“Kim Bir Müslümanın Sıkıntısını Giderirse…” Hadis
banner121

Hadisi şerif Müslümanları birbirlerine aleyhinde hangi mesuliyet hakkında uyarıyor? Müslümanın Müslüman kardeşine aleyhinde görevleri ve hassasiyetleri nelerdir? Hadisi şerifi nasıl anlamalı ve amel etmeliyiz?

Abdulah İbni Ömer radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine kadar, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Müslüman, müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, adaletsizlik yapmaz, onu düşmana teslim etmez. Müslüman kardeşinin ihtiyacını gideren kimsenin Allah da ihtiyacını giderir. Kim bir müslümandan bir sıkıntıyı giderirse, Allah Teâlâ o kimsenin kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim bir müslümanın ayıp ve kusurunu örterse, Allah Teâlâ da o kimsenin ayıp ve kusurunu örter.”

Buhârî, Mezâlim 3; Müslim, Birr 58. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 38, 60;Tirmizî, Hudûd 3, Birr 19; İbni Mâce, Mukaddime 17

Hadisi Nasıl Anlamalıyız?

Kur’ân-ı Kerîm: “Kuşkusuz mü’minler birbiri ile kardeştirler” Hucurât sûresi (49), 10 buyurur. Hadisimizde de müslümanların kardeş olduğu belirtilmektedir fakat, böylece mü’min ve müslim tabirlerinin, bazı âlimlerimiz ayrı olduğunu söyleseler de, benzer anlamı ifade ettiğini görmüş oluyoruz. Müslümanların kardeşliği din itibariyledir. Din kardeşliği, kan kardeşliğinden daha önceliklidir. Bu kardeşlik, serbest, esir, zihin bâliğ ve mümeyyiz olan herkesi içine alır. Bu sebepledir oysa, köle olanlar bile sahiplerinin kardeşi sayılırlar. Bu kardeşliğin gereği, mü’minler arasında şefkat ve merhametin, yardımlaşma ve dostluğun her an güçlenerek ve artarak gelişip yaygınlaşması olmalıdır.

Müslümanın, müslüman kardeşine zulmetmemesi bir temenni yok bir emirdir. Çünkü gaddarlık haramdır. Her haksızlık bir çeşitlilik zulümdür. İslâm devletinin teminatı aşağı yaşayan zimmîler ve farklı alanlara yönlendirilmiş din mensupları da aynı hükme tabidir. Esasen İslâm dini, her çeşit zulüm ve haksızlığın, herhangi bir insana yapılmasını caiz görmez. Ancak kendilerine ve başkalarına zulmedenlere karşı alınan tedbirler ve verilen ceza, cefa veya adaletsizlik olarak nitelendirilemez. Şirk ve küfür bir zulümdür. İslâm, insanların şirkte ve küfürde kalmalarına, şirki ve küfrü yasal göstermelerine, ya da yaymalarına şımartma ve müsaade etmez. Böyle davrananlara karşısında, Allah’ın emrettiği ve prensiplerini vaz ettiği ölçüler içinde hareket eder. Bunu yaparken adâlet kâideleri dışına çıkmaz.

Burada, özellikle anılan müslümana zulmetmeme ise, onunla olan din kardeşliği hukukuna en iyi şekilde intibak ve keza kanûnî, hem de ahlâkî görevlerini eksiksiz yerine getirme, herhangi bir şekilde haksızlık yapmama emrinden ibarettir.

Müslüman, din kardeşini düşmana teslim etmez, onu terketmez, tehlikeye atmaz. Hadis şârihi İbni Battal, mazluma destek etmenin her müslümanın üstüne farz-ı kifâye olduğunu, devlet başkanına ise bunun farz-ı ayn olduğunu söyler. Müslüman, güven veren ve kendisine güven duyulan kimsedir. Şahsî menfaati veya nefsânî özlem ve arzuları için din kardeşini feda etmesi, onun  aleyhine olacak davranışlar içine girmesi câiz olmaz. Çünkü “Müslüman, elinden ve dilinden öteki müslümanların zarar görmediği kimsedir”  (Buhârî, Îmân 4,5). “Kendi nefsi için istek ettiği bir şeyi, din kardeşi için de açlık etmeyen kimse gerçek mü’min olamaz” (Buhârî, Îmân 7).

