Peygamberimizin İnsanlığa Işık Tutan Yüksek Ahlâkı
banner121

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) insanlara, dünyada ve ahirette mutlu olmanın yollarını gösterdi. Öğrettiği ahlâk ilkelerini önce kendisi yaparak en güzel misal oldu. İşte O'nun (s.a.v) insanlığa ışık tutan misal ahlakı...

Allah’ın en sevgili kulu, son ve en büyük Peygamber Hz. Muhammed (s.a.s.) bir saadet güneşi olarak doğdu. Kurumuş topraklar su ile canlandığı gibi Ulu Allah, Peygamberimiz ile dünyaya bitmiş hayat verdi.

O’nun kalplere yerleştirdiği iman ışığı doğruca hatalı inançlar silindi, cehaletin yerine ilim, zulmün yerine yargı ve yargı, kin ve düşmanlığın yerine insan sevgisi geldi. Reel anlamda İslâm kardeşliği kuruldu. Kadın, ailede ve toplumda değer olduğu değere kavuştu.

Sevgili Peygamberimiz insanlara, dünyada ve ahirette mutlu olmanın yollarını gösterdi. Öğrettiği ahlâk ilkelerini önce kendisi yaparak en güzel örnek oldu.

Peygamberimizin kalbi insan sevgisi ile batmış idi. böylece merhametli idi ki elindekini yoksullara verip kendisi aç kaldığı bile olurdu. Sadece insanlara yok hayvanlara karşısında da şefkat ve merhamet gösterirdi. Susayan bir kediye kendi eli ile su içirmiş, hayvanlara iyi davranılmasını emretmiştir.

ACINACAK ŞEY ETMEYENE ACINACAK ŞEY OLUNMAZ

Peygamberimiz çocukları çok sever, onları kucağına alıp okşardı.

Bir adam, Peygamberimizin bir çocuğu sevip öptüğünü görünce: “Benim on çocuğum var. Onların hiç birini öpmüş değilim” dedi.

Peygamberimiz ona; “Acinacak Şey etmeyene acıma olunmaz” buyurdu.

Namaz kılarken bile oynamak için omuzlarına meydana çıkan sevgili torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in bu davranışlarını müsamaha ile karşılamış oyunlarını tamamlamalarını beklemişti.

O, son derece yüce gönüllü idi. Varlıklı, fakir ayırımı yapmaz, bir hizmetçi bile eğlence etse giderdi. Fakir ve fakir kimselerle birlikte oturup yemek yer, en fakir insanların evlerine artan bir şekilde hal ve hatırlarını sorardı.

Hastaları ziyaret eder, iyileşmeleri için dua ederdi. Bir meclise gittiği vakit anlamsız bulduğu yere oturur, ayaklarını başkalarına karşısında uzatmazdı.

Adamın biri Peygamberimizi ziyarete gelmiş, huzuruna girince heyecandan titremeye başlamıştı. Bunun üzerine Peygamberimiz ona şöyle dedi: “Arkadaş titreme! Ben bir hükümdar değilim. Kureyş’cilt kuru ekmek yiyen bir kadının oğluyum.”

Elbisesini kendi eliyle yamar, ayakkabısını onarır, çarşıya gitgide artarak gereklilik duyduğu şeyleri satın alarak eve kendisi getirir, kimseye ağırlık olmazdı.

EŞLERİNİZE KARŞI İYİ DAVRANIN

Sevgili Peygamberimiz misal bir aile reisi idi. Kadınlara son derece kibar davranır, konut işlerinde onlara yardım ederdi. O, şöyle buyurmuştur:

“Sizin en hayırlınız kadınlarına karşı iyi davranandır.”

Peygamberimiz, misafiri fazla sever, onlara bizzat kendisi hizmet ederdi. Müslüman olmayanlardan kendisini ziyarete gelenlere de aynı şekilde davranırdı.

O, hiç kimseye kötü laf söylememiş, kırıcı bir davranışta bulunmamış ve ömründe kimseyi azarlamamıştı.

On sene Peygamberimizin hizmetinde bulunan Enes diyor ki; “Peygamberimiz bana hiçbir gün “of” bile demedi. Yaptığım bir şey için, bunu neye yaptın; yapmadığım bir meslek için de neye yapmadın, diye azarlamadı.”

Peygamberimiz, güler yüzlü, tatlı sözlü idi. Başkaları konuşurken onları dinler, sözlerini kesmezdi. Gördüğü kusurları kimsenin yüzüne vurmazdı.

Peygamberimizin yaşayışı sade ve temiz idi. Bedenini daima temiz miktar, elbiselerinin pak olmasına fazla uyarı ederdi. Dişlerini temizlemek için misvak kullanırdı. Pislikten hiç hoşlanmazdı. Ashabına, camiye temiz gelmelerini söylerdi.

Bir defasında üstü başı pis olarak camiye gelenlere: “Yıkandıktan daha sonra gelmiş olsanız daha iyi olurdu” buyurmuştur.

Peygamber Efendimiz, içten sözlü idi. Verdiği sözden asla dönmez, yalancıları hiç sevmezdi. Doğruluğu ve güvenilir kişiliğinden dolayı kendisine, “Muhammedü’l-Muhakkak” yani “Güvenilir Muhammed” denilmişti.

İNSANLARIN EN CÖMERDİ İDİ

O, insanların en cömerdi idi. Kendinden bir şey isteyen hiç kimseyi anlamsız çevirmez, “Ben oysa bir dağıtıcıyım, veren Allah’tır” derdi. bununla birlikte dilenciliği sevmez, bundan kurtulmaları için dilenenlere çalışıp kazanmanın yollarını gösterirdi.

O, kimseden intikam almaz, bağışlamayı severdi. Kendisine fenalık edenlere bile iyilik ederdi. Kendisine yapılan iyilikleri hiç unutmaz, iyilik yapanları daima iyilikle anardı. Yaşlılara saygılı davranır, küçüklere sevgi ve şefkat gösterirdi. Süt kardeşlerini gördüğü vakit ayağa kalkar, hırkasını yere yayarak onları oturttururdu.

Peygamberimiz, tembelliği ve abes oturmayı sevmezdi. Mescidin yapılmasında taş taşımış, bir işçi gibi çalışmıştı. Ashab-ı Kiram, onun istirahat etmesini istemişse de, o yeniden çalışmaya devam etmişti.

Ashabı ile yaptığı bir gezi esnasında istirahat etmek üzere bir yerde konakladılar ve yemek aranje etmek için aralarında meslek bölümü yaptılar.

Peygamberimiz; “Öyle ise ben de yakıt toplayayım” demiş, arkadaşları çalışırken kendisi abes durmak istememişti.

Sevgili Peygamberimiz, maddesel imkânlara sahip olduğu durumlarda da sade bir yaşam yaşayan, elinde ne varsa yoksullara dağıtmıştır. Bu Nedenle toplumda sosyal adaleti yalnızca sözle değil, davranışları ile de göstermiş ve insanlığa misal olmuştur.

Ne mutlu onun yolandan gidenlere.

Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz -

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Nasıl Bir İnsandı?

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/peygamberimizin-insanliga-isik-tutan-yuksek-ahlaki.html

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.