Vâkıa Suresi 83. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri
banner121

Vâkıa Suresi 83. ayeti ne anlatıyor? Vâkıa Suresi 83. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri...

Vâkıa Suresi 83. Ayetinin Arapçası:

فَلَوْلَٓا اِذَا بَلَغَتِ الْحُلْقُومَۙ

Vâkıa Suresi 83. Ayetinin Meali (Anlamı):

Hele can boğaza gelip dayandığında,

Vâkıa Suresi 83. Ayetinin Tefsiri:

Esasen herkes istediği gibi davranmakta serbesttir. Ama vefat vakti geldiği vakit bu serbestlik ortadan kalkacak, iradeler soyulup alınacak ve zorunlu bir istikamete içten, sadece Allah’ın irade ve emrinin geçerli olduğu , uhrevî bir yürüyüş başlayacaktır. Hiç kimsenin artık çıkmak üzere boğaza dayanmış canı geri çevirmeye, o gidişi durdurmaya gücü yetmeyecektir. Bu Nedenle Allah Teâlâ, öldükten daha sonra dirilmeyi inkâr edenleri, kimsenin kaçamadığı ölüm gerçeği üzerinde düşünmeye, kendisinin kullar üzerindeki mutlak zorlama ve hâkimiyetini kabullenmeye çağırmakta, başaramayacakları bir işe sevk ederek onlara hem acziyetlerini tattırtmak, ayrıca de hakikati kavrama etmelerini sağlayıp ebedi kurtuluşlarına imkân tanımaktadır.

Ölümün bir yaşı yoktur. Hayata gözlerini yeni açmış günahsız bir yavrudan yüz yaşına değnek dayamış ihtiyara değin her yaşta insan ölmeye adaydır. Eğer vaktimiz olur da İstanbul’daki çocuk mezarlarından herhangi birinde günün herhangi bir saatinde bir müddet bulunup oraya gelen çocuk cenazelerini izleme fırsatı bulabilirsek, gördüğümüz görünüm hiçbir şey konuşmaya gerek duymaksızın gerçeği bütün netliğiyle anlamamıza yardımcı olacaktır. Demin yeni doğmuş bebekler; üç aylık, altı aylık, bir yaşında yavrular; üç yaşında beş yaşında çocuklar hayatlarının baharında kabre uzanıyor, âhiret yolculuklarına başlıyorlar. Taze Taze mezar başlarında kalpleri kırık, yüzleri buruk, gözleri yaşlı anneler, babalar…

Şu hâtıra ölümün acısını kalplere sindiren, göz ve gönüllerimizi fânî dünyadan çevirip ebedî âhiret âlemine yönlendiren ne hazîn bir manzarayı dile getirmektedir:

Mesnevî şârihi Tâhirü’l-Mevlevî (r.h.), doğum esnâsında ikizleri ile beraber vefât eden bir annenin dramından çok duygulanır. Akrabâlarını araştırıp buldurur.

“–Ben bu üç mevtâya tâziye olarak bir kabir taşı kitâbesi yazdırmak istiyorum!” der ve anne yüreğinin şefkat ve merhametini şu dörtlüğü ile fazla içli bir şekilde açıklama eder:

Bir Kitâbe-i Seng-i Mezâr:

“Dünyada der-âğûşa ecel vermedi imkân,

Etti beni hem-makber iki yavrucuğumla.

Bundan Böyle tutarak dest-i yetimanelerinden,

Geldim sana Rabbim, iki öksüz çocuğumla...”

“Ecel, beni iki yavrucuğumla kabir yolcusu eyleyerek şu dünya hayâtında onları doya doya kucaklamaya imkân vermedi. Ey Rabbim! Ben de yetim ellerinden tutup o iki yetim çocuğumla sana geldim...”

Sözün özü şudur ancak, demin ömür denen sihirli fırsat elde iken bu engellenemez son, hakiki dikkate alınarak Kur’ân-ı Kerîm’in belirlediği yaşam tarzı çerçevesinde hareket edilse nasıl olursa olsun daha doğru ve daha faydalı olacaktır.

Çünkü, sûrenin başında da genişçe beyân edildiği gibi, halk dünyadaki iman ve amellerine tarafından mahşer yerinde üç zümreye taksim olunacaklar:

Vâkıa Suresi tefsiri için tıklayınız...

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Vâkıa Suresi 83. ayetinin meal karşılaştırması ve öteki ayetler için tıklayınız...

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/vakia-suresi-83-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.html

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.