Haccın ve Umrenin Rükünleri (Şafii Fıkhı)
banner121

Haccın ve umrenin rükünleri nelerdir? Madde madde haccın ve umrenin rükünleri...

Umre yaparken Arafat bölgesine gidilmez. Bu yüzden “Arafat”ta vakfe’de bulunmak” umrenin rükünlerinden değildir.

1. İHRÂM

İhrâm denilince akla gelen ilk şey beyaz dikişsiz elbise olsa bile, aslında ihrâm, hacca ve umreye gitmeye karar veren kişinin normalde helal olan -tırnak kesmek, tıraş etmek, cinsel ilişkiye girmek, Mekke ve çevresinde bitkileri koparmak, yeşillere yaralamak gibi- bazı şeyleri kendisine haram kılmasıdır.

Âfâkiler mik’at sınırlarından ihrâma girerler. Hava yolu ile Cidde'ye gelenler ise, geldikleri istikametteki mîkatın hizasını geçmeden, niyet ederek ihrâma girerler.

Mekkeliler, hac için Harem bölgesi sınırları içinde; umre için ise Ten’îm ya da Arafat gibi Harem bölgesi dışında ihrâma girerler. Hac ya da umre yapıp ihrâmdan çıkan âfâkiler tekrar ihrama gireceklerse Mekke’de ikâmet edenler gibi hareket ederler.

İhrâmın Sünnetleri

İhrama girmek için evinden çıkarken ve Mekke’ye girerken, hayızlı kadın bile olsa temizleme amaçlı gusletmek sünnettir. İhramlı kişi aroma sürünmelidir. Kadınlar ellerine kına yakmalıdır. Koltuk altı ve kasığındaki kılları koparmalı, bıyığını kısaltmalı, tırnaklarını kesmeli, sakalını düzeltmelidir. İhrama girecek erkekler beyaz renkli bir izârla ridâya bürünmelidirler. Kadınlar ihrâmlı iken yüzleri açık olacak şekilde tesettürlü bir kıyafete bürünürler. Kerahet zamanında değilse ihrâm için iki rek’at namaz kılınmalıdır. Ancak Mekke'de yer alan birey, ihrâma girmeden önce kerâhat vakti bile olsa iki rek'at namaz kılmalıdır. Geceleyin kılınsa bile bu namazın kıraati sessiz yapılmalıdır. Telbiye getirilmelidir. İhramda bulunulan zaman dahilinde telbiye getirirken erkeklerin sesini yükseltmesi, kadınların ise her halükârda telbiyeyi sessizce getirmeleri sünnettir. 

İhram Yasakları

İhrama giren kimselere, ihrâmdan çıkıncaya değin yasaklanmış olan iş ve davranışlar vardır. Bunlara "ihrâm yasakları" denir. İhramlı kişinin bu fiillerden birini işleme­si durumunda suç oluşturan terettüp eder. İhram yasakları ilgili olduğu alanlara göre şu şekilde gruplandırılabilir:

 

Yapılması Günah Olan ve Başkalarına Hasar Veren Konulardaki Yasaklar Rafes: İhramlının cinsel ilişkide bulunması, öpme ve sarılma gibi cinsel ilişki­ye yol açabilecek hareketlerde bulunması, şehevî duyguları tahrik edici sözler söylemesi haramdır. İhramlıyken nikâh yapılması halinde bu akid geçerli olmaz. Füsûk: Taatten ayrılıp mâsiyet (günah) sayılan herhangi bir şey yerine getirmek haramdır. Kur’an, bizi bu konuda şöyle uyarır: "Kim bilinen aylarda hacca başlarsa, artık ona hacda cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur."[1] Cidâl: Başkalarıyla tartışmak, hakâret ve kavga etmek, kırıcı hareketlerde bulunmak, kötü sözler sarfetmek haramdır.

 

Vücutla İlgili Yasaklar Saç ya da sakal tıraşı olmak, bıyıkları kesmek. Kıl ve tüyleri yolmak veya koparmak. Tırnak kesmek. Esans kullanmak. Hoş kokulu yağ sürünmek. Koklama kastıyla esans ve hoş kokulu şeyler taşımak. Göze esanslı sürme çekmek. Süslenme amacıyla saç, sakal ve bıyıkları boyamak, saçlara jöle sürmek, kadınların oje ve ruj kullanması.  Kadının ihrâmlı iken kına yakması mekruhtur. Er­keğin, elleriyle ayakları dışında vücudunun başka yerlerine kına yakması ca­izdir. İhtiyaç yok iken ellerine ve ayaklarına kına yakması haramdır.