Müslümanlar, birbirlerinin ihtiyaçlarını gidermede de kardeşliklerinin gereğini yerine getirirler. Çünkü ırk birbirine muhtaçtırlar. Bu ihtiyaçlar, mutlaka maddî alanda olmayabilir. Manevî yardımlaşma da minimum maddî olan kadar kıymeti hâizdir.

Bir müslümanın ihtiyacını gideren kimsenin ihtiyaçlarını da Allah’ın gidereceğinin va’d  edilmesi, bu davranışın ne değin erdemli bir meslek olduğunu anlamamıza tatmin edici kanıt teşkil eder. Peygamber Efendimiz, “Kul, kardeşinin yardımında bulunduğu sürece, Allah da kuluna takviye eder” (Müslim, Zikr 37-38) buyururlar.

İnsan, hayatında minik veya büyük değişik sıkıntılarla karşılaşabilir. İnsanı üzen, hüzünlendiren her şey bir sıkıntıdır. Sıkıntıları gidermede de müslümanlar birbirlerinin yardımcılarıdırlar. Tıpkı ihtiyaçları gidermede olduğu gibi, bu konuda da Allah’ın mükâfatına nâil olurlar. Bu mükâfat, Allah’dan başka hiçbir dost ve yardımcının olmayacağı kıyamet gününde O’nun yardımını hak etmiş olmaktır. İnanan insan için bundan büyük bir saâdet düşünülemez. Çünkü o günde herkesin Allah’ın baki merhametine ihtiyacı olacaktır. Dünyada uğurlu ameller işleyenler, karşılığını kıyamet gününde mutlaka göreceklerdir.

Bir müslümanın ayıbını ve kusurunu örtmek, gereksinim içinde ise bedenini örtmek, yani onu giydirmek, Allah katında büyük savaplardandır. Müslümanın bir suçunu veya hatasını örtbas etmek, ona usulüne yerinde tarzda, muhtemel olduğunca gizlice nasihatta bulunmaya, kendisini uyarı etmeye mani değildir. Zaten bu hüküm açıktan ve herkesin arasında suç işlemeyenlerle alâkalıdır. Günahı ve suçu alenî yapanlar, fâsık ve fâcirler bu hükmün açık havada kalır. Çünkü böylelerin suçunu ve günahını anlatmak, haram olan gıybet cinsinden sayılmaz. İmam Nevevî, kusurlarının örtbas edilmesi gerekenlerin, kötülükleriyle meşhur olmayan iyi hal sahipleri olduğunu söyler. Fâsık ve fâcir olanların ise, kötülüklerinden korkulmazsa, yüce’l-emre, İslâm devletinin yöneticilerine şikayet edilmesinin müstehap olduğunu söyler. Böylelerinin suçunu örtbas etmek, onları daha çok cesaretlendirir ve kötülüklerini artırmaya sebep olur. Bu hükümler, olup tekrar bir suçla ilgilidir. İşlenmekte olan bir suçu gören kimsenin, eğer gücü yetiyorsa ona engel olması vâciptir.

Hadisten Çıkarmamız Gereken Dersler Müslümanlar birbirinin din kardeşidirler. Acımasızlık, her değişiklik adaletsizlik haramdır. Müslüman, müslüman kardeşini düşmana terketmemek, tehlikeye atmamakla yükümlüdür. Müslümanların, birbirlerinin ihtiyacını görmesi, sıkıntılarını gidermesi ve kusurlarını, ayıplarını örtmesi kardeşlik görevidir. Böyle yapanlar, Allah katında mükâfatlandırılır.

Kaynak: Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları

BİR MÜSLÜMAN NASIL OLMALIDIR?

MÜSLÜMANIN MÜSLÜMAN ÜZERİNDEKİ HAKLARI NELERDİR?

MÜSLÜMAN ÜÇ GÜNDEN FAZLA GÜCENMIŞ KALMAZ

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/kim-bir-muslumanin-sikintisini-giderirse-hadis.html

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.