“Uhud Dağı Benim İçin Altın ve Gümüş Olsa” Hadisi
banner121

«–Ey Ebû Zer! Uhud Dağı benim için altın ve gümüş olsa hepsini Allah yolunda infâk ederim, öldüğüm gün ondan bir kırat bile kalmasını istemem” hadisini nasıl anlamalıyız? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi açıklıyor.

“UHUD DAĞI BENİM İÇİN ALTIN VE GÜMÜŞ OLSA HEPSİNİ ALLAH YOLUNDA İNFÂK EDERİM”

Peygamber sallâllâhu aleyhi ve sellem Efendimiz, her zaman ve her durumda dünyanın tutku u safâsından uzaktan durmuş, dâimâ âhiret hayatını îmâr etme gayreti içinde olmuştur.

Ebû Zer radıyallâhu anh şunları nakleder:

“Bir keresinde Rasûlullah’ın yanında bulunuyordum. Elimden tuttu ve:

«–Ey Ebû Zer! Uhud Dağı benim için altın ve gümüş olsa hepsini Allah yolunda infâk ederim, öldüğüm gün ondan bir kırat bile kalmasını istemem.» buyurdu. Ben:

«–Yâ Rasûlâllah! Bir kırat mı yahut bir kantar mı bırakmazdın?» diye sordum.

«–Ey Ebû Zer! Ben aza indiriyorum, sen çoğa kaçıyorsun. Ben âhireti istiyorum, sen dünyayı soruyorsun! Bir kırat bırakmazdım, bir kırat, bir kırat!» diyerek üç defa tekrarladı.” (Heysemî, X, 239)

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/uhud-dagi-benim-icin-altin-ve-gumus-olsa-hadisi.html

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.