 

Giyim ve Giyim Eşyası ile İlgili Yasaklar Kokulu ve boyalı elbise giymek. Erkeğin dikişli giysi giymesi. Erkeğin başının tamamını ya da bir kısmını örtmesi. Erkeğin elbise, göm­lek, palto, sarık ve cübbe gibi bedeninin tamamını ya da bir kıs­mını saran giysileri giymesi. (İhramlı kadının el ve yüzünü açması gerekir. Yabancılara aleyhinde örtünme amacıyla yüzünü ve ellerini örtmesi caizdir. Ancak peçe gibi yüzünün ön tarafına sarkıttığı örtü, yüzüne bağlantı etmemelidir.) Erkeğin çorap ve mest giymesi.

Nalın gibi, olası olduğunca üzeri açık pabuç giymek müstehaptır.

Av Yasağı

Gerek Harem bölgesi içinde lüzum dışında, eti ister yensin ister yenmesin her türlü kara avını avlamak, avcıya avını uygulamak ve avlanmasına yardımcı olmak, av hayvanlarına acıtmak yasaktır.

Deniz hayvanlarının avlanması yasak olmadığı gibi tavuk ve koyun gibi evcil hayvanların kesilmesi de ihrâmlıya yasaklanmış değildir.

Harem Bölgesiyle İlgili Yasaklar

Mekke şehri ve etrafındaki Harem denilen bölgedeki av hayvanlarının avlanması, bitkilerin kesilmesi ya da koparılması ister ihrâmlı, ister ihrâmsız, cümbür cemaat için yasaktır. Ama izhir, sinameki bitkileri ile kurumuş ot ve diken bu hükmün dıştan tutulmuştur.

Ağaçları, budama ve benze­ri bir ıslah maksadı ile kesmek ve ırk tarafından ekilen ekinleri koparmak caizdir.

Ağaçtaki meyve ile misvak dalı koparılabilir. Harem bölgesinde hayvan otlatılabilir.

İhrâmlıya Yasak Olmayan Şeyler

Banyo Yapmak. Yıkanırken kokulu sabun ve şampuan göstermek caizdir. İhram örtülerini başkalaştırmak ve yıkamak. Misvak göstermek, dişlerini fırçalamak. Kırılan tırnağı ve zarar veren veya rahatsız eden kılı koparmak. Kopmasına yol açmayacak şekilde teni­ni ve saçını kaşımak ise mekruhtur. Diş çektirmek. Saç tıraş ettirmeksizin başa hacamat vurdurmak, kan aldırmak. İğne vurdurmak, yara üstüne sargı sarmak. Yüzük, kol saati, gözlük ve gaz maskesi takma­k. Dikişli bile olsa para kemeri uygulamak, kayış gibi şeyleri bele bağla­mak, omuza çanta asmak. Yüzü ve başı örtmeden, yorgan ve battaniye gibi bir örtü ile örtünmek. Palto, ceket gibi giyim eşyasını giymeden omuzlarına almak. Şemsiye göstermek, gölgede oturmak. Balık vb. su ürünlerini avlamak, ehlî hay­vanları kesmek. Av hayvanı olmayan karga, çaylak gibi hayvanları, yılan, akrep, fare, sinek, pire, kene gibi zararlı hayvan ve haşareleri saldırgan köpek, kurt ve kaplan gibi yırtıcı hayvanları öldürmek.

2. ARAFAT'TA VAKFEDE BULUNMAK

Haccın en kayda değer rüknü Arafat vakfesidir. Vakfe, Arafe günü öğle ile akşam vakti arası Arafat’ta bulunmak demektir. Arafat vakfesine Arafe günü güneş batıncaya değin devam edilir. Bu vakfenin uyanıkken, uyurken, oturarak, ayakta durarak veya yürüyerek, her halde ve şekilde yapılması mümkündür.

 Arafe günü zeval vaktinden Kurban Bayramı’nın l. günü imsak vaktine değin Arafat’ta bir zaman duran kimse, farz olan vakfeyi yapmış sayılır. Arafe günü Arafat’ta kısa bir zaman bile olsa bulunamayan kimse hacca yetişmemiş olur. sonra her tarafta hac yapması gerekir.

