Mevlid Kandiliʼnin Feyzinden Nasıl İstifade Ederiz?
banner121

Rebîulevvel ayına ve Mevlid Kandiliʼnin feyizli iklimine baştan kavuştuk Elhamdülillah. Peki Mevlidi Nebi'nin feyiz ve bereketinden nasıl istifade ederiz? Yargı dostları neler yaptılar, neler nasihat ediyorlar?

Hüdâyî Hazretleri buyurur:

Sultân-ı Kevneyn doğduğu

Mâh-ı mübârektir gelen

Âlem münevver olduğu

Ol Mevlid ayıdır gelen

Geldi çün ol Hayru’l-Enâm

Oldu müşerref hâs u âm

Yargı’tan âna bin bin selâm

Mâh-ı mübârektir gelen

Cenâb-ı Hakkʼa şükürler olsun ancak, bizleri Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimizʼin cihânı teşrif ettiği mübârek Rebîulevvel ayına ve Mevlid Kandiliʼnin feyizli iklimine yeniden kavuşturdu.

Velâdet-i Nebîʼyi idrâk ve ihyâ etmek; her şeyden önce, Fahr-i Kâinât Efendimiz’e ümmet olmanın sevincini ve huzurunu, gönülden hissetmekle başlar. Peygamber Efendimizʼin cihânı teşrîfine sevinmek, her müʼminin gönül vecdi ve kulluk edebidir. Hüdâyî Hazretleri de Peygamber Efendimizʼin velâdetine ithâfen çoğu şiir kaleme alarak, bu sevinç ve coşkusunu dile getirmiştir.

İmam Kastalânî rahmetullâhi aleyh şöyle bir kıssa nakleder:

Peygamber Efendimizʼin amcası Abbas -radıyallâhu anh-, müşrik olarak ölen kardeşi Ebû Leheb’i rüyada görür:

“–Hâlin nasıl?” diye sorar.

O da şöyle cevap verir:

“–Cehennemʼdeyim, yürek parçalayıcı bir cefa içindeyim. Yalnız pazartesi günleri azâbım hafifliyor. Zira (Muhammedʼin doğduğu gün) câriyem Süveybe; «Bugün bir yeğenin dünyaya geldi!» diye müjde getirdi. Ben de sırf akrabalık asabiyeti nedeniyle sevindim ve «Hürsün!» diye onu âzâd ettim.” (Bkz. İbn-i Kesîr, el-Bidâye, II, 277; İbn-i Sa‘d, I, 108, 125)

Kıraat ve hadis âlimi olan İbnü’l-Cezerî (v. 1429) bu hâdise hakkında der ama:

“Bir Allah ve Rasûlullah düşmanı, sırf akrabalık asabiyetiyle sevindiği için, azâbının hafifletilmesi mükâfâtına nâil olursa, bir mü’min bu Rebîulevvel ayında Efendimiz’e olan muhabbeti nedeniyle ve ümmet-i Muhammed olmanın sevinciyle sadakalar verir, sohbetler eder, Kur’ân-ı Kerîm ve kasîdeler okutursa, kim bilir nasıl bir ecre nâil olur?..” (Bkz. Kastalanî, Mevâhib-i Ledünniye, I, 39)

Bizler de -inşâallah- bu mübârek ayın feyz ve rûhâniyetinden istifâde edebilmek için, hayır-hasenâtımızı ve sâlih amellerimizi mümkün olduğunca artırmaya çaba gösterelim. Ümmet-i Muhammedʼin fakir, ilginç, yetim ve kimsesizlerine yardım elimizi uzatalım. Özellikle vatanımıza sığınan Muhâcirlere Ensâr olarak onların mahzun gönüllerini sevindirelim. Zira ümmete şefkat ve acıma kullanmak, bir anne-babanın evlâdını düşündüğünden çok daha fazla ümmetini düşünen Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimizʼin azîz rûhunu şâd edecek en güzel sâlih amellerden biridir.

Fakat şunu da unutmayalım ki, bir müslümanın Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’le münâsebeti, emin zamanlara has bir merasimden ibâret kalmamalıdır. Bu sebeple her sene idrâk ettiğimiz Mevlid Kandili’ni ihyâ etmenin en güzel şekli;

–Ömrümüz her tarafında Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ile kalben beraber olmamızdır.

“–Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- hemen yanımızda olsa, bizim hâlimize tebessüm eder miydi, yoksa mübârek yüreği mahzun mu olurdu?” duygu ve düşüncesini, son nefesimize değin kalbimizde taşımamızdır.

–Atacağımız her adımda ve alacağımız her kararda, evvelâ Allah ve Rasûl’ünün râzı olup olmayacağını düşünebilecek bir kalbî hassâsiyet sahibi olmamızdır.

Yani Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’i nasıl fakat Mevlid Kandili’nde yâd ediyor, O’nunla yakınlığımızı artırmaya çaba gösteriyorsak, bunu bütün bir ömrümüze teşmil etmemiz zarurîdir. Zira Efendimiz’i hatırlamayı belirlenmiş zamanlara hasredip hayatımızın öteki safhalarında O’nu unutursak, bu, Efendimiz’e muhabbetimizin samimiyetini kesin olmayan hâle getirir.

Yani Fahr-i Kâinât Efendimiz’i câmide, sohbette, umrede, Mevlid Kandiliʼnde yâd ettiğimiz gibi; evimizde, evlâtlarımızı edep edişimizde, iş yerimizde, mektebimizde, çarşı-pazarda da kalbimizde taşımalı, hayatımızı her dâim Oʼnun hayat veren ölçüleriyle tanzim etmeye çaba göstermeliyiz.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Altınoluk Dergisi, 2021 – Ekim, Sayı: 428

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/mevlid-kandilinin-feyzinden-nasil-istifade-ederiz.html

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.