Peygamberimizin Yasakladığı Oruç
banner121

Peygamber Efendimizin (s.a.v) kendisinin tuttuğu ama sahabeye yasakladığı oruç...

"Ebû Hüreyre ve Âişe radıyallahu anhümâ'dan söylenti edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem iftar etmeden orucu birbirine eklemeyi yasakladı." (Buhârî, Savm 48, 49; Müslim, Sıyâm 59. Hem bk. Ebû Dâvûd, Savm 24)

İbni Ömer radıyallahu anhümâ şöyle dedi:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem iftar etmeden bir günün orucunu değişik günün orucuna eklemeyi yasaklamıştı. Ashâb-ı kirâm:

– Yâ Resûlallah! Ama sen ekliyorsun? dediler. Peygamberimiz:

– "Şüphesiz ben sizin gibi değilim. Ben yedirilip içirilmekteyim" buyurdu. (Buhârî, Savm 48; Müslim, Sıyâm 56. Hem bk. Ebû Dâvûd, Savm 24; Tirmizî, Savm 62)

Hadisleri Nasıl Anlamalıyız?

İftar etmeden iki veya daha çok gün peşpeşe oruç tutmaya visâl denir. Peygamber Efendimiz'in ashâba ve ümmete bunu yasakladığı çoğu hadiste dobra dobra belirtilmiştir. Sahâbe-i kirâmdan Hz. Ali, Ebû Hüreyre, mü'minlerin annesi Hz. Âişe, Abdullah İbni Ömer, Enes İbni Mâlik, Ebû Saîd el-Hudrî ve Beşîr İbni Hasâsiye'nin bu konuyla ilgili rivayetleri sahih hadis kitaplarında yer alır.

Bu rivayetlerin birçoğunda, sahâbîlerin iftar etmeden oruç alıkoyma arzularının, Peygamber Efendimiz'in bu yöndeki davranışına uyma isteğinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Kendilerine visâl yasaklanınca, "Fakat sen bunu yapıyorsun!" dediklerini görmekteyiz. Bu soru, ashâbın Resûl-i Ekrem Efendimiz'in sünnetine uyarlama hususundaki uyarı ve hassasiyetlerini gösterir. Bunun üstüne Hz. Peygamber, kendisinin Cenâb-ı Hak göre yedirilip içirilmek suretiyle doyurulduğunu, visâlle ilgili bu davranışının sadece kendisine has bir fiil olduğunu, ümmete karşın bulunmadığını belirtir. Ümmeti bağlayıcı yanı bulunmayıp sadece Hz. Peygamber'e ait olan bu çeşitlilik davranışlara "hasâis" adı verilir. Visâlin yasaklanış sebebinin açlık ve susuzluktan kaynaklanan zorluk ve güçlük olduğu hadislerden dobra dobra anlaşılmaktadır. Çünkü oruç ibadetini gönül rahatlığıyla yerine getirebilmek için vücudun buna dayanıklı olması gerekir. Yiyip içmeyi iyice terkeden kimsenin oruç tutmaya kuvvet yetiremeyeceği açıktır. Nitekim sahâbe-i kirâmdan bir kısmının bunu deneyip zorlama yetiremedikleri bir takım rivayetlerden anlaşılmaktadır.

Visâl orucunun yasaklığıyla ilgili emrin bu fiilin haramlığına mı yahut mekruhluğuna mı delil teşkil ettiği âlimlerimiz aralarında tartışılmıştır. Hadisin zâhirine göre hüküm verenler, bunun haram olduğunu kabul ederler. Oysa, Ebû Hanîfe, İmam Mâlik ve İmam Şâfi, ne suretle olursa olsun visâlin mekruh olduğu görüşündedirler. Onlara tarafından hiç kimsenin visâl yapması câiz değildir.

Hadislerden Öğrendiklerimiz

1. Sadece Hz. Peygamber'e ait "hasâis" denilen birtakım filler vardır. Bunlar ümmeti bağlayıcı değildir; hatta bunların bir kısmı onlara yasaklanmış kılınmıştır.

2. Visâl orucu da Peygamber Efendimiz'in hasâisinden olup ümmete yasaklanmıştır.

3. Kişinin gönül huzuruyla ibadet etmesini engelleyecek şekilde aç ve susuz kalması câiz değildir.

4. Cenâb-ı Yargı peygamberini bizim bilemediğimiz tarzda yedirir içirir.

Kaynak: Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları

Savm-ı Visal Ne Demektir?

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/peygamberimizin-yasakladigi-oruc.html

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.