Mücâdele Suresi 18. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri
banner121

Mücâdele Suresi 18. ayeti ne anlatıyor? Mücâdele Suresi 18. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri...

Mücâdele Suresi 18. Ayetinin Arapçası:

يَوْمَ يَبْعَثُهُمُ اللّٰهُ جَم۪يعًا فَيَحْلِفُونَ لَهُ كَمَا يَحْلِفُونَ لَكُمْ وَيَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ عَلٰى شَيْءٍۜ اَلَٓا اِنَّهُمْ هُمُ الْكَاذِبُونَ

Mücâdele Suresi 18. Ayetinin Meali (Anlamı):

O gün Allah onların hepsini tekrar diriltecek; şimdi size mü’min olduklarına dâir yemin ettikleri gibi Allah’a da ant edecekler ve bununla kendilerine avantaj verecek doğru bir şey yaptıklarını sanacaklardır. İyi bilin, onlar yalancıların tâ kendileridir!

Mücâdele Suresi 18. Ayetinin Tefsiri:

Allah’ın gazabına uğramış olan yahudileri dost edinen münafıklardan laf edilir. Bunlar ne bütün mânasıyla mü’minlerin tarafına, ne de iyice yahudilerin tarafına geçebiliyorlardı. Arada bocalayıp duruyorlardı. Gönülden inanmadıkları, mü’minleri sevmedikleri ve onların karşısında çalıştıkları için onlardan olmaları mümkün değildi. Yahudiler de onları gönülden sevmiyor, sadece çıkarları için onları sever gibi görünüyorlardı. Buna karşın Allah’a inandıklarına, Peygamber’e saygılı ve mü’minlere dost olduklarına dair, yalan olduğunu kasıtlı olarak, yemin ediyorlardı. Bir taraftan “Biz İslâm’a ve müslümanlara sadâkatle bağlıyız” diyerek kendilerini müslümanların suçlamalarından korumaya çalışıyorlar; bir taraftan da Peygamberimiz (s.a.s.) ve müslümanlar karşı şüpheler yayarak, başkalarının İslâm’ı seçmesine engel oluyorlardı. Bu Nedenle, henüz müslüman olmayan kimselerin, “müslümanlar böyle konuşuyorlarsa, belirlenmiş bu işin içinde bir bıkkınlık var” diyerek tereddüde düşmelerine yol açıyorlardı. Allah Teâlâ bunlar için şiddetli bir azap hazırlamıştır. Adamakıllı şeytanın hâkimiyetine girip Allah’ı hatırlarından çıkarmış olan münafıklar, dünyada biriktirmeye çalıştıkları ve üstüne titredikleri ne mallarının ne de evlatlarının hiçbir faydasını göremeyecek ve tamamen zarara uğrayanlardan olacaklardır. İçinde bulundukları gaflet ve şaşkınlıkları nedeniyle, dünyada müslümanları blöf yapmak için ant ettikleri gibi, âhirette de –hâşâ- Allah Teâlâ’yı kandırmak için yemine cür’et edecek, kendilerinin dürüst iş yaptıklarını ispata yelteneceklerdir.

Allah’a ve Peygamber’e karşı çıkanları ayrıca dünyada hem de âhirette fena bir âkibet beklemektedir:

Uğraşma Suresi tefsiri için tıklayınız...

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Uğraşma Suresi 18. ayetinin meal karşılaştırması ve diğer ayetler için tıklayınız...

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/mucadele-suresi-18-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.html
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.