Arafatta vakfe haccın en kayda değer rüknüdür. Nitekim bir hadis-i şerifte şöyle denilmektedir: “Hac Arafat'tır. Kim cem (Müzdelife) gecesi fecrin doğmasından önce (vakfeye) yetişirse, hacca ulaşmış demektir.” [2]

Vakfenin Şartları

Arafat'ta vakfe, kendine özgü vakitte, Arafe günü yapılmalıdır. Vakfe yapan birey ibadet ehliyetine sahip olmalıdır. Delinin, ayılması umulmayan baygının ya da aklı başın­da olmayan sarhoşun vakfesi geçerli olmaz.

Vakfenin Sünnetleri

Vakfeyi muhtemel olursa Cebel-i Rahme denilen tepenin yakınında kıbleye dönerek yapmalıdır. Cebel-i Rahme tepesine çıkmanın fazileti yoktur. Kadınların vakfe yerinin kenarında oturmaları menduptur. Arafat’ta bulunulduğu sürece bol miktarda istiğfar, zikir ve tehlilde bulunmalı, kendisi, anne ve babası ile bütün mü’minler için dua etmelidir. Dualar üç kere tekrarlanmalı, dualara hamd, temcid, tesbih ve Peygamberimiz'e salât ile başlanmalı­dır. Çokça ağlayıp tazarruda bulunarak niyazda bulunmalı, Haşr ve İhlâs sû­releri okunmalıdır. Dua ederken abdestli olmalı, kıbleye yönelip eller semaya kaldırılmalı ve ses de artı yükseltilmemelidir. Vakfeye defalarca önce mümkün olduğunca kalbi dün­yevî meşgalelerden temizlemek gerekir. Boyun büküp eziklik ve üzüntü hali içinde durulur. Helâl rızık yemeye, hâlis niyetli olmaya özen gösterilir. Başkalarının gelip geçmelerine engel olmamak için yol üstünde vakfe yapmaktan kaçınılmalıdır. Artı rahatsız etmiyorsa güneşte bekle­mek daha faziletlidir. Vakfe esnasında cünüp ya da abdestsiz olmamak, bedeni ve ihramı pisliklerden uzakta yetişmek gerekir. Avret yerleri örtülü tutulmaya dikkat edilme­lidir. Allah'ın hiçbir yaratığı küçümsenmemeli, kavga et­mekten ve kötü sözler sarfetmekten uzakta durmalı, dilenciler kovulmamalıdır. Arafe günü güneşin batışına kadar Arafat'ta beklenmelidir. Bu esnada yetkililerce yapılan hutbeler dinlenir. Zilhicce ayının yedi, dokuz, on ve on ikinci günlerinde hutbe okunması sünnettir.

3. İFÂDA TAVAFI (ZİYARET TAVAFI) GERÇEKLEŞTIRMEK

Tavaf kelimesi sözlükte "bir şeyin civarda dönmek, dolaşmak" anlamı­na gelir. Kâbe’yi ziyaret edip Kâbe'nin çevresinde yedi kez dönmeye tavaf denir. Bu dönüşlerin adam başına "şavt" denir. Tavafın, Kabe'nin etrafında yapılması gerektiği şu âyet-i kerîmeden lahza­laşılmaktadır: "Ve Beyt-i Atîk'i (Kabe'yi) tavaf etsinler."[3]

İfâda tavafı, Kurban Bayramı günlerinde, Arafat’ta vakfeden daha sonra Mescid-i Haram’a gelince yapılır. Bu tavafa ziyaret tavafı ismi de verilir.

İfâda tavafını mâzeret söz konusu olmaksızın geciktirmek caiz değildir ve yapılmadıkça hac hazır olmaz. Âdetli kadınlar temizlenince bu tavafı yaparlar.

