Fecr Suresi 19. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri
banner121

Fecr Suresi 19. ayeti ne anlatıyor? Fecr Suresi 19. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri...

Fecr Suresi 19. Ayetinin Arapçası:

وَتَأْكُلُونَ التُّرَاثَ اَكْلًا لَمًّاۙ

Fecr Suresi 19. Ayetinin Meali (Anlamı):

Mirastan ne gelse, helâl-haram demeden alabildiğine yiyorsunuz.

Fecr Suresi 19. Ayetinin Tefsiri:

Âyetlerin meâlinden de anlaşılacağı üzere bu alıcı halk müziği:

Birincisi; kendileri Allah’tan ikram beklerken, en fazla ikrama yoksul olan yetimleri görmezden gelir, onlara ikram etmezler. Onlara layık verip, ellerinden tutarak hallerini düzeltmeye çalışmazlar. Halbuki yetimlere ilgi gösterip onları koruyup gözlemek, Allah katında çok makbul bir ameldir.

İkincisi; fakiri, yoksulu, yâni muhtaçları yedirip doyurmaya, ihtiyaçlarını karşılamaya özendirme etmezler. Kendileri bu işi yapmadıkları gibi, başkalarını da yönlendirmezler. Aksine ondan kaçınır, birbirlerini bunu yapmaktan nefret edilen şey ettirirler. Hatta o fakirler üzerinden geçinmek isteyip taşkınlık ederler. Çünkü onların böyle bir dertleri yoktur. Bütün tasa ve kaygıları kendi menfaatlerinin peşinden koşmak, midelerini tıka basa yüklemek, her türlü nefsânî hazlarını hoşnutluk yollarını aramaktır. Zira bu tipler, nefsin derin çukurları içinde boğulup kalmış zavallılardır.

Üçüncüsü; yine benzer dünya perestliğin ve madde tutkusunun sevkiyle mirası yerler. Onun helâl mi haram mı olduğuna bakmadan üzerine konar, oburca yerler. اللم (lemm), iyisine kötüsüne bakmayıp biriktirmek, derleyip toplamak, diğer taraftan bir yere inip konmak mânalarına kazanç. Burada “yeme”nin sıfatı olması bakımından, “haramına helâlına bakmayıp yiyişte biriktirmek, toptan yemek, yahut hazıra konarak nereden geldiğini düşünmeksizin acımadan yemek” mânalarını açıklama eder. Bu, adalet ve hukuku gözetmeyerek şiddetli doyumsuzluk ve iştah ile oburcasına yemek, demektirr.

Dördüncüsü; malı fazla severler. Bütün hırslarıyla, arzu ve tutkularıyla malı severler. Helâl, haram demeden, bulup alıp biriktirmek isterler. Kapıp göğüslerine basarlar. Halbuki sahibinin elinde hayır için sarf edilmeyip yığılan mülk, mirasyedilerin ellerinde ziyafet yollarında yenilip değil olup gitmektedir. Kazanıp yığana günah ve vebalinden diğer bir şey kalmamaktadır. Şâirin ifadesiyle:

“Cem‘-i mülk eylediğin râhat içündür ammâ

Renci artar ağır epeyce yükü hammâlın.” (Sâmî, Arpaemînizâde)

“Gerçi sen biraz gizli yaşamak için para ve mal sahibi olmaya bakıyor ve eline geçenleri de biriktiriyorsun. Fakat düşün fakat, hammalın sırtındaki önem çoğaldıkça veya ağırlaştıkça, zavallının da sıkıntısı, sancı ve sızısı o nispette fazlalaşır.”

Gerçek şu oysa, bütün bunlar âhireti düşünmemek, Ulu Allah’ın her an “gözcülük yapma uygun”n, bir avcı dikkatiyle kullarını gözetlediğini hesaba katmamaktan kaynaklanmaktadır. Halbuki hesaba katmadıkları o kıyamet mutlaka kopacaktır:

Fecr Suresi tefsiri için tıklayınız...

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Fecr Suresi 19. ayetinin meal karşılaştırması ve öteki ayetler için tıklayınız...

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/fecr-suresi-19-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.html

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.