Yatsı ve Sabah Namazını Cemaatle Kılmanın Fazileti İle İlgili Hadis
banner121

Yatsı ve sabah namazını cemaatle kılmanın fazileti nedir? Müslümanlar hangi iki amel için kura çekerlerdi? Hadisi nasıl anlamalı ve amel etmeliyiz? Hadisten çıkarmamız gereken dersler nelerdir?

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivâyet edildiğine tarafından, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“İnsanlar ezan okumanın ve namazda birinci safta bulunmanın ne dek faziletli olduğunu bilselerdi, sonra bunları edebilmek için kur’a çekmek zorunda kalsalardı kur’a çekerlerdi. Belki camide cemaate erken yetişmenin ne dek erdemli olduğunu bilselerdi, birbirleriyle yarışa girerlerdi. Eğer yatsı namazı ile sabahleyin namazındaki fazileti bilselerdi, emekleyerek ve sürünerek de olsa bu iki namaza gelirlerdi.” (Buhârî, Ezân 9, 32, Şehâdât 30; Müslim, Salât 129. Hem bk. Tirmizî, Mevâkît 52; Nesâî, Mevâkît 22, Ezân 31 )

Hadisi Nasıl Anlamalıyız?

Ezanın sözlük anlamı anlatmak demektir. Din örfündeki anlamı ise, belli vakitlerde, kesin sözlerle emin bildirimdir. Vakitler namaz vakitleri, sözler şeriat koyucunun görev ettiği ve her vakitte tekrarlanan kelimelerdir. Hepimizin bildiği gibi ezan şu kelimelerden meydana kazanç:

Allahü ekber (4 defa)

Eşhedü en lâ ilâhe illallah (2 kere)

Eşhedü enne Muhammeden resûlullah (2 defa)

Hayye ‘ale’s-salâh (2 kez)

Hayye ‘ale’l-felâh (2 kez) 

Allahü ekber (2 kere)

Lâ ilâhe illallah (1 kere)

İslâm  âlimleri, ezanın bu değin az sözle itikadî ve amelî hükümlerin tamamını ihtiva ettiğini söylerler. “Allahü ekber” , Cenâb-ı Hakk’ı tasdike delâlet ettiği gibi, O’nun bütün kemal sıfatlarını da kanıt eder. “Eşhedü en lâ ilâhe illallah”, tevhid akîdesini tasdiki ve şirkin her çeşidini reddi içine alır. “Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah”, Hz.Peygamber’in risâletini ve bunun yanında tüm resûl ve nebîlerin peygamberliklerini tasdîke delâlet eder. “Hayye ‘ale’s-salâh”, Resûl-i Ekrem Efendimiz doğru bilinen Allah’a itaat ve tâate dikte sigasiyle davettir. “Hayye ‘ale’l-felâh” ise, dünya ve âhirette ebedî kurtuluş seslenmek olan felâha, yegâne adalet yola çağırmaktır oysa, bu kıyameti, âhireti ve mahşeri onaylama demektir. Bu lafızların tekrarlanmasının sebebi, ihtiva ettikleri bu engin anlamları tekit içindir.

Ezanın pek fazla faydaları vardır. Bunların en başta geleni, ezan okunan yerde müslümanların varlığının ispat edilmiş olmasıdır. Bu yer İslâm toprağıdır ya da böyle olmaya adaydır. Çünkü müslümanların hedefi ve gayesi, yeryüzünü islâmlaştırmak ya da Müslümanlığı kabul etmeyen insanların yaşadığı yerleri aralıksız Allah’ın dinini tebliğe müsait bir ışık halkası getirmek, bu yöndeki engelleri ortadan kaldırmaktır.  Keza ibadet vaktinin girdiği müslümanlara ezanla haber verilir. Ezan, müslümanları cemaat olmaya ve bir araya getirmeye davettir. İslâm’ın esas esasları bütün insanlara günde beş defa ezan tamamen açık açık duyurulmuş olur. İslâm âlimleri ezanda dört hikmet bulunduğunu söylerler. Bunlar: Şiâr-ı İslâm oluşu, yani İslâmın bir parolası, bir sembolü olması,  kelime-i tevhîdi ve kelime-i şehâdeti herkese açıkça ilân etmesi, namaz vaktinin ve kılınacağı yerin duyurulması ve müslümanları cemaate davettir. Kur’an’da ezana şu âyet-i kerîmelerle muhabere edilir: “Namaza çağırdığınız süre onu alay ve ziyafet konusu yaparlar. Bu tutum, onların düşünmeyen bir topluluk olmalarındandır” Mâide sûresi (5), 58. “Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağırıldığınız süre Allah’ı anmaya koşun” Cum’a sûresi (62), 9.

Ezan okumanın önemi ve fazileti bu vesile ile iyice anlaşılmış olmaktadır. İşte bu sebeple Resûl-i Ekrem Efendimiz, bu fazileti kavrayanların ezan okumakta âdeta birbirleriyle yarışacaklarını, hatta kur’a atmak zorunda kalabileceklerini açıklama buyurmuşlardır. Nitekim İslâm tarihinde bu gerçekleşmiş, meselâ Kâdisiye Harbi’nde bir grup müslüman ezan  okuma hususunda aralarında çekişme etmişler, kimin ezan okuyacağı hakkında Sa’d İbni Ebî Vakkâs kur’a çektirmek zorunda kalmıştır.

Namazda birincil safta bulunmak da benzer şekilde büyük faziletlerden biridir. İlk saf imamın hemencecik peşinde bulunan saftır. Bir arkada bulunana kadar onun önündekinin birincil saf olduğunu söyleyenler, bundan da öte süre namazını ilk cemaatle kılanlar seslenmek olduğunu iddia edenler de olmuştur. Lakin içten olan birincil gösterme olsa gerektir. İlk safta bulunmanın niçin faziletli olduğu  üzerinde durulmuş, buna karşılık imam cehren okuduğunda Kur’lahza dinlemek, Fâtiha sûresi’nin okunmasından daha sonra “âmin” diyebilmek, imamın tekbirlerinden anında sonradan tekbir almak, imