Gâşiye Suresi 6. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri
banner121

Gâşiye Suresi 6. ayeti ne anlatıyor? Gâşiye Suresi 6. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri...

Gâşiye Suresi 6. Ayetinin Arapçası:

لَيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ اِلَّا مِنْ ضَر۪يعٍۙ

Gâşiye Suresi 6. Ayetinin Meali (Anlamı):

Yiyecekleri, yalnız zehirli ve kuru dikenli bir bitkiden ibaret olacak.

Gâşiye Suresi 6. Ayetinin Tefsiri:

Bütün varlığı geçici bir vakit için kullarını sınav ederek iyilerini kötülerinden ayırmak için yaratan ve bir gün kurduğu bu nizamı bozacak olan Allah Teâlâ, sûreye kıyamet olayını haber vermekle başlar. Kıyâmetin bir ismi اَلْغَاشِيَةُ (ğâşiye)dir. Ğâşiye, bir şeyi her kadar sarıp bürüyen, salgın, sargın ve kaplayıcı şey demektir. Bu sebeple kalp zarına, insanı veya hayvanı içinden saran derde ve kâbus gibi her taraftan saran salgın belâya “ğâşiye” denilir. Kıyâmetin dehşetli afetleri, yıkıp darmadağın eden felaketleri bütün kâinatı kuşatacak ve her şeyi altüst edecek olduğundan, o böyle isimlendirilmiştir.

Belası ve kötülüğü her yana bütün dünyayı kuşatacak olan kıyamet günü millet iki grup olur. Âyette, “bazı halk müziği” yerine, “bazı yüzler” ifadesi kullanılır. Çünkü insanların en önemli azalarından biri yüzleridir. Onlar yüzlerinden tanındığı gibi, keza iyi ya da kötü bir durumda oldukları da yüzlerinden kavranabilir. Birinci grup, geçici kısacık ömrünü gaflet, günah ve haksızlıklarla hebâ edip küfür ile sonlandıran bedbahtlardır. Bunları âhirette büyük bir hayal kırıklığı ve cefa beklemektedir:

  Dünyada iken hakkı kabule yanaşmayan, cömertlik taslayan, mü’minleri küçümseyen kâfirlerin o gün yüzlerini nefret bürüyecek, utançtan başları yere eğilecek, boyunları bükülecek, zelil ve hakîr olacaklardır.

  Aslında bunlar dünyada öyle abes duran, anlamsız yatan kimseler de değildir. Çalışıp çabalamışlardır. Fakat bunu Allah’a iman ve  âhiret korkusuyla yok, dünyevi hesaplar uğruna yaptıkları için o gün yaptıkları boş yere gidecek, kârları sadece çektikleri takâtsizlik olacaktır.

Nitekim onların bu hâli âyet-i kerîmede şöyle haber verilir:

“Rasûlüm! De fakat: «Yaptıkları ameller yüzünden en fazla zarara uğrayacakları haber verelim mi? Onlar, hoş şeyler yaptıklarını zannetmelerine rağmen, dünya hayatında yaptıkları çalışmalar nafile giden kimselerdir. İşte onlar, Rablerinin âyetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr etmişler de bu yüzden tüm amelleri boş yere gitmiştir. Tartılacak şeyleri kalmadığından kıyamet günü onlar için artık bir terâzi koymayacak, onlara hiçbir kıymet vermeyeceğiz. İşte inkâr etmeleri, âyetlerimi ve peygamberlerimi alaya almaları sebebiyle onların cezası cehennemdir!»” (Kehf 18/103-106)

Bunlar, dünyada fayda vermeyecek işlerin arkasında koşup yoruldukları gibi, kıyamet günü de boyunlarını bükecek, zilletler içinde dayanılmaz ezici cezalara maruz kalacak, dermansızlık ve bitkinlikle sıkıntılar çekeceklerdir. Bu sıkıcı cezalar, cehennem ateşi içinde tutsaklık zincirlerini ve tomruklarını sürükleyerek aşağı yukarı bata çıka boğuşup durmalarıdır.

  Onlar son derece sıcak ve kavgalı bir ateşe girecekler. Sıcaktan adamakıllı bıkkın bu kâfirlere, ferahlatıcı bir içecek yerine, fazla decede sıcak içecekler verilecektir.

  Yiyecekleri ise yalnızca ضَر۪يعٌ (darî‘) denen bir dikendir. Bu, arapların yaş olanına اَلشِّبْرِقُ (şibrık) kurusuna darî’ dedikleri dikenli bir ağaçtır. Hem dikenli ayrıca de zehir gibi acıdır.

Bazı âyetlerde, cehennemliklerin “zakkum” ve “iltihap”den başka yiyeceklerinin olmadığı haber verilirken, burada da “zehirli ve kuru dikenli bir bitki”den başka yiyeceklerinin olmadığı anlatılır. Bunlar aralarında bir çelişki yoktur. Çünkü cehennemde farklı öbür dereceler vardır. Cehennemliklerin suçlarına göre ya da her kabahat için bambaşka bir azabın verilmesi sözkonusudur. Yoksa “zakkum” yemekten kaçınacaklar, onlara “iltihap” verilecektir. Ondan da kaçınacaklar, bu defa yemeleri için “zehirli kuru diken” verilecektir. Hâsılı onlara sevdikleri hiçbir gıda verilmeyecek, yedikleri ve içtikleriyle bile aralıksız cefa edileceklerdir.

Kâfirlerin bu yürek parçalayıcı ve biçare hallerinin karşısına, cennet-cehennem gerçeği iyice anlaşılsın diye, mü’minlerin nimet, rahat ve saadet dolu tablosu konur:

Gâşiye Suresi tefsiri için tıklayınız...

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Gâşiye Suresi 6. ayetinin meal karşılaştırması ve öteki ayetler için tıklayınız...

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/gasiye-suresi-6-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.html

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.