Orucun Şartları ve Rükünleri (Şafii Fıkhı)
banner121

Orucun şartları ve rükünleri nelerdir? Ramazan orucunun vücubunun şartları, orucun afiyet şartları nelerdir?

Şafi mezhebi; İmam Şafi’ye (r.a) nisbet edildiği için bu adla anılmıştır.  Şâfi mezhebinin kurucusu farzedilen İmam Şafi (r.a) 767 (Hicri 150) yılında Gazze şehrinde (Filistin) doğdu. 

Şafi mezhebi önce Mısır’da sonradan kısmen Suriye, Yemen, Irak ve Mâverâünnnehir’de yayıldı. Günümüzde Irak, Suriye ve Anadolu’nun güney ve doğu bölgelerinde Şafi mezhebi yaygındır.

Orucun Şartları ve Rükünleri (Şafii Fıkhı)

a. Ramazan Orucunun Vücubunun Şartları

Müslüman elde etmek. Mürted olan yani İslam’dan çıkan birey üstüne de Razaman orucu vaciptir. Bu kişinin İslâm'a dön­dükten sonradan kazalarını tutması gerekir. Akıllı edinmek. Çılgın olanın ve geçici süreli aklını kaybedenin oruç tutması vacip değildir. Ergen olmak. Eğer tutabilecek güçte ise velisinin, oruç tutmayı ona öğüt etmesi yerinde olur.

Ramazan ayında gündüzleyin çocuk bulûğa erer ya da çılgın akıllanır yoksa gayri müslim bir birey müslüman olursa günün geri kalan kısmında oruçlu gibi davranması gerekmez.

Oruç tutmaya muktedir almak. Ihtiyar olan ya da iyileşmesi umulmayan bir hastalığa yakalanan kimse, fizikî açıdan âciz olduğu için oruç tutmakla yü­kümlü olmaz. Hayız ya da nifas halindeki kadınlar da dinen oruç tutmaktan âciz sayıldıkları için, oruç tutmakla sorumlu değildirler.

b. Orucun Afiyet Şartları

Müslüman olmak. Müslüman olmayanın veya mürted olanın orucu ge­çerli değildir. Temyiz gücüne sahip almak. Temyiz gücüne sahip yedi yaşından büyük mümeyyiz çocuğun tuttuğu oruç sahihtir. Temyiz gücünü kaybettiğinden günün bir hemen olsa bile deliren kişinin tuttuğu oruç sahih ol­maz. Ayyaş olan veya bayılan kimseler, temyiz güçlerini gün boyu yitirecek olurlarsa, tuttukları oruç sahih olmaz. Lakin temyiz güçlerini günün bir kısmın­da yitirecek olurlarsa, tuttukları oruç sahih olur. Hayız, ve nifas halinde bulunmamak. Kadınlar bu hallerinde oruç tutmazlar. Bu durumlarda tutulmayan veya yanlışlıkla bile olsa tutulan Ramazan oruçlarının daha sonra kaza edilmesi gereklidir. Oruç tutulan vaktin, oruç tutmaya elverişli olması şarttır. Haram günlerde oruç yakalamak sahih değildir. Ramazan bayramının birinci gününde ve kurban bayramının dört gününde tutulan oruç geçerli olmaz. Şek günü diye tutulan oruç da böyledir. Ancak bir sebepten ötü­rü şek günü oruç tutulursa; meselâ bir kişi zimmetinde yer alan bir orucu o günde kaza eder­se veya "gelecek perşembe günü oruç tutmayı nezrettim" diyen bir kişinin, sözünü ettiği perşembe günü şek günü olursa veya her perşembe günü oruç tutan kişi, perşembeye denk gelen şek günü oruç tutarsa tuttuğu oruç, sahihdir.

c. Orucun Rükünleri

Gaye. Tutulacak olan oruca kalben niyet etmek, orucun bir rüknüdür. Bu sebeple oruç tutmak amacıyla sahura kalkmak da kasıt için yeterli sayılmıştır. Niyetin, tutulan her günün orucu için yenilenmesi vaciptir. (Maliki mezhebine tarafından Ramazan başındaki kasıt yeterlidir.)

Niyetin dille söylenmesi sünnettir. Çünkü dil, kalbin yardımcısıdır. Tutulacak olan oruç, ramazan orucu, kefaret ya da adak orucu gibi farz oruçlardan biri ise, niyetin geceleyin, imsaktan önce şu şekilde yapılması gerekir: "İçinde bulunduğumuz ramazan-ı şerifin yarınki farz orucunu yüce Allah için tutmaya amaç ettim" veya "Nezretmiş olduğum oruca amaç ettim." Böyle bir amaç, akşam vaktinden daha sonra yapılmışsa, sonra oruca tutarsız düşen bir davranışta bulunulursa bile kasıt yine de geçerliliğini korur. Çünkü orucun vakti imsak ile iftar arasıdır.

Ramazan orucuna niyetin, akşamleyin de olsa gece içinde ama fecirden önce yapılması gerekir. (Hanefi mezhebine kadar şer’i günün ortasına değin yani imsak ile akşam vaktinin toplanıp ikiye bölünerek saptama edildiği “dahve-i kübra” vaktine kadar Ramazan orucuna maksat edilebilir.)

Tutulacak olan oruç beyhude bir oruç ise, niyetin gündüzleyin de yapılması tatmin edici olur. Tabii bu hedef en geç dahve-i kübra ya da zeval vaktine dek üretilmiş olmalı ve gaye­cilt önce de oruca tutarsız bir davranışta bulunulmuş olmamalıdır.

Oruç bozacak şeylerden uzaktan durmak. Oruçlu kişinin, fecr-i sâdıktan (imsaktan) itibaren güneşin batmasına (akşama) dek geçen süre içinde oruç bozacak şeylerden uzakta durması gerekir. Bu vakit içinde bir şeyler yiyen, içen yoksa cinsel ilişkide yer alan, orucunu bozmuş olur ve duruma kadar ya o günün orucunu kaza eder ya da kazayla birlikte keffaret orucunu da tutar veya keffaret verir.

Kaynak: Hasan Serhat Yeter, FIKIH 1 (Şafii Mezhebi), 2017

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/orucun-sartlari-ve-rukunleri-safii-fikhi.html

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.