“İki Cuma Arasındaki Günahları Bağışlanır” Hadisi
banner121

Hadisi şerifi nasıl anlamalı ve amel etmeliyiz? Hadisten çıkarmamız gereken dersler nelerdir?

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den söylenti edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Bir kimse uygunca abdest alarak cuma namazına kazanç, hutbeyi ses çıkarmadan dinlerse, iki cuma arasındaki ve pozitif olarak üç jurnal daha günahları bağışlanır. Kim hutbe okunurken çakıl taşlarıyla oynarsa, abes ve mânasız bir meslek yapmış olur.” (Müslim, Cum`a 27. Ayrıca bk. Müslim, Cum`a 26; Ebû Dâvûd, Salât 203; Tirmizî, Cum`a 5; İbni Mâce, İkâmet 62, 81)

Bir sonraki hadisle birlikte açıklanacaktır.

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den söylenti edildiğine tarafından Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Büyük günahlardan kaçınıldığı sürece, beş zaman namaz ile iki cuma ve iki ramazan, arasında geçen günahlara keffaret olur. (Müslim, Tahâret 16. Keza bk. Müslim, Tahâret 14, 15)

Hadisi Nasıl Anlamalıyız?

Peygamber Efendimiz birincil hadîs-i şerîfte cuma namazının önemine işaret etmekte, bu namazı usûlüne uygun bir şekilde kılan kimsenin on jurnal günahının bağışlanacağını müjdelemektedir. Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem cuma ibadetinin biri bedenî, diğeri de ruhi almak üzere iki şartından söz etmekte, bedenî hazırlığın, sünnetlerine ve edeplerine uygun şekilde adilane abdest elde etmek, hatta 1153. hadiste öğüt edileceği üzere yükseklik abdesti edinmek olduğunu söylemekte, ruhi hazırlığın da cuma hutbesi okunurken, hiçbir şeyle ilgilenmeden ve kimseyle konuşmadan hutbeyi kulak vermek olduğunu belirtmektedir. Zira hutbe okunurken konuşulan her boşboğaz söz, yapılan her mânasız meslek bu önemli ibadetin sevabını kaybetmeye yol açar.

Birinci hadiste müslümanların hutbe okunurken çakıl taşlarıyla oynamaktan menedilmeleri bize târihî bir gerçeği hatırlatmaktadır. Peygamber Efendimiz vaktinde mescidlerin zemini kum ve topraktı. Bu sebeple bir takım sahâbîler, hutbe okunurken, secde edecekleri yerlerdeki çakıl taşlarını alıp kenara koymaya çalışırlardı. Bu basit meşgale insanın keza bedeni hem de ruhuyla kendini ibadete vermesine engel olduğundan, Allah’ın Resûlü hutbe dinlerken başka bir şeyle oyalanmamayı tavsiye etmektedir.

Her iki hadîs-i şerîfte belirtilen ve bizim için hayâtî öneme sahip bir mesele de, farz ibadetlerin küçük günahların affına vesile olmasıdır. Buna göre insanın gönül huzuru ile bir vakitten öteki vakte kadar kıldığı beş vakit namaz, cuma namazı ve candan tuttuğu ramazan orucu, benzer cinsten bir öteki farzın yapılacağı zamana dek işlenen küçük günahların bağışlanmasına imkân vermektedir. İnsanoğluna sunulan böyle bir imkân, Cenâb-ı Hakk’ın kulunu ne değin sevdiğinin ve iki cihanda bahtiyar olması için ona büyük fırsatlar verdiğinin en hoş delilidir.

Şu da unutulmamalıdır ki, bu hadisler ile sözde hadislerde bağışlanacağı açıklanmış küçük günahlar, insanın Allah’a aleyhinde sorumluluk sahibi olup da yapmadığı görevleridir; öteki bir söyleyişle insan üzerindeki Allah hakkıdır. Küçük günahların bağışlanması, büyük günahlardan sakınma şartına bağlıdır. Kul haklarının affedilmesi ise, kendisine karşı adaletsizlik yapılan insanın memnun edilmesiyle mümkün olabilir. bununla beraber Allah Teâlâ’nın haksızlığa uğrayan kulunu razı ve memnun edip adaletsizlik eden kulunu bağışlaması da pekâlâ mümkündür. Büyük günahlara gelince, onların bağışlanması ya dostça bir pişmanlık ile ya da Cenâb-ı Mevlâ’nın lutuf ve keremiyle mümkün olur.

Açıklamakta olduğumuz 1150. hadis, cuma namazının en üstün ibadet olduğunu açıkça açıklama etmektedir. Zira beş süre namaz yalnızca öbür vakte, ramazan orucu sadece öteki ramazana kadar işlenen minik günahların bağışlanmasına vesile olduğu halde, cuma namazı öbür cumaya kadar yapılan günahların bağışlanmasına vesile olduktan başka, hem üç günlük günahın daha silinmesine imkân vermektedir. Fakat bu imkânı elde edebilmek için, hadisin baş tarafındaki iki şartı, yani adilane abdest alma ve hutbeyi bir şeyle oyalanmadan ve konuşmadan sükûnetle dinleme gereğini unutmamalıdır.

Bir Takım ibadetlerin küçük günahların bağışlanmasına vesile olduğu âyet-i kerîmelerden de anlaşılmaktadır: “İyilikler kötülükleri (günahları) giderir” Hûd sûresi (11), 114, “Size yasaklanmış edilen büyük günahlardan kaçınırsanız, kusurlarınızı örter ve sizi onurlu bir yere koyarız” Nisâ sûresi (4), 31 âyetleri bu ilâhî ihsânı ve bağışı göstermektedir.

İnsan bu hoş imkânı değerlendirmeli, iyilikler ve ibadetler yaparak Cenâb-ı Hakk’ın bağışına lâyık olmaya çalışmalıdır. Bu hoş ibadetler doğru insanın bağışlanacak minik günahı kalmasa bile, bu ibadetler onun derecesinin artmasına, şayet de Cenâb-ı Mevlâ’nın lutfuyla büyük günahlarının hafiflemesine vesile olacaktır.

Hadisten Çıkarmamız Gereken Dersler Nelerdir? Cuma namazına gitmeden önce uygun bir şekilde abdest almalı, hatta mümkünse zirve abdesti almalıdır. Cuma hutbesi sükûnetle dinlenmeli, hutbe okunurken hiçbir şeyle meşgul olmamalıdır. Beş zaman namaz, cuma namazı ve ramazan orucu, büyük günahlardan sakınıldığı takdirde, öteki vakte, öbür cumaya ve öbür ramazana dek yapılacak minik günahların bağışlanmasına vesile olur. Büyük günahların bağışlanması için, o günahlardan samimi bir şekilde pişman olmak gerekir; tövbe edilememişse, o günahı Cenâb-ı Hakk’ın bağışlaması umulur.

Cuma Günü Yapılacak En Güzel Amel

Bir Müslüman Cuma Günü Neler Yapmalı?

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/iki-cuma-arasindaki-gunahlari-bagislanir-hadisi-serifi.html

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.