Müzzemmil Suresi 4. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri
banner121

Müzzemmil Suresi 4. ayeti ne anlatıyor? Müzzemmil Suresi 4. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri...

Müzzemmil Suresi 4. Ayetinin Arapçası:

اَوْ زِدْ عَلَيْهِ وَرَتِّلِ الْقُرْاٰنَ تَرْت۪يلًاۜ

Müzzemmil Suresi 4. Ayetinin Meali (Anlamı):

Yahut yarısına biraz daha ilavede bulun. Kur’an’ı, harflerin ve kelimelerin bütün hakkını vererek, mânasını düşünerek tane tane oku!

Müzzemmil Suresi 4. Ayetinin Tefsiri:

Allah Teâlâ, birincil âyette Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in bir vasfını öne çıkararak ona hitap eder. Bu, اَلْمُزَّمِّلُ (müzzemmil) vasfıdır. Bu vasıfta iki esas mâna vardır. Birincisi “örtünme”, ikincisi “yüklenme”. Buna göre kelimeye şu mânalar verilebilir:

Birincisi; “Ey örtüsüne bürünen Rasûlüm, geceleyin kalk ibâdet et.” Nitekim Resûlullah (s.a.s.), Hira dağında birincil vahyi aldığı esnâda Cebrâil (a.s.)’ı aslî suretinde görmüş, bu hâdiseden fevkalâde etkilenmiş, korkulu bir halde baştan sona hanımı Hz. Hatice’nin yanında vararak: زَمِّلُون۪ي زَمِّلُون۪ي (zemmilûnî, zemmilûnî) “Beni örtün, beni örtün!..” buyurmuştu. Örtünüp bir müddet istirahata çekilmişti. (Buhârî, Bed’ü’l-vahy 3; Müslim, İman 252) İşte “müzzemmil” kelimesi onun bu haline muhabere eder.  Bunun üstüne Cebâil (a.s.) gelip: “Ey örtüsüne bürünen!” hitabıyla Efendimiz’e yeni vahiyler, yeni tâlimatlar getirdi. artık artık kuytu yatma zamanının geçtiğini, büyük bir emânet yüklendiğini, bu işin mesuliyetinin çok ağır olduğunu, bunu taşıyabilmek için uzun uzun gece ibâdetlerine, Kur’an’ı tertille okumaya, zikre, tefekküre ve tüm varlığıyla Allah’a yönelmeye gereklilik olduğunu bildirdi.

İkincisi; “Ey namaz kılmak, ibâdet etmek için giyinip hazırlanan Rasûlüm!”

Üçüncüsü; اَلزِّمْلُ (ziml) kelimesinin “büyük bir yük yüklenme” mânasına göre: “Ey peygamberlik gibi o kadar ağır bir emânet yükünü yüklenen Rasûlüm, bundan böyle kalk da bu yükü taşıyabilecek zor elde yapabilmek için gayret göster.” Bu açıdan “müzzemmil” vasfı, yoğun bir şuur hâline ve derin bir aydınlanmaya işaret eder.

Bu hitaptan daha sonra Allah Resûlü (s.a.s.)’e bahşedilen birincil tâlimat gece ibâdetidir. Ilk Kez namaz edinmek üzere geceyi ibâdetle ihyâ etmektir. Ancak gecenin ne kadarını ibâdetle dinmek gerektiği hususunda net bir rakam verilmemektedir. Bir Takım miktarlar belirtilmekte,  tercih hakkı Efendimiz (s.a.s.)’e bırakılmak üzere, belirtilmiş bu miktarlara kadar ibâdet edilmesi emredilmektedir. Belirtilen miktarlar şunlardır:

  Az bir kısmı hâriç bütün gece.

  Gecenin yarısı.

  Yarısından birazcık azı.

  Yarısından birazcık fazlası.

12 saatlik bir gece üzerinden hesap edilecek olsa yaklaşık: Eksik bir kısmı hâriç bütün gece: 9-11 saat; gecenin yarısı: 6 saat; yarısından azıcık azı: 4-5 saat; yarısından biraz fazlası: 7-8 saat.

Nitekim 20. âyette haber verildiği üzere Resûlullah (s.a.s.) ve bir grup mü’minler kadar bu vakit, tekrar 12 saat üzerinden gecenin üçte ikisine yakın: 7 saat, yarısı: 6 saat ve gecenin üçte biri: 4 saat biçiminde kullanım edilmiştir. Başlangıçta gece ibâdeti ayrıca Peygamberimiz (s.a.s.)’e keza de müslümanlara farz kılınmıştı. Kalkıp ayakları şişinceye kadar namaz kıldılar. 20. âyetle bu ibâdet müslümanlara tahfif edilmiş, Efendimiz (s.a.s.)’e “Rasûlüm! Gecenin bir kısmında uyanıp sana kasıtlı olarak bir ibâdet elde etmek üzere teheccüd namazı kıl” (İsrâ 17/79) emriyle farziyeti devam etmiştir. Daha çok “teheccüd” olarak aşina bu ibâdet, diğer müslümanlar için önemli bir sünnet kabul edilmiştir.

Efendimiz (s.a.s.)’e bahşedilen ikinci tâlimat, Kur’ân-ı Kerîm’i “tertîl” ile okumaktır. Tertîl; tecvidine, harflerin çıkışına uyarı ederek Kur’ân-ı Kerîm’i yavaş yavaş, tane tane, mânasını düşünerek okumaktır. Böylece âyetlerin mânası zihne ayrıntılarıyla yerleşir ve muhtevası ruha tesir eder. Âyetlerde geçen Allah Teâlâ’nın zat ve sıfatlarının zikri kalbe kök salar. O’nun büyüklüğünü ve heybetini hissettirir. Rahmet müjdeleri, gönüllerde şükran cezbesi uyandırır. Cefa ve gazap ikazları kalpleri dehşete düşürür. Dikte ve nehiylerin mâna ve hikmeti bütün olarak anlaşılabilir.

Resûlullah (s.a.s.), Kur’lahza okumaktan tutku bölge kimselerin bu zevki cennette de devam ettireceklerini ve Kur’lahza okudukça derecelerinin artacağını şöyle açıklama buyurmuştur:

“her zaman Kur’an okuyan kimseye şöyle denecektir: «Oku ve yüksel! Dünyada kurallarına bütün uyarak, tertîl ile okuduğun gibi burada da kurallarına tam uyarak, tertîl ile oku. Şüphesiz senin merteben okuduğun âyetin son noktasındadır.»” (Ebû Dâvûd, Vitr 20; Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’an 18)

Peygamberimiz (s.a.s.)’e o kadar büyük bir sorumluluk yükleyen Kur’ân-ı Kerîm’le gece ibadeti arasındaki derin irtibata gelince:

Müzzemmil Suresi tefsiri için tıklayınız...

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Müzzemmil Suresi 4. ayetinin meal karşılaştırması ve öteki ayetler için tıklayınız...

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/muzzemmil-suresi-4-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.html
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.