Kıyamet Suresi 38. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri
banner121

Kıyamet Suresi 38. ayeti ne anlatıyor? Kıyamet Suresi 38. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri...

Kıyamet Suresi 38. Ayetinin Arapçası:

ثُمَّ كَانَ عَلَقَةً فَخَلَقَ فَسَوّٰىۙ

Kıyamet Suresi 38. Ayetinin Meali (Anlamı):

Sonra rahim duvarına tutunmuş cenin hâlini aldı. Derken Allah ona hoş ve sürükleyici bir biçim verdi.

Kıyamet Suresi 38. Ayetinin Tefsiri:

36. âyette yer alan سُدًى (südâ), “başı abes bırakılmış, kendi keyfine terk edilmiş, ilişiksiz, teklifsiz” gibi mânalara gelir. Nitekim Araplar, başıboş gezen, ağzına ne gelirse yiyen develere اِبِلٌ سُدِّيٌّ (ibilün süddiyyün) derler. Demek insan kendini, tıpkı yularsız bir deve gibi sahipsiz ve başıboş zannetmektedir. Sözde onu yaratan Allah, onu yeryüzünde sahipsiz ve başıboş bırakmış ve ona hiçbir mesuliyet yüklememiştir. Sanki insan, kendine her şeyin özgürlük bırakıldığını ve bir müddet sonra ona hiçbir hesap sorulmayacağını sanmaktadır. Halbuki bu hafıza, iyice bir zandan, bir kuruntudan ibarettir. Gerçekle hiçbir alakası yoktur. Çünkü yaratan Allah insanı başıboş bırakmamış, gönderdiği peygamberler ve indirdiği kitaplarla onu kendine kullukla sorumlu tutmuştur. Öldükten sonradan her tarafta dirilterek bunların hesabını soracaktır. O’nun ölüleri dirilteceğinin delili ise, insanın şahsen kendi yaratılışındaki ilâhî kudret tecellileridir. İnsan kendi yaratılışı üzerinde biraz düşünecek olsa, âhiret gerçeğini açık ve net bir şekilde görecektir. Şöyle oysa:

Ilk Olarak o, rahme bırakılmış bir yığın menî içinde gözle görülmez küçücük bir nutfe halindedir. Sonradan bu nutfe gelişerek rahim duvarına tutunan bir aleka yani anne rahmine yapışmış bir cenîn haline geliyor. Allah onu beyni, kalbi, eli, ayağı, iç organlarıyla birlikte bir insan olarak yaratıp şekillendiriyor. Ondan bir kısmını erkek, bir kısmını kadınsı yapıyor. Öylece dünyaya getiriyor, erkek ve kadınsı ahengi içinde insan hayatını devam ettiriyor. İşte bunu yapan ve milyarlarca insanın yaratılışı üstünde bu heybetli kudretini sergileyen Ulu Allah, muhakkak ölüleri her yerde diriltmeye kadirdir. Bu sebepledir fakat, Resûlullah (s.a.s.) bu âyeti okuduğu vakit: “Evet Allahım! Elbette sen ölüleri diriltmeye kadirsin!” buyururdu. (Ebû Dâvûd, Salât 150)

İnsanın sorumluluğundan, hayat âhiret hayatı olup ölüleri diriltmeye Allah’ın kuşkusuz kuvvet yetireceğinden bahisle son bulan Kıyâmet sûresini, yeniden insanın yaratılışının başlangıcını, gelişimindeki hikmeti ve çalışmalarının sonuçlarını açıklayacak olan İnsan sûresi takip edecektir:

Kıyamet Suresi tefsiri için tıklayınız...

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Kıyamet Suresi 38. ayetinin meal karşılaştırması ve diğer ayetler için tıklayınız...

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/kiyamet-suresi-38-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.html

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.