Mümtehine Suresi 3. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri
banner121

Mümtehine Suresi 3. ayeti ne anlatıyor? Mümtehine Suresi 3. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri...

Mümtehine Suresi 3. Ayetinin Arapçası:

لَنْ تَنْفَعَكُمْ اَرْحَامُكُمْ وَلَٓا اَوْلَادُكُمْۚۛ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۚۛ يَفْصِلُ بَيْنَكُمْۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ

Mümtehine Suresi 3. Ayetinin Meali (Anlamı):

Kıyâmet günü ne yakınlarınızın size faydası olacaktır, ne de çocuklarınızın. Çünkü Allah o gün aranızı ayıracaktır. Allah, tüm yaptıklarınızı görmektedir.

Mümtehine Suresi 3. Ayetinin Tefsiri:

Âyet-i kerîmelerin iniş sebebi olarak şu sinyâl hâdise nakledilir:

Resûlullah (s.a.s.), müşriklerin Hudeybiye anlaşmasının maddelerini bozmaları ve diğer bütünleyici şartların oluşmaya başlaması üzerine Mekke’yi fethetme hazırlıklarına başlamıştı. Fakat bunu son derece bakımlı tutuyor, niyetini kimseye açmıyordu. Ashâb-ı kirâmdan birkaç birey haricinde bunu kimseye hissettirmemişti. Efendimiz (s.a.s.) ile beraber işin farkında ashâb-ı kirâm (r.a.), bu gizliliğe riâyet ederken, her nasılsa durumdan bilen Bedir gâzîlerinden Hâtıb b. Ebî Beltaa, Mekke’ye durumu belirten bir mektup yazmış ve bunu bir kadınla da gönder­mişti. Allah Teâlâ Peygamberimiz (s.a.s.)’e durumu bildirdi. Resûl-i Ekrem (s.a.s.) Hz. Ali, Zübeyr ve Mikdâd (r.a.)’ı çağırdı. Kadının tam bulunduğu yeri haber vererek onu yakalayıp getirmelerini istedi. Bayan, Resûlullah (s.a.s.)’in işaret buyurduğu yerde yaka­landı. Üzerindeki mektup alınıp Resûlullah’a getirildi. Mektupta şunlar yazılıydı:

“Ey Kureyş! Allah’ın Rasûlü, sizin üzerinize böylece koskocaman bir kuvvetle geliyor oysa, gece karanlığı gibi dehşet olan bu ordu sel gibi akacaktır. Allah’a yemin ederim ama, Resûlullah üzerinize tek başına da gelse Allah, O’nu size gâlip kılacak, va’dini ye­rine getirecektir. Çoktan başınızın çâresine bakın!” (İbn Kesîr, Bidâye, IV, 278)

Sahiden bu ifadeler, ne gerçeğe aykırıydı ne de ihânetle doluydu. Lakin rahat kalması îcâb eden bir hakîkat düşmana ifşâ ediliyordu. Bu yüzden Peygamberimiz (s.a.s.), bu işi yapan Hâtıb’ı derhâl yanına çağırtıp: “Ey Hâtıb! Bunu neden yaptın?” diye sordu. Bedir gâzîlerinden olan Hâtıb, büyük bir nedâmet içinde:

“–Yâ Resûlallah! Yanınızda yer alan muhâcirlerin Mekke’de âile ve mallarını koru­yacak kimseleri var. Benim ise kimsem yok. Ben de bu mektupla onlar aralarında minnet­tarlık kazanarak, âilemi, çoluk çocuğumu korumak istedim. Yoksa vAllahi ben onların câ­susu değilim. Ben bu işi dînimden dönmek gibi bir fenâlıkla da işlemedim. müslüman ol­duktan daha sonra ben, aslâ küfre râzı olmam. Vallahi benim Allah ve Rasûlü’ne olan imanım sonsuzdur. Aslâ dînimi değiştirmiş değilim...” dedi. Bunun üstüne acıma ummânı Efendimiz (s.a.s.):

“–Hâtıb kendisini doğru müdâfaa etti” buyurdu ve onu affetti.

Hâtıb’ın boynunu vurmak isteyen Hz. Ömer’e de Cenâb-ı Hakk’ın, Bedir savaşına katılanların yaptığı hatâları affetme buyurduğunu hatırlatarak şu mukâbelede bulundu:

“−Lakin o Bedir seferine katıldı. Ne biliyorsun, belki de Allah Teâlâ Bedir ehlinin hâline muttalî oldu da: «Dilediğinizi yapın, sizleri bağışladım!» buyurdu.” (Buhârî, Meğâzî 9; Müslim, Fedâilü’s-Sahâbe 161)

Lakin bahsedilen hâdise üstüne inen bu âyet-i kerîmeler, Allah’ın düşmanlarıyla arkadaşlık yapılmamasını ve müslümanların düşmanlarına karşı fazla özenli davranması gerektiğini haber verdi. Buna tarafından, İslâm ile küfrün birbiriyle savaş halinde oldukları bir dönemde, bir mü’min, sırf iman ettikleri için mü’minlere karşı savaşan bir kâfirle, sebep ne olursa olsun, İslâm’a hasar verecek bir işe girişemez. Böyle bir tutum imanla çelişir. Dolayısıyla şahsî ihtiyaçlarını yerine getirmek veya problemlerini çözmek için, niyeti fena olmasa bile, bir mü’minin böyle davranması içten değildir. Böyle bir şeye cüret eden kişi, üstünde yürüdüğü dümdüz yoldan çıkmış olur.

Allah ve Peygamber düşmanlarına karşı sergilenmesi gereken tavrı anlayabilmek için sizden önceki müslümanların hayatından misal alın:

Mümtehine Suresi tefsiri için tıklayınız...

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Mümtehine Suresi 3. ayetinin meal karşılaştırması ve diğer ayetler için tıklayınız...

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/mumtehine-suresi-3-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.html
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.