Tekvir Suresi 12. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri
banner121

Tekvir Suresi 12. ayeti ne anlatıyor? Tekvir Suresi 12. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri...

Tekvir Suresi 12. Ayetinin Arapçası:

وَاِذَا الْجَح۪يمُ سُعِّرَتْۙۖ

Tekvir Suresi 12. Ayetinin Meali (Anlamı):

Cehennem ateş ateş kızıştırıldığı zaman,

Tekvir Suresi 12. Ayetinin Tefsiri:

    Nefisler eşleştirilecek. Ölümle birlikte bedenlerini terk eden ruhlar, mahşer günü baştan yaratılan bedenleriyle birleştirilecek. Ya Da cümbür cemaat dünyada yaptığı amelleriyle orada buluşacak, ona göre bir bünyeye kavuşacak ve ona kadar bir karşılık görecektir. Yoksa her bir insan inanç ve ameline yerinde bir gruba ilhak edilecektir. Yani mü’minler mü’minlerle, kâfirler kâfirlerle buluşturulacaktır. Nitekim Vâkıa sûresinde haber verildiğine tarafından o gün millet “ashâb-ı meymene”, ashâb-ı meş’eme” ve “sabikûn” olmak üzere üç gruba ayrılacaklardır. (bk. Vâkıa 56/7-11)

    Masum yere diri diri toprağa gömülen kız çocuklarına, hangi günahları nedeniyle öldürüldükleri sorulacak. Câhiliye Araplarında böyle menfûr bir adet vardı. Bazan yoksulluk korkusuyla, bazan de namuslarına aşırı düşkünlükleri nedeniyle kız çocuklarını diri diri toprağa gömerlerdi. (bk. Nahl 16/58-59) Günümüzde de değişik sebeplerle, kürtaj ve yarı yollarla çocuklar az önce doğmadan telef edilmektedir. İşte günahsız olarak öldürülen bu çocukların hesabının sorulacağı tehdidiyle, halk bu fecaatten sakındırılmaktadır.

Kız çocuklarının diri diri gömülmesiyle alakalı nakledilen şu rivayet, en katı kalpleri bile hissiyata boğacak ve gözlerini yaşartacak keyfiyettedir:

Bir gün sahâbeden biri Resûlullah (s.a.s.)geldi ve şöyle dedi:

“Yâ Resûlallah! Biz câhiliye ehliydik. Putlara tapar, kız çocuklarımızı diri diri toprağa gömerdik. Benim minik bir kızım vardı ve beni fazla severdi. Öyle oysa ben onu çağırdığım zaman sevincinden âdetâ uçar ve koşa koşa yanıma gelirdi. Birgün tekrar onu çağırdım, koşarak yanıma geldi ve beni takip etmeye başladı. Yürüdüm ve âilemize ait olan yakındaki bir kuyunun yanına vardım. Kızımın elinden tutarak onu kuyuya attım. Kulaklarıma gelen son sözleri «Babacığım, babacığım» diyen çığlıkları oldu.”

Bunları duyunca acıma ummânı Efendimiz ağlamaya başladı ve gözlerinden yaşlar boşandı. Orada hazırlanmış bulunanlardan biri hâdiseyi anlatan zâta çıkışarak:

“–Be adam! Sen Resûlullah’ı üzdün!” dedi. Resûl-i Ekrem Efendimiz:

“–Mâni olmayın! O, kendisini hüzne garkeden ve ağırlık verdiği bir şeyi sormak istiyor” buyurdu ve o şahsa:

“–Anlattıklarını bitmiş et!” dedi. Sahâbî sözlerini tekrarlayınca Resûlullah yine ağladı. Gözyaşları sakallarının üzerinden aktı. daha sonra ona:

“–Allah, müslüman olanların câhiliye döneminde yaptığı hatâları affetti. Acilen sen hayatına baştan başla!” buyurdu. (Dârimî, Mukaddime 1)

Mahşer günü gerçekleşecek diğer duurmlar şöyle devam ediyor:

    Amel defterleri açılacak. İnsan dünyada yaptığı minik büyük her şeyin orada belirtilmiş olduğunu görecek. İyilere defteri sağından, kötülere ise solundan verilecek. (bk. Kehf 18/49; Hâkka 69/19-28)

    Gök sıyrılıp alınacak, insanın gözü önünden engeller kaldırılacak, böylece gayb âleminin gizli gerçekleri açığa çıkacak, insanların cennet, cehennem, melek gibi gaybî varlıkları hakiki yönleriyle görüp tanınma imkânı doğacaktır. Nitekim bu mânaya işaret olarak âyet-i kerîmede: “Açık Konuşmak Gerekirse sen bundan derin bir gaflet içindeydin. Fakat derhal gerçekleri görmeni engelleyen perdeni kaldırdık; bugün bakışların böylece keskindir” (Kâf 50/22) buyrulur.

    Kâfirler için cehennem kızıştırılır, harlanır. İçine cehennemliklerin atılması için hazır hale getirilir. (bk. Şuarâ 26/91; Nâziât 79/36)

    Cennet, dünyada iman, sâlih amel, ihlas ve ihsan ile Hakk’ın rızâsını kazanan mü’minlere yaklaştırlır. Mü’minlerin girmesine hazır hâle getirilir. Mü’minlerde oraya girecek olmanın tatlı bir telaşı başlar. (bk. Şuarâ 26/90; Kâf 50/31)

Böylece her insan, dünyada iken âhireti için ne hazırlamış olduğunu bilir, gözleriyle görür. Sonuçlarıyla hakke’l-yakîn derecesinde karşılaşır. O halde o dehşetli günle karşılaşmadan evvel gerekli gelen tedbirlerin alınması zaruridir. Bunun yolu da şüphesiz Kur’ân-ı Kerîm’in son ilâhî çağrı, Hz. Muhammed (s.a.s.)’in de son davetçi olduğuna inanıp, onlara kayıtsız şartsız itaat etmekten geçer. Bu sebeple buyruluyor ki:

Tekvir Suresi tefsiri için tıklayınız...

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Tekvir Suresi 12. ayetinin meal karşılaştırması ve öteki ayetler için tıklayınız...

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/tekvir-suresi-12-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.html

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.