Peygamberimizin Cenaze Namazında Okuduğu Dualar
banner121

Peygamber (s.a.s.) Efendimiz nasıl uyurdu? Peygamberimiz (s.a.s.) yatarken hangi tarafı üstüne yatardı ve hangi duayı okurdu? Peygamberimizin (s.a.s.) yatma şekli ve uyku duası.

Berâ İbni Âzib radıyallahu anhümâ şöyle dedi:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yatağına uzandığında sağ tarafı üzerine yatar ve şöyle dua ederdi:

"Allahümme eslemtü nefsî ileyke, ve veccehtü vechî ileyke, ve fevvadtü emrî ileyke, ve elce'tü zahrî ileyke, rağbeten ve rehbeten ileyke, lâ melcee ve lâ mencê minke illâ ileyke. Âmentü bi kitâbikellezî enzelte ve nebiyyikellezî erselte:

“Allahım! Kendimi sana teslim ettim. Yüzümü sana çevirdim. İşimi sana ısmarladım. Rızanı can atarak, azabından korkarak sırtımı sana dayadım, sana sığındım. Sana karşı yeniden senden diğer sığınak yoktur. İndirdiğin kitaba ve gönderdiğin peygambere inandım.” (Buhârî, Daavât 5. Keza bk. Buhârî, Vudû‘ 75; Müslim, Zikir 56-58; Ebû Dâvud, Edeb 98)

Berâ İbni Âzib radıyallahu anhümâ şöyle dedi:

– Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bana:

“Yatağına gideceğin vakit namaz abdesti gibi abdest al, daha sonra sağ yanın üstüne yat ve şu duayı oku ve bu duanın sözlerini yatmadan önce son sözün yap” buyurdu. (Buhârî, Vudû 75; Müslim, Zikİr 56)

Hadisi Nasıl Anlamalıyız?

Benzer sahâbî kadar söylenti edilen bu iki hadis aralarında esasen herhangi bir fark bulunmamaktadır. Birinci rivayette, Peygamber Efendimiz’in yatağına yattığında nasıl dua ettiği ifade edilmişken, ikincisinde Berâ İbni Âzib’e yatmadan önce neler yapacağını ve benzer duayı öğretmesi yer almaktadır. Muhaddislerin âdetlerinden biri de, rivayetler aralarında küçük farklar bile olsa, onları ayrı olarak zikretmek suretiyle ayrıntısıyla uğraşma sayılabilecek farklılıkların korunduğunu ortaya koymaktır. Bir başka sebep, fazla defa birbirinden oldukça uzak diyarlardaki ravilerin mâna ile yapılan rivayetlerde zeka, önemsenmeyecek derecede farklılıklarla hadisleri nakletmek suretiyle tüm İslâm coğrafyasında Hz.Peygamber’in sünnetine ve hadislerine ne kadar büyük değerinde verildiğini göstermektir.

Hadis kitaplarımızın derhal hepsinde duaya eksik sayılmayacak bölümler ayrıldığını görürüz. Hatta kitap tasnifine başlandığı birincil asırlardan itibaren dua ile ilgili müstakil eserler yazılagelmiştir. Çünkü dua, gerek Kur’ân-ı Kerîm’in gerekse Peygamber Efendimiz’in fazla önem verdiği hususların başında yer alır. Kur’an bize öyle çok peygamberin dualarından bahseder ve onları bizim de öğrenip yapmamızı ister. Çünkü duası olmayan hiçbir peygamber düşünülemeyeceği gibi, duasız bir mü’min hatta bir kul da düşünülemez. Zirâ duâ, Allah ile kulun başbaşa ve en yakın olduğu anları ifade eder. Duanın anlamı, dua eden kişinin Allah’ı ağırlama etmesi ve huzurunda olduğu Allah’a halini arzetmesidir. Bu eserin dua ile ilgili bölümlerinde konu üstünde etraflıca durulmuş ve zorunlu bilgiler verilmiştir.

Dinimiz, hayatımızın her alanıyla ilgili prensipler ve nezaket kuralları koymuş, bizden bunlara uymamızı istemiştir. Bildiğimiz gibi bu kuralların bazısı farz, bazısı sünnet, bazısı da mübah cinsindendir. Bunların hepsi bizim dünyâ ve âhiret mutluluğumuz için konulmuştur. Müslüman kişi, uyuması ve uyanmasının bile bir ibadet vasfı taşıdığının şuuru içindedir. Çünkü o, kendisinin her anının Allah’ın gözetim ve denetimi aşağı olduğunu bilir. Onun inancına göre Allah kendisini her an görmekte, her işlediğini bilmekte, her söylediğini duymakta, hatta kalbinden geçirdiği her şeyden anında farkında olan olmaktadır. İşte bu sebeple, Allah’tan bir lahza olsun gâfil olmamak gerekir. Yatağa yatmadan önce abdest olmak, sağ yanı üzerine yatmak sonra da yukarıda metni ve anlamı geçen duayı gerçekleştirmek, kişinin uykusunu bile tam bir ibadete çevirmekte ve kendisini Allah’ın güvencesine almaktadır. Allah’ın güvencesine inanmış bir insana Allah’ın izni olmaksızın hiç kimse ve hiçbir şey zarar veremez. Bu dua, gerçekte tam bir inanış, teslim oluş ve adanış  andıdır. Son derece açık ve net ifadelerden ibaret olan bu duanın anlamını her birimiz içten düşünürsek, benzeri Allah’a son kez halimizi arzediyormuşuz gibi bir hisse kapılabiliriz. Bu hisse kapılmakta son derece haklı sayılırız ve bir mü’minin sahip olması gereken hassasiyete sahip olduğumuz için sevinmemiz gerekir. Çünkü gerçekten yaptığımız bir dua son duamız, kıldığımız bir namaz son namazımız, tuttuğumuz oruç son orucumuz, kısacası yaptığımız herhangi bir meslek son işimiz olabilir. Esasen bu his içinde yaşayan bir insan her hemencecik Allah’ın rızâsına yerinde hareket eder. Anadolu insanının dilinde uykunun “ufak ölüm” olarak adlandırılması ne kadar mânidardır.

Gece yatağına yatarken abdestli olan kimsenin bitmiş abdest almasına gerek olmayacağı bellidir. Peygamber Efendimiz’in prensiplerinden biri de her işe sağdan başlamaktı. Burada gördüğümüz gibi, uykusuna da sağ tarafı üzerine yatarak başlardı. Bundan Başka, sağ tarafı üstüne yatmak sağlık durumu açısından da son derece yararlıdır. Bilindiği gibi, insanın kalbi ve midesi sol tarafındadır. Her iki organımız da sıhhatimizin temel unsurlarından olup, sıkışması sağlık için zararlıdır. Bu sebeple tıp doktorları da yürek ve mide üstüne yatmamayı nasihat ederler.

Hadislerden Öğrendiklerimiz

Dua, hayatımızın her ânında bizi Allah’a yönelten bir ibadet olduğu için insan her hal ve durumda Allah’a dua etmelidir. Abdestli vaziyette ve sağ tarafı üstüne yatarak uyumak sünnete uygun bir davranıştır. Uykuya yatarken Peygamberimiz’in öğrettiği gibi hadisteki ibarelerle dua etmek sünnettir. Kişinin uykudan önce son sözleri Allah’a yakarış olmalıdır. Her gece yapılan dua, âdeta Allah’a  verdiğimiz ahdimizi bakım yapmak, İslâm ve imanımızı laf ve davranışımızla sağlama elde etmek anlamı taşır.

Kaynak: Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/peygamber-efendimiz-nasil-uyurdu.html

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.