu yüzden Allah için o malın hakkını tahsis etmek, hayra sarf etmek, umûmun menfaatine hizmet vermek istemez, kıskanır. Onu husûsunda çok güçlü ve açgözlü olurken, sıra o malın şükrünü ödemeye gelince zayıflığını ileri sürerek nankörlük eder ve infaktan kaçınır. Nitekim Resûlullah (s.a.s.) de onun bu halini şöyle bir misalle anlatır:

“Âdemoğlunun iki vâdi dolusu altını olsa üçüncüsünü ister. Onun karnını ama toprak doldurur...” (Buhârî, Rikâk 10)

Ama böyle davranması onun lehine yok, kuşkusuz aleyhinedir:

Âdiyât Suresi tefsiri için tıklayınız...

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Âdiyât Suresi 8. ayetinin meal karşılaştırması ve diğer ayetler için tıklayınız...

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/adiyat-suresi-8-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.html

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.