Hammâmizâde İsmâil Dede Efendi Kimdir?
banner121

İsmâil Dede Efendi kimdir? Mevlevi dedesi ve klasik Türk mûsikisinin son temsilcisi Türk Bestekarı Hammamizade İsmail Büyükbaba Efendi’nin hayatı.

Türk mûsikisi bestekârı ve hânende ve Mevlevî dedesi...

BÜYÜKBABA EFENDİ KİMDİR?

İsmail Dede Efendi, 9 Ocak 1778’de İstanbul Şehzadebaşı’nda doğdu. Babası, uzun zaman Cezzâr Ahmed Paşa’nın mühürdarlığını yapan Süleyman Ağa, annesi Rukiye Hanım’dır. Doğumu Kurban Bbayramı’nın birincil gününe rastladığı için kendisine İsmâil adı verilmiş, Mevleviyye tarikatına mensup olduğundan “İsmâil Dede”, “Büyükbaba Efendi”, babasının hamam işletmeciliğiyle meşgul olmasından dolayı “Hamâmîzâde” (Hammâmîzâde) diye tanınmıştır. Şehzadebaşı’ndaki Acemoğlu Hamamı’nı işleten babası, İsmâil üç dört yaşlarında iken bu hamamı satıp Altımermer Kurusebil mahallesindeki Çavuş Hamamı ile yanındaki evi satın alarak oraya yerleşti. İsmâil, öğrenimini Hekimoğlu Ali Paşa Camisi’nin bitişiğindeki Çamaşırcı Mektebi’nde tamamladıktan sonra defterdarlıkta Başmuhasebe Kalemi’nde kâtip muavini olarak çalışmaya başladı.

Öğrenciliği sırasında sesinin güzelliğinden nedeniyle ilâhicibaşı olan İsmâil, ilk mûsiki derslerini Anadolu Kesedarı Uncuzâde Mehmed Belli Efendi’den aldı. Ahenkli olarak devam ettiği Yenikapı Mevlevîhânesi’nde kendini yetiştirdi. Ney üflemeyi de Abdülbâki Nâsır Dede’den öğrendiği söylenir.

BİTMEYEN ÇİLE

Ali Nutkî Büyükbaba’ye intisap ederek 3 Haziran 1798 tarihinde çileye soyundu. Kısa bir vakit daha sonra babasını kaybetti. sırası gelmişken babasının işlettiği hamamı sattı. Çilesinin ikinci yılında iken bestelediği, “Zülfündedir benim kısmet-ı siyâhım” mısraıyla başlayan bûselik şarkısı mûsiki çevrelerinde büyük akustik uyandırdı.

6 Mart 1801 çilesini tamamlayarak “dede” unvanını aldı. Bir müddet sonra bestelediği, “Ey çeşm-i âhû hicr ile tenhâlara saldın beni” mısraıyla başlayan hicaz nakış bestesi de mûsiki çevrelerinde benzer ilgiyi gördü. 1802 yılının birincil aylarında saraylı Nazlıfer Bayan’la evlenmesinden daha sonra dergâhtan ayrılarak Akbıyık mahallesinde kiraladığı bir eve taşındı. Âyin günleri mevlevîhâneye gidip kendi odasında mûsiki dersleriyle meşgul olan İsmaîl Büyükbaba 1804’te şeyhi Ali Nutkî Büyükbaba’yi, bir sene daha sonra ilk çocuğu Sâlih’i kaybetti. Oğlunun vefatı üstüne duygularını, “Bir goncafemin yâresi vardır ciğerimde” mısraıyla başlayan bayâtî murabba bestesiyle dile getirdi. 1808’de annesiyle hâmisi 3. Selim vefat etti; 1810’da ikinci çocuğu Mustafa’yı da kaybetti.

TÜRK MUSİKİSİNİN ÖNEMLİ İSİMLERİNDEN

Türk mûsikisi tarihinin önde gelen birkaç siması arasında yer alan İsmâil Büyükbaba hânendeliği, hocalığı ve bilhassa bestekârlığı ile tanınmıştır.

İsmâil Büyükbaba Türk mûsikisinin âyin, durak, tevşih, savt, ilâhi, peşrev, saz semâisi, kâr, kârçe, kâr-ı nâtık, murabba, semâi, şarkı, türkü, köçekçe gibi dinî ve din dışı sahadaki anında her formunda eser vermiştir.

İsmâil Büyükbaba 500’ün üstünde eser bestelemiş, bazılarının güfteleri de kendisine ait olan bu eserlerin birçok günümüze ulaşamamıştır.

“Gel ey sâlik diyem bir laf ama haktır” mısraıyla başlayan dügâh, “Habîbullah cihâna can değil mi” mısraıyla başlayan sabâ, “Bir ismi Mustafâ bir ismi Ahmed” mısraıyla başlayan uşşak, “Gelin gidelim Allah yoluna” mısraıyla başlayan hicaz ilâhileri zamanımıza ulaşan dinî eserleri aralarında zikredilebilir.

HAC YOLUNDA

İsmâil Dede’nin 2. Mahmut devrinde sarayla münasebetleri gelişerek devam etti. 1812’de “musâhib-i şehriyârî”ler arasına alındı, bir müddet daha sonra da müezzinbaşılığa getirildi. 1842’de isteği üzerine Sultan Abdülmecit göre kendisine Ahırkapı civarında bir konak verildi. Dört yıl sonra talebeleri Dellâlzâde İsmâil ve Mutafzâde Ahmed efendilerle birlikte padişahtan hacca gitmek için izin aldı. Hac yolunda, Kutbünnâyî Osman Büyükbaba’nin unutulmaya yüz tutan mi‘râciyesini bu talebelerine meşketti.

SON ESERİ

Hac sırasında bestelediği sözleri Yûnus Emre’ye ait, “Yürük değirmenler gibi dönerler” mısraıyla başlayan şehnaz ilâhisi onun son eseridir.

İSMAİL DEDE EFENDİ’NİN KABRİ NEREDEDİR?

Yakalandığı kolera hastalığından kurtulamayarak 29 Kasım 1846 tarihinde Mina’da vefat etti. Mekke’deki Cennetü’l-muallâ’da Hz. Hatice’nin ayak ucuna defnedildi.

Kaynak: DİA

DEDE EFENDİ KİMDİR?

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/hammamizade-ismail-dede-efendi-kimdir.html

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.