Mücâdele Suresi 4. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri
banner121

Mücâdele Suresi 4. ayeti ne anlatıyor? Mücâdele Suresi 4. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri...

Mücâdele Suresi 4. Ayetinin Arapçası:

فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَتَمَٓاسَّاۚ فَمَنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَاِطْعَامُ سِتّ۪ينَ مِسْك۪ينًاۜ ذٰلِكَ لِتُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ۜ وَتِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ اَل۪يمٌ

Uğraşma Suresi 4. Ayetinin Meali (Anlamı):

Esir azat etmek için imkân bulamayan birey, hanımıyla cinsî münasebetten önce hiç ara vermeden iki ay oruç tutmalıdır. Buna gücü yetmeyen de altmış fakiri doyurmalıdır. Bu hükümler, Allah’a ve Rasûlü’ne imanınızı kanıt etmeniz için konulmuştur. Bunlar Allah’ın çizdiği sınırlardır. Bu sınırları kabul etmeyen kâfirler için ise can brülör bir cefa vardır.

Mücâdele Suresi 4. Ayetinin Tefsiri:

Câhiliye döneminde kadınların maruz kaldığı “zıhâr” denilen fena bir âdet vardı. Buna göre bir koca hanımına: “Sen bana anamın sırtı gibisin” dediği zaman, bundan böyle hanım ona sonsuza dek haram sayılırdı. Lakin boşanma da gerçekleşmez, kadın evli iken kocasız duruma düşerdi. Ashâb-ı kirâmdan Evs b. Sâbit de, kızgınlığa kapılarak hanımı Havle’ye böyle zıhâr yapmıştı. Havle (r.a.) gelip durumu Allah Resûlü (s.a.s.)’e arzetti. Gençliğini kocası uğruna tükettiğini, ona çocuklar verdiğini ama hemen yaşlanınca kapı dışa­rı edildiğini dertti ağlamaklı anlattı. Perişan haline bir tedavi bulmasını söyledi. Efendimiz (s.a.s.) ise mevcut uygulamadan hareketle “sen ona haramsın” buyurdu. Havle iki kere daha gelip ısrar etmesine rağmen aynı cevabı aldı. Daha Sonra halini Cenâb-ı Hakk’a şöyle arzetti:

 “Allahım! Çok yalnızım. Bu ayrılık bana fazla acı verecek. Küçük çocuklarım var; onları babalarına bıraksam biçare olacaklar, yanıma alsam aç kalacaklar. Halimi sana talep ediyorum, beni bu sıkıntıdan kurtar! Rasûlü’nün dilinden bir vahiy inzal buyur!”

Kısa bir süre sonra bu âyetler indi. Kocanın bir sözüyle hanımın anlamsız olmayacağı bildirildi. Zıhâr denen âdetin fazla çirkin ve yalan bir sözden ibaret olduğu haber verildi. (bk. Taberî, Câmi‘u’l-beyân, XXVIII, 2-3) Yalnız yeminin ciddiyetini gözetmek üzere böyle bir sözü söyleyen cezasız bırakılmadı. Bunlara sırasına ve imkânlarına kadar hanımlarıyla cinsî münâsebetten önce şu kefâretlerden birini ödemeleri emredildi:

  Köle azat etmek.

  Köle azat etme imkânı yoksa iki ay peş peşe oruç tutmak.

  İki ay peş peşe oruç tutmaya baskı yetiremezse altmış fakiri beslemek.

Peygamberimiz (s.a.s.) ile Havle (r.a.) aralarında geçen bu hâdiseye şâhit olan Hz. Âişe şöyle der:

“Bütün ses­leri işiten Allah ne kadar yücedir! O kadın hâlini anlatırken ve Allah’a yalvarır­ken öylesine yavaş, fısıltıyla konuşuyordu ama dediklerinin bir kısmını, yanına olmama karşın, ben bile işitemiyordum.” (İbn Mâce, Talâk 25/2063)

Böylece bir Allah ancak, ona karşısında gelmenin bedeli fazla ağırdır:

Uğraşma Suresi tefsiri için tıklayınız...

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Uğraşma Suresi 4. ayetinin meal karşılaştırması ve öteki ayetler için tıklayınız...

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/mucadele-suresi-4-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.html
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.