Tavafın Şartları

Setr-i avret, yani avret sanılan yerlerin örtülü olması. Avret yeri açık olarak tavaf eden kişinin yapmış olduğu tavaf geçerli olmaz. Abdestli edinmek. Tavaf yapacak olan tıpkı namaz için zorunlu olan hades ve necasetten te­miz olmalı; hayızlı, nifaslı, cünüp ya da abdestsiz olmamalı; vücudunda ya da kıyafetinde pislik bulunmamalıdır. Tavafa başlarken niyeti olmak. İfâza ve kudüm tavafı dışarıda kalan diğer tavaflar için kasıt şarttır. Niyetin Hacerü’l Esved hizasında yapılması gerekir. Kâbe'yi sol tarafına alıp kendisi Kâbe'nin sağında olacak şekilde yürümek. Birey, tavafta Kabe'yi sol tarafına almalıdır. Tavaf eden kişi, Hatîm'in dıştan bulunmalıdır. Tavaf sırasında Kabe'nin duvarına dokunan, şâzervân üstünde yürüyen ve­ya Hatîm'in iki açık yerinin birinden girip diğerinden meydana çıkan kişinin yapmış olduğu tavaf sahih olmaz. Tavafa Hacerü’l Esved hizasından başlamak. Hacerü’l Esved hizasından başka bir noktadan tavafa başlanırsa, tavafın Hacerü’l Esved’e veya onun hizasına ulaşıncaya kadarki kısmı geçerli sayılmaz. Tavafın Mescid-i Harâm'da yapılması. Tavaf, metâfta, yani Kabe'nin etrafında yapılması gerekir. Peşisıra yedi şavt yerine getirmek. Tavaf, herkes usulüne tarafından Kabe'nin etrafında bir kere dönmek anla­mına gelen yedi şavt olarak yapılmalıdır. Birini yetkisiz yapan birey­nin tavafı sahih olmaz. Tavaf eden kişinin tavaf esnasında başka bir işle meşgul olmaması. Başka bir işe yöneldiği anda, tavafı kesintiye uğrar.

Tavafın Sünnetleri

Tavafa başlarken, Hacerülesved hizasına, Rükn-i Yemânî yönünden varmak. Gücü yeten kişinin -kadın da olsa- tavafı yürüyerek yapması. halinde tekerlekli sandalye gibi araçlarla tavaf etmek caizdir. Ayaklar incinmeyecekse tavafı yalınayak gerçekleştirmek efdâldir. Sevabı fazla ol­sun diye tavafı kısa adımlarla yapmak menduptur. İstilâm etmek. İstilâm, Hacerü’l Esved'i selâmlamak demektir. İlk tavafta erkeklerin tenhâ ise Hacerü’l Esved'e el sürmesi ve hafifçe öpmesi menduptur. Eğer öpmek olası değilse Hacerü’l Esved istilâm edilir. Hacerü’l Esved'e yaklaşılamadığı durumlarda, başkalarına rahatsızlık vermemek için uzaktan avuçların içi Kâbe'ye çevrilerek eller kulaklar hizasına değin kaldırılıp "Bismillâhi Allahü Ekber" denilerek, karşıdan işaretle selâmlanır. Bu hareketi tavafın her şavtında sağ el ile yapmak sünnettir. İstilâm edilirken Hacerü’l Esved karşı durulup beklenmez, yürümeye devam edilir. İstilâm sırasında şu duayı okumak:

“Allahım! Sana iman ederek... Senin kitabını onaylama ederek... Ahdine ve­fa göstererek peygamberin ve Efendimiz Muhammed'in (s.a.v) sünnetine tâbi olarak bu tavafı yapıyorum.”

İlk şavtta sağ el ile Rükn-i Yemânî istilâm etmek, sonra da bu elin içini öpmek. Rükn-i Yemânî ile Hacerü’l Esved aralarında şu duayı okumak:

“Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, âhirette de iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru.”

Erkeklerin remel yapması. Erkekler ilk üç şavtta koşmaksızın seri bir şekilde, öteki şavtlarda ise sükûnetle yürümelidir. Kadınlar remel yapmazlar. Erkeklerin ıztıbâ` yapması. Iztıbâ’, ridânın yani ihrâmın vücudun belden yukarısını örten parçasının bir ucunu sağ kolun altından geçirip, sol omuz üzerine atarak sağ kolu ve omuzu ridânın dıştan bırakmaktır. Tavaf bitince omuz örtülür, tavaf namazı omuz örtülmüş olarak kılınır. Muvâlât yani tavafın bütün şavtlarını ara vermeden peş peşe gerçekleştirmek. Şavtlar arasına fasıla konulmamalıdır. Tavaf esnasında abdestin bozulması veya farz namaz için kamet getirilmesi gibi, tavafa devam etmeyi engelleyen bir şart ortaya çıkarsa, tavaf olduğu yerde bırakılır, kalan kısmı sonradan tamamlanır. Bu durumlarda tavafa her tarafta başlanması daha faziletlidir. Erkeklerin mümkün olduğu kadar Kâbe'ye yakın; kadınların ise erkekler arasına karışıp sıkışmayacak bir uzaklıktan tavaf etmeleri. Tavaftan daha sonra iki rek'at tavaf namazı kılınmalıdır. Farz bir namazı ya da tavaf namazından başka bir nafileyi kılmak da ta­vaf namazı yerine geçer. Bu namazları tavaftan derhal sonradan kılmak, namaz­dan sonradan Hacerü’l Esved'i istilâm etmek menduptur. Tavaf namazının Makam-ı İbrahim'in ardından kılınması, burada kılınamadığı takdirde Hatîm'de, burada da olası olmaması halinde Kabe'ye ya­kın bir yerde kılınması çok faziletlidir.

