Teğabün Suresi 2. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri
banner121

Teğabün Suresi 2. ayeti ne anlatıyor? Teğabün Suresi 2. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri...

Teğabün Suresi 2. Ayetinin Arapçası:

هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ فَمِنْكُمْ كَافِرٌ وَمِنْكُمْ مُؤْمِنٌۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ

Teğabün Suresi 2. Ayetinin Meali (Anlamı):

Sizi yoktan yaratan O’dur. Böyle iken kiminiz kâfir oluyor, kiminiz mü’min. Allah, yaptığınız her şeyi hakkiyle görmektedir.

Teğabün Suresi 2. Ayetinin Tefsiri:

Allah Teâlâ sonsuz bir güç ve kudret sahibidir. Kâinatın yegâne hâkimidir. Göklerde ve yerde olan her şey O’na boyun eğmiş, O’nun emrine teslim olmuş, O’nu tesbih etmektedir. Her bir varlık Cenâb-ı Hakk’ın her türlü kuvvetsizlik, ayıp ve noksanlardan pak ve uzak olduğuna şâhitlik etmektedir. Eğer O’nun zât, önad ve fiillerinde en küçük bir noksanlık olsaydı, böylesine bir nizama sahip olan kâinatın ayakta kalması muhtemel olmazdı. İnsanı yoktan yaratan, ona en hoş şekli ve özellikleri veren de O’dur. O’nun ilmi gökleri, yeri ve her şeyi kuşatmıştır. İnsanın gönlünün derinliklerinde olan en ince görüşler bile O’nun bilgisi dâhilindedir. Dolayısıyla hiç kimsenin yaptığı bir şeyi inkâr etmesi veya Allah’tan gizlemesi muhtemel değildir.

Şu misâl, Yüce Rabbimize haber verilen sıfatlarıyla birlikte kâmil mânada iman etmenin kulun kalbinde nasıl bir tesir icrâ ettiğinin açık göstergesidir:

Bir gece vaktiydi. Hz. Ömer, mûtâdı olduğu üzere Medine sokaklarını gezmekteydi ki, pat diye durakladı. Önünden geçmekte olduğu evden dışarıya dek taşan bir kavga sesi dikkatini çekmişti. Bir başlıca, kızına:

“–Kızım, yarın satacağımız süte azıcık su karıştır!” demekteydi. Kız ise:

“–Anacığım, halîfe süte su karıştırılmasını yasaklanmış etmedi mi?” dedi. Belli Başlı, kızının sözlerine sert çıkarak:

“–Kızım, gecenin bu saatinde halîfe süte su kattığımızı nereden bilecek?!.” dedi. Ancak gönlü Allah sevgisi ve korkusu ile dipdiri olan kız, anasının süte su katma hîlesini tekrar kabullenmedi:

“–Anacığım! Diyelim oysa halîfe görmüyor, peki Allah da mı görmüyor? Bu hîleyi insanlardan sır olarak saklamak kolay, fakat her şeyi görüp bilen kâinatın yaratıcısı Allah’tan gizli tutmak olası mü?..” dedi.

Rabbânî hakîkatlerle batmış temiz bir vicdan ve diri bir kalbe sahip olan bu kızın, derûnî bir Allah korkusu içinde annesine verdiği cevap, Ömer (r.a.)’ı son derece duygulandırdı. Mü’minlerin Emîri, onu bayağı bir sütçü kadının kızı yok, gönlündeki takvâsı ile müstesnâ bir nasip bildi ve oğluna gelin olarak aldı. Beşinci halîfe olarak zikredilen meşhur Ömer b. Abdülazîz, işte bu pak silsileden doğdu. (bk. İbnü’l-Cevzî, Sıfatü’s-Safve, II, 203-204)

Hâsılı lüzum göklerin ve yerin, gerek insanın böyle itina ile yaratılmasının hikmeti, fani dünya hayatı değil, şüphesiz ki âhiret hayatıdır. Sonunda herkes Allah’ın huzuruna varıp yaptıklarının hesabını verecektir.

O hâlde, Allah’ın bu sınırsız güç ve kudretini hesaba katmayıp inkâra devam eden ey zâlimler:

Teğabün Suresi tefsiri için tıklayınız...

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Teğabün Suresi 2. ayetinin meal karşılaştırması ve diğer ayetler için tıklayınız...

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/tegabun-suresi-2-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.html
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.