Haşr Suresi 22. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri
banner121

Haşr Suresi 22. ayeti ne anlatıyor? Haşr Suresi 22. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri...

Haşr Suresi 22. Ayetinin Arapçası:

هُوَ اللّٰهُ الَّذ۪ي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِۚ هُوَ الرَّحْمٰنُ الرَّح۪يمُ

Haşr Suresi 22. Ayetinin Meali (Anlamı):

O Allah fakat, O’ndan diğer ilâh yoktur! Duyuların kavrama sahası açık havada kalan şeyleri de, duyuların sezgi sahasına giren şeyleri de bilir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.

Haşr Suresi 22. Ayetinin Tefsiri:

Korkusundan o haşmetli, o kaslı ve sağlam dağların bile titreyip baş eğerek paramparça olacağı Yüce Allah, kendisini bir kısım ad ve sıfatlarıyla tanıtmaktadır. Bunlara Kur’lahza dilinde “el-Esmâü’l-Hüsnâ” denilir. (bk. A‘râf  7/180) Burada bu hoş isimlerden şunlara yer verilmektedir:

هُوَ  (Hû): O.

اَللّٰهُ  (Allah): Rabbimizin özel ismi; tüm isim ve sıfatlarını kendinde toplayan en büyük ismi.

اَلْعَالَمُ (Âlim): Görülen veya görülmeyen, sıcacık veya açık her şeyi en iyi haberdar olan.

اَلرَّحْمٰنُ  (Rahmân): Nihâyetsiz acınacak şey sahibi; rahmetiyle her varlığı kuşatan.

اَلرَّح۪يمُ  (Rahîm): Çokça acınacak şey eden, yaratıkların bütün ihtiyaçlarını gideren.

اَلْمَلِكُ (Melik): Hükümdar, sultan, padişah; hâkimiyetin mutlak sahibi; görünen ve soyut taraflarıyla tüm kâinatın reel ve yegâne mâliki,

اَلْقُدُّوسُ  (Kuddûs): Her türlü eksiklikten uzak, mutlak kemal sahi­bi, yaratılmışların tasavvur ve tasvirine sığmaz; tertemiz olan ve tertemiz kılan.

اَلسَّلَامُ (Selâm): Her türlü kusur ve afetlerden sâlim olan; selâmetin kaynağı, esenlik veren, selâmete çıkaran.

اَلْمُؤْمِنُ  (Mü’min): Güven veren, emniyete kavuşturan, kendisine güvenilen, va’dine emanet edilen, gönlünü imana açanlara iman veren, kendisine güvenenleri korkudan belli kılan.

اَلْمُهَيْمِنُ (Müheymin): Koruyup kollayan, görüp gözeten, idare eden ve denetleyici, kâinatın mutlak hâkim ve idarecisi.

اَلْعَز۪يزُ  (Azîz): Üstün kudret sahibi, mağlup edilemeyen mutlak şiddet sahibi, ye­gâne galip, izzet ve şânın belli başlı sahibi ve kaynağı.

اَلْجَبَّارُ (Cebbar): İradesine sınır olma­bağlı, istediğini her durumda yapabilen, hükmüne ve yetkisine karşı konulamayan, yaratılmışların halini iyileştiren, yaraları saran, dertlere derman olan, erişilemez, yüceler yücesi, zor ve azamet sahibi.

اَلْمُتَكَبِّرُ (Mütekebbir): Büyüklüğü açık açık olan, azametini ortaya koyan, büyüklük ancak kendisine yaraşan, büyüklükte eşi olmayan,

اَلْخَالِقُ (Hâlık): Takdir ettiği gibi yoktan yaratan.

اَلْبَارِئُ (Bâri’): Örneği olmadan yaratan, yaratıklarını sürükleyici ve âhenkli kılan, ya­ratmanın tüm safhalarındaki inceliklerin belli başlı kaynağı.

اَلْمُصَوِّرُ (Mûsâvvir): Şekil, biçim ve özel­lik veren, varlıkların maddî-manevî, duyularla sezgi edilen edilemeyen tüm şekil ve hususiyetlerini belirleyen.

 اَلْحَك۪يمُ (Hakîm): Bütün hükümleri ve işleri yerli ye­rince ve sağlam olan; hüküm ve hikmet sahibi.

Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurur:

“Kim sabaha çıktığında üç kez اَعُوذُ بِاللّٰهِ السَّم۪يع الْعَل۪يمِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرُّج۪يمِ (Eûzü billâhi’s-semî’i’-l alîmi mine’ş-şeytanca’r-racim) «Kovulmuş şeytandan her şeyi işiten ve haberdar olan Al­lah’a sığınırım» deyip de Haşr sûresinin sonundan üç âyet-i kerîme okuya­cak olursa, Allah ona akşam oluncaya değin dua edecek yetmiş bin melek gönderir. Ola Ki o gün ölürse şehîd olarak ölür. Her kim bunu akşamleyin oku­yacak olursa, onun için de benzer şey laf konusudur.” (Tirmizî, Sevâbü’l-Kur’lahza 22)

Unutmamak gerekir ancak, göklerde ne var yerde ne varsa hepsi, bütün varlıklar, ad ve sıfatları haber verildiği şekilde olan Allah’ı kesintisiz tesbih etmektedirler. Zihin sahibi insana düşen de Allah Teâlâ’yı tanıyabildiği kadar tanımak; tüm zor, zor, istidat ve imkânlarıyla O’na kul olabilmektir. O’nu zikir, tesbih ve tefekküre gark olmuş selim bir gönle erişebilmektir. İnsanın, yarın Allah’ın huzurunda vereceği sınav için bu husus çok büyük bir öneme sahiptir. Kulun hazırlanması gereken en büyük imtihan da zâten budur. Dolayısıyla bu mânayla yakından irtibatlı olmak üzere derhal Mümtehene sûresi geliyor:

Haşr Suresi tefsiri için tıklayınız...

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Haşr Suresi 22. ayetinin meal karşılaştırması ve diğer ayetler için tıklayınız...

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/hasr-suresi-22-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.html
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.