Tavaf eden kişinin tavaf sırasında edep kurallarına riayet etmesi, tavafa zıt düşen hare­ket ve davranışlardan uzak durması, ellerini ve gözlerini her türlü günahtan koruması, karşılaştığı insanları küçümsememesi gerekir.

Abdest sıkışıklığı halinde tavaf etmek, tavafı nedensiz olarak yarıda teslim etmek, tavaf sırasında ellerini arkadan bağlamak, özürsüz tükürmek, esneme hali açık havada elini ağzının üstüne hazırlamak ve parmakları çıtlatmak mekruhtur.

Tavaftan sonradan bol bol zemzem suyu içilmelidir. Bu, kutsal bir sudur. Bereketinden istifade etmek için, bu sudan biraz da memlekete getirilip aile bi­reylerine ve gelen hacı ziyaretçilerine ikram edilmelidir.[4]

Tavaf Çeşitleri

TAVAF ÇEŞİTLERİ

KUDÜM TAVAFI

İFÂDA TAVAFI

UMRE TAVAFI

VEDÂ TAVAFI

TATAVVU TAVAF

Kudüm tavafı: İfrad veya kıran haccı yapacak olan âfâkilerin Mekke'ye vardıklarında yaptıkları birincil tavaftır. Yapılması sünnettir. Arafat vakfesinden önce yapılmalıdır. İfâda (ziyâret) tavafı: Arafat’tan indikten daha sonra, kurban bayramı günlerinde yapılan tavaftır. Haccın rüknü olan tavaf budur. İfâza tavafının vakti, kurban bayramının birincil gecesinde gece yarısından sonradan başlar. Efdal olan, bu tavafın kurban bayramının birinci gününde yapılmasıdır. Tıraş olup ihramdan çıktıktan daha sonra gusül alınarak yapılması efdâldir. Bu tavaf yapılmadan hacının cinsel ilişki yasağı sona ermez. Vedâ tavafı: Mekke'den ayrılmadan yapılan son tavaftır. Buna sader tavafı da denir. Hac esnasında cemrelerin taşlanması bittikten sonra Mekke’den ayrılmadan önce âfâkiler kadar yapılması gereken tavaftır. Hac vazifeleri bununla sona erer. Yapılması vaciptir. Veda tavafı yapmadan âdet görmeye başlayan ve temizlenmeden Mekke’den ayrılan kadınlardan veda tavafı düşer. Umre tavafı: Umrenin rüknünden olan ve ihrâmlı olarak yapılan tavaftır. Tatavvu (beyhude) tavaf: Mekke'de bulunan Müslümanların zaman zaman yaptıkları tavaftır. Mekke dışından gelenler için bu tavafı gerçekleştirmek, beyhude namaz kılmaktan daha faziletlidir.

4. SA’Y ETMEK

Safa ve Merve tepeleri arasında sa'y etmek, haccın rükünlerindendir. Sa'y, Safa ile Merve tepeleri arasında Safa’dan Merve’ye dört gidiş, Merve’den de Safaya üç dönüş almak üzere toplam yedi şavt yapmaktır.

Sa'yın Şartları

Hac ya da umre ibadeti niyetiyle yapmak.  Safa tepesinden açılmak, Merve tepesinde sona erdirmek.   iyice yedi şavt yerine getirmek.   Kudüm, umre veya ifâda tavafından anında sonra yapmak. Kudüm tavafıyla sa'y arasına Arafat vakfesi girmemelidir.

Sa'yın Mendupları

Sa’y yapacak kişinin abdestli olması gerekir. Hadesten ve necasetten pak, avret yerleri de örtülü olmalıdır. Sa'y etmek için ilk olarak Safa tepesine gitmeli, burada Kabe'yi görebilecek bir yere çıkmalıdır. Kadınla­rın böyle yapmaları yerinde değildir. Sa'y yürüyerek yapılmalıdır. Mazereti olanlar tekerlekli arabaya bine­rek de sa'y yapabilirler. Safa ile Merve'de okunması gereken duâlar okunmalıdır. Sa'y esnasında özellikle şu dua oldukça çok okunmalıdır:

"Rabbim! Bağışla ve acıma eyle. Bildiğin günahlarımdan vazgeç, on­ları affedip temizle. şüphesiz ki, maksimum izzet ve kerem sahibi sensin."

Erkekler, mes'âdaki (sa'y edilen yerde) yeşil aydınlatılmış iki direk aralarında hervele yapmalı, buralarda koşar adımlarla git­melidir. Bu iki direkten önce ve daha sonra ise bayağı yürüyüşle sa’ya devam ederler. Kadınlar hervele yapmazlar.

Sa'y şavtlarının arasına fasıla konulmamalıdır. Mazeretsiz olarak sa'y sırasında durmak ve sa’yden sonradan iki rek'beygir namaz kılmak mekruhtur.

5. TIRAŞ EDINMEK

Hac veya umre ibadetini yerine getiren erkeklerin saçlarını tıraş etmeleri ya da kısaltmaları, kadınların ise sadece kısaltmaları, yaptıkları hac ya da um­renin rüknüdür. Şu âyet-i kerimede bu şart bildirilmiştir: "Andolsun, Allah, Peygamberinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse, siz güven içinde başlarınızı kazıtmış veya saçlarınızı kısaltmış olarak, kork­madan Mescid-i Haram'a gireceksiniz."5

Kadınların saçlarını parmak ucu kadar kısaltmaları yeterlidir. Erkeklerin saçlarını tıraş ederken ya da kısaltırken sakal ve bıyıklarından da azıcık almaları müstehaptır. Kel olan kimsenin, tıraş bıçağını başı­nın üzerinde dolaştırması müstehaptır. Baştaki saçın tamamını tıraş olmak erkekler için daha faziletli olmakla birlikte üç telin kesilmesi, koparılması ya da ucundan kesilmesi de tatmin edici olur.

Hacda tıraş olmanın vakti, kurban bayramının birinci gecesinde gece yarısından sonradır. Sünnete uygun olan sıraya göre önce Akabe Cemre’sine taş atmak, daha sonra kurban kesmek, ar­dından tıraş olmaktır.

Tıraş, ifâza (ziyaret) tavafı ve sa'yın son vakti yoktur. Bunları kurban kesme günlerinde yerine getirmek efdaldir. Tıraş olma, bay­ramdan sonraya ertelenebilir ama bu durumda ihram yasakları devam eder. Sünnete yerinde olan, tıraşı Mekke'de olmaktır. Tıraşı erteleyip Mekke'den çıktıktan daha sonra almak, tahrîmen mekruhtur.

6. TERTİBE AKTARMAK

Hac ibadetini yerine getirmeye niyetlenen bir birey, önce ihrama girmeli, kudüm (geliş) ya da ifâza (ziyaret) tavafından son­ra sa'y etmeli, Arafat vakfesini ifâda tavafından ve tıraştan önce yapmalıdır. Çünkü Resûlullah (s.a.v.) haccederken hac amellerini bu sıraya göre yapmış ve hac ibadetlerinin eda ediliş şeklini kendisinden öğrenmemizi emretmiştir: "Hac ibadetlerinizi nasıl yapacağınızı benden öğrenin."6

Arafat vakfesi hariç, haccın rükünleri, bununla beraber umrenin de rükünle­ridir. Umrenin rükünlerinin tümünün sırasıyla yerine getirilmesi zorunludur.

Dipnotlar:

1 Bakara sûresi, 197. âyet

2 Tirmizî, Hac, 57; Ebû Davud, Menâsik, 69; Nesâî, Hac, 211; ibn Mâce, Menâsik, 37

3 Hac sûresi, 29. âyet

4 https://sorularlaislamiyet.com/kaynak/safi-mezhebine-gore-hac-ile-ilgili-hukumler-nelerdir#10

5 Fetih sûresi 27. âyet

6 Müslim, Hac, 310; Ebû Davud, Menâsik, 78; Nesâî, Hac, 220

Kaynak: Hasan Serhat Yeter, FIKIH 1 (Şafii Mezhebi), 2017

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/haccin-ve-umrenin-rukunleri-safii-fikhi.html

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.