Mümtehine Suresi 6. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri
banner121

Mümtehine Suresi 6. ayeti ne anlatıyor? Mümtehine Suresi 6. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri...

Mümtehine Suresi 6. Ayetinin Arapçası:

لَقَدْ كَانَ لَكُمْ ف۪يهِمْ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُوا اللّٰهَ وَالْيَوْمَ الْاٰخِرَۜ وَمَنْ يَتَوَلَّ فَاِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَم۪يدُ۟

Mümtehine Suresi 6. Ayetinin Meali (Anlamı):

Açık Konuşmak Gerekirse onlarda sizin için, Allah’ı ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar için uyulması gereken hoş bir örnek vardır. Kim yüz çevirirse, şunu bilsin ki Allah, hiçbir şeye fakir değildir ve her türlü övgüye lâyık olan da yalnız O’dur.

Mümtehine Suresi 6. Ayetinin Tefsiri:

Hz. İbrâhim ve ona inanan mü’minlerin, Allah’a dobra dobra baş kaldırmış müşrik bir topluma karşı sergiledikleri net konuşma, kıyamete kadar gelecek tüm müslümanlara uyulması gereken en güzel bir misal olarak gösterilir. Onlar şunu söylemişlerdi: “Biz sizin şirke dayalı sisteminizi tanımıyoruz ve sizlerin içten bir yol üzere olduğunuza inanmıyoruz. Bu sebeple bizimle sizin aranızda dostluk olması mümkün değildir. Tek olan Allah’a iman edinceye dek da bu belli duruşumuz, net tavrımız devam edecektir.”

Bu duruş doğrusu Allah aleyhinde kendisine tanrılık yakıştırılan bütün şeytânî güçleri kabul etmemek anlamına gelmektir. Nitekim âyet-i kerîmede şöyle buyrulur:

“Bundan Böyle kim şeytânî güçleri inkâr edip Allah’a inanırsa, belli kopması olası olmayan sağlam bir kulpa sarılmış olur. Allah, işitendir, bilendir.” (Bakara 2/256)

Yalnız Hz. İbrâhim’in müşrik olan babasına “ben senin için mutlaka Allah’tan bağışlanma dileyeceğim…” şeklindeki sözünün örnek alınmaması istenmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’de birkaç yerde belirtildiğine tarafından İbrâhim (a.s.), babasına verdiği istiğfar etme sözünü tutmuş, “Rabbim! Babamı da bağışla; çünkü o yolunu şaşıranlar aralarında.” (Şuarâ 26/86. Ayrıca bk. İbrâhim 14/41) Fakat Rabbinden bağışlamasını istediği babasının “Allah düşmanı” olduğunu anlayınca, istiğfardan vazgeçmişti. Âyet-i kerîmede buyrulur:

“İbrâhim’in babası için Allah’tan bağışlama dilemesi ise, sırf daha önce ona verdiği bir sözden nedeniyle idi. Ama onun bir Allah düşmanı olduğu açıkça belirlenmiş olunca hemen ondan uzaklaştı. Aslında İbrâhim, Allah’a dürüst yalvaran, âh edip inleyen, yumuşak huylu bir peygamberdi.” (Tevbe 9/114)

5. âyette Hz. İbrâhim ve yandaki mü’minlerin dualarında yer aldığı şekilde “mü’minlerin kâfirler için fitne kılınması” şu yollarla olabilir:

    Kâfirlerin fazla zorlama ve zulümleri neticesinde müslümanların dinî inanç, ibâdet ve ahlâk hususunda onlara imtiyaz saptamak zorunda kalmalarıdır. Böyle bir durum, öteki ahali için alay mevzuu olurken, kâfirlerin de dini ve müminleri değersiz görmelerine yol açar.

Şâirin şu yakarışı bu mânaya ne dek da yerinde düşer:

“Verme dâmânımı dest-i hasmâna yâ Rab!

Varıcak hazretine baş kabak, yalın but,

Saptamak olursa eğer hasma benim dâmânım,

Yine ihsân ü kerem senden olur Sultânım.”

“Rabbim! Benim eteğimi, ipimin ucunu düşmanın eline verme! Eğer böyle olursa her şeyimi kaybeder, acınacak halde olur, senin huzuruna baş kabak, yalın ayak, ellerim bomboş gelirim. Dünya hâli bu ya, eğer benim eteğim, ipimin ucu düşmanın eline geçerse yeniden senin iyilik ve keremine güveniyorum; beni ondan kurtaracak olan yalnız sensin!”

    Müslümanlar, yüce bir dinin temsilcileri olmalarına rağmen, temsil ettikleri makama yakışmayacak tarzda yüksek ahlâkî vasıf ve faziletlerden mahrum olurlarsa ve diğer insanların düştükleri ahlâkî zaaflara düşerlerse, kâfirlerin, “Bu kimselerin ne özellikleri var ki bizden daha onurlu kabul edilsinler” demelerine fırsat verilmiş olacaktır.

    Yeniden kâfirler mü’minlere gâlip geldiklerinde, kendileri içten yol üzere bulundukları için gâlip geldiklerini sanabilir ve “Eğer kendini mümin zanneden bu halk müziği Allah yolunda olsalardı, biz onları yenemezdik” diyebilirler. Böylece doğru yolu bulma imkân ve fırsatından uzaklaşmış olurlar.

Hz. İbrâhim örneğinden alınması gereken ders şudur fakat, her asırda mü’minler ataları İbrâhim’in izinden yürüyerek sarsılmaz bir iman, azim ve kararlılıkla zâlimlere aleyhinde mücâdelelerini sürdürmelidir. Ey mü’minler! Böyle davrandığınız takdirde:

Mümtehine Suresi tefsiri için tıklayınız...

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Mümtehine Suresi 6. ayetinin meal karşılaştırması ve öteki ayetler için tıklayınız...

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/mumtehine-suresi-6-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.html
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.