Farz Namaz Dışındaki Namazların En Makbûlü
banner121

Hadisi şerif Müslümanlara hadisi şerifte ne ile müjdeliyor? "Evinizde namaz kılınız" hadisi şerifini nasıl anlamalı ve amel etmeliyiz? Hadisi şeriften çıkarmamız gereken dersler nelerdir?

Zeyd İbni Sâbit radıyallahu anh’den rivayet edildiğine kadar Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Ey İnsanlar! Evinizde namaz kılınız. Zira farz namaz dışındaki namazların en makbûlü, insanın evinde kıldığı namazdır.” (Buhârî, Ezân 81, İ`tisâm 3; Müslim, Müsâfirîn 213. Hem bk. İbni Mâce, İkâmet 186, 198)

Zeyd İbni Sâbit Kimdir?

Medineli müslümanlardan olan bu aziz sahâbî Hz. Peygamber’in vahiy kâtiplerindendir. Hz. Peygamber, “İçinizde farzları en iyi bilen Zeyd’dir” diye onu övmüştür.

Resûl-i Ekrem Efendimiz Medine’ye hicret ettiği süre, Zeyd on bir yaşında bir yetimdi. Çocukken on yedi sûre ezberlemişti. Cümbür Cemaat Bedir Gazvesi’ne hazırlanırken o, bende bu savaşa katılacağım, diye Efendimiz’in huzuruna geldi. Efendimiz on üç yaşındaki bu çocuğun savaşa katılmasına müsade vermedi.

Resûlullah Efendimiz Zeyd İbni Sâbit’i akıllı bulduğu için ona Süryânîce’yi ve İbrânîce’yi öğrenmesini emretti. O da kırk güne varmadan iki dili öğrendi ve Peygamber aleyhisselâm’ın Süryânîce ve İbrânîce yazışmalarını yürüttü.

Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer devirlerinde de kâtiplik görevini sürdüren Zeyd’in yaptığı en onurlu hizmetlerden biri, kendisinden diğer iki seçkin sahâbî ile birlikte Kur’ân-ı Kerîm’i toplayıp bir araya getirmesidir. Daha diğer manâlı hizmetler de yapmış olan Zeyd İbni Sâbit hicrî 45 tarihinde Medine’de ölüm etmiştir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den söylenti ettiği hadislerin sayısı doksan ikidir. Allah ondan razı olsun.

İbni Ömer radıyallahu anhümâ’dan söylenti edildiğine tarafından Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Namazınızın bir kısmını evlerinizde kılınız da oraları kabirlere çevirmeyiniz.” (Buhârî, Salât 52, Teheccüd 37; Müslim, Müsâfirîn 208, 209. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 199, Vitir 11; Tirmizî, Salât 213; Nesâî, Kıyâmü’l-leyl 1)

Câbir radıyallahu anh’den rivayet edildiğine tarafından Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Biriniz farz namazını mescidde kıldığı süre, o namazından evine de bir pay ayırsın. Zira Allah Teâlâ bu namaz sebebiyle evinde hayır yaratır.” (Müslim, Müsâfirîn 210. Ayrıca bk. İbni Mâce, İkâmet 186)

Hadisi Nasıl Anlamalıyız?

Hadislerin birincisinde, farz namazların camide kılınması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Namazların bir kısmını evlerde kılmayı nasihat eden ikinci ve üçüncü hadislerde de, bu mesele dolambaçlı olarak ifade edilmiştir.

Farz namazı niçin camide kılmak gerekir? Çünkü namaz, müslümanlığı en keskin şekilde ifade eden ibadettir. Bir kimsenin namaz kıldığını çok uzaklardan gören bir şahıs, onun müslüman olduğunu anlar. Hal böyle olunca, müslümanlar camilere gidip gelirken, oralarda coşkuyla namaz kılarken keza kendilerinin müslüman ayrıca de yaşadıkları bölgenin İslâm diyarı olduğunu önce nefislerine kanıt etmiş, sonradan çevrelerine ilân etmiş, daha da önemlisi, Cenâb-ı Hakk’a kulluklarını en canlı şekilde sunmuş olurlar.

Birinci hadiste, “Ey İnsanlar! Evinizde namaz kılınız. Zira farz namaz dışındaki namazların en makbûlü, insanın evinde kıldığı namazdır” buyurulmaktadır. Sünnet de dediğimiz nâfile namazları evlerde kılmanın çeşitli sebepleri vardır. Bunlardan birinin evlerin şerefini artırmak, oraları bereketlendirmek olduğu son iki hadiste açık açık belirtilmektedir. Çok kayda değer bir diğer sebep de, evlerde kılınan namazın, insanın mânevî dünyasını daha alçak üstteki eden riyâ ve gösteriş belâsından insanı korumasıdır. Peygamber Efendimiz’in evinin mescide bitişik olduğu halde sünnet namazları evinde kılması dikkatimizi çekmelidir.

Evlerde namaz kılmanın bir öteki hikmeti, 1131 numaralı hadiste, evleri kabristan gibi cansız ve ölü ayla getirmemek şeklinde ifade
edilmiştir. Kabirlere girmiş kimseler, “namaz kıl!”, “Kur’an oku!” emirlerinden muaf tutulmuştur. Bu sebeple onlar kabristanda ne namaz kılabilirler ne de Kur’lahza okuyabilirler.

Müslümanlar bu durumu dikkate alarak evlerini kabristana benzetmemeli, orayı içinde yatıp uyunan birer otel durumuna getirmemeli, evlerinde ibadet etmeli, namaz kılıp Kur’an okumalıdır. Diğer bir söyleyişle ve Efendimiz’in ifadesiyle, içinde Allah’ın adının anıldığı evle, içinde namaz kılınmayan ve böylece odalarında da Allah anılmayan evler de ölüye benzetilmiştir (bk. 1437. hadis). Böyle evler birer kabristan, o evlerde yatıp kalkanlar da diri gibi görünen birer ölüdür.

Burada konumuzla ilgili bir diğer hadîs-i şerifi daha hatırlayalım. Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor: “Evlerinizi kabristana çevirmeyiniz. Kuşkusuz şeytan, içinde Bakara sûresi okunan evden kaçar” (Müslim, Müsâfirîn 212). 

Son hadiste, evlerde namaz kılmanın bir diğer faziletine dikkat çekici
edilmekte, insanın evinde kıldığı namaz nedeniyle Allah Teâlâ’nın orada hayır yaratacağı belirtilmektedir. Bu hayır, orada kılınan namaz, okunan Kur’an sebebiyle meleklerin bu evi ziyaret etmesi, şeytanların oradan kovulması, Allah Teâlâ’nın orayı verimli kılması, bu nedenle o saâdet yuvasında oturanların kendilerini huzurlu ve mutlu hissetmeleridir.

Kâdî İyâz 1131 numaralı hadisteki “Namazınızın bir kısmını evlerinizde kılınız” hadisini farz namaz olarak anlamıştır. Ona kadar insan bir takım farzları evinde kılmalı, ev halkından câmiye gidemeyen kadınlara ve çocuklara imam olmalı, böylece onlara hem namazın bilmedikleri yanlarını öğretmeli ayrıca de cemaatle namaz kılmanın sevabından faydalanmalarını sağlamalıdır (İbni Hacer el-Askalânî, Fethü’l-bârî, I, 630, Salât 52).

Hadislerden Çıkarmamız Gereken Dersler Nelerdir?
Farz namazlar câmide, nâfile yani sünnet namazlar evde kılınmalıdır. Evde kılınan nâfile namazlara daha çok sevap verilir. İçinde namaz kılınmayan konut, mezardan farksızdır. Allah Teâlâ içinde namaz kılınan evi bereketlendirir; o evin halkına huzur verir. Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/farz-namaz-disindaki-namazlarin-en-makbulu.html

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.