Sevdiğiniz Şeylerden Allah Yolunda Harcamadıkça İyiliğe Asla Erişemezsiniz
banner121

Hadisi şerifi nasıl anlamalı ve amel etmeliyiz? Sahabe duyar duymaz ne yaptı? Hadisten çıkarmamız gereken dersler...

Enes radıyallahu anh şöyle dedi:

Medine’de ensar aralarında azami hurmalığı yer alan Ebû Talha idi. En sevdiği malı da Mescid-i Nebevî’nin karşısındaki Beyruhâ adlı hurma bahçesiydi. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bu bahçeye girer ve oradaki tatlı sudan içerdi.

Enes (sözüne devamla) dedi oysa:

“Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça, en iyiye eremezsiniz” âyet-i kerîmesi nâzil olunca, Ebû Talha Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem in yanına geldi ve:

- Yâ Resûlallah! Cenâb-ı Adalet sana “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça, en iyiye eremezsiniz” âyetini gönderdi. En sevdiğim malım Beyruhâ adlı bahçedir. Onu Allah rızâsı için sadaka ediyorum. Allah’dan onun sevabını ve âhiret azığı olmasını dilerim. Beyruhâ’yı Allah’ın sana göstereceği şekilde kullan, dedi.

Bunun üstüne Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

- “Âferin sana! Kârlı mülk dediğin işte budur! Seni duydum, Ebû Talha. Onu akrabalarına vermeni uygun görüyorum.”

Ebû Talha:

- O Kadar yapayım, yâ Resûlallah, dedi ve bahçeyi akrabaları ve amcasının oğulları arasında taksim etti. (Buhârî, Zekât 44, Vekâlet 14, Vesâyâ 10, 17, 26, Tefsîru sûre (3) 5, Eşribe 13; Müslim, Zekât 42, 43)

Hadisi Nasıl Anlamalıyız?

Ebû Talha yiğitliği ve gür sesiyle ünlü sahâbî’dir. Uhud savaşında göğsünü Resûlullah’a siper etmesi unutulmayacak kahramanlıklarından biridir. Bu hadisin râvisi Enes İbni Mâlik’in de üvey babasıdır. Ebû Talha’nın karısı ve Enes’in annesi olan Ümmü Süleym ise imânı ve Resûlullah aşkı anlatılamayacak kadar üstün, meziyetleri insana hayranlık verecek kadar mükemmel bir hanımdır. Kısacası bu ailenin fertleri, İslâm’ın yücelttiği özelliklere sahip birer gönder yıldızıdır.

Sevdiği malı Allah yolunda tüketmek yiğit adamın işidir. Çünkü mal sevgisi insana câzip gösterilmiştir. Birçok insana göre malını başkasına vermek, hele en güzelini, en çok sevdiğini gözden dışlamak canından bir tutam belirlemek değin zordur. Zira mal canın yongasıdır.

Ebû Talha’nın verdiği bu hurma bahçesinin ne değin değerli olduğunu şöyle anlayabiliriz. Peygamber Efendimiz ona Beyruhâ’yı akrabalarına vermesini öğüt edince, aralarında Resûlullah’ın şâiri Hassân İbni Sâbit ve Kur’ân-ı Kerîm’i en iyi bilen ve ashâbın muallimi olarak bilinen Übeyy İbni Ka`b’ın da bulunduğu akrabalarına taksim etmişti. Hassân kendi hissesini sonraki yıllarda Muâviye İbni Ebû Süfyân’a yüz bin dirheme satmıştı. O günlerde beş dirhemin bir koyun ettiği düşünülürse, yalnızca Hassân’ın hissesi yirmi bin koyun alacak değin değerliydi. İşte Ebû Talha Allah’ın rızasını, onun cennetini ve cemâlini kazanmak arzusuyla en gözde malını isteyerek vermişti.

En sevdiği malı Allah rızâsı için veren sahâbîler aralarında, Hz. Ömer’in erdemli oğlu Abdullah’ın farklı bir yeri vardır. İbni Ömer hazretleri fazla zengindi. Kölelerinin, câriyelerinin hesabı yoktu. Bu câriyelerden Dümeyne adlı fazla hoş bir kıza gönlünü kaptırmıştı. Bilindiği üzere câriye, alınıp satılan bir nevi mal durumundadır. Abdullah İbni Ömer “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça, en iyiye eremezsiniz” âyetini hatırlayınca, Dümeyne’yi hemen âzâd etti ve onu mülkünden çıkardı. sonra da âzadlı kölesi büyük âlim Nâfi` ile evlendirdi.

Hulefâ-yı râşidînin beşincisi diye meşhur olan Ömer İbni Abdülaziz hazretleri çuval çuval şeker alır, fakirlere dağıtırmış. Ona:

- Böyle yapacağına para dağıtsan olmaz mı? diye sormuşlar. O da:

- Ben şekeri çok severim. Onun için sevdiğim şeyi infâk etmek istedim, demiş.

Demekki Allah’ın rızasını kazanmak, malın iyisini, değerlisini, kalitelisini O’nun uğrunda vermekle mümkündür. Dinimiz zekât ve sadaka verenleri, mutlaka şu kalitede mal vereceksin diye mecburi tutmamakta, ama onlardan fedakârlık beklemektedir. Peygamber Efendimiz’in zekât memurlarına, halkın malının en değerlisini almayın buyururken, zekât ve sadaka verecek olanları mallarının iyisini vermeye teşvik etmesi ne dek mânalıdır. Hadisimiz 322 numarayla her tarafta görülecektir.

Hadisten Çıkarmamız Gereken Dersler Nelerdir? Allah rızası için masraf yapacak kimse, malının en iyisini ve en güzelini vermelidir. Ilk Olarak akrabalarını düşünmeli ve onlara yardım etmelidir. Malını hangi hayırda kullanmanın yerinde olacağını ilim ve fazilet sahiplerine sormalıdır. Memnun olacağını bildiği dostunun bağına bahçesine girip meyvasını yemek yemek, suyunu içmek mübahtır. Yalnızca dostların yok, faziletli kimselerin de böyle davranması câizdir. Malını Allah yolunda vakfetmek üstün bir ibadettir. Büyük hayırlarda bulunan kimseler, Peygamber Efendimiz’in yaptığı gibi, takdir edilmelidir.

Kaynak: Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları

SADAKA BELALARA SİPERDİR

ÇOCUKLARI SADAKA VERMEYE ALIŞTIRMAK

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/sevdiginiz-seylerden-allah-yolunda-harcamadikca-iyilige-asla-erisemezsiniz-ayeti-gecen-hadis.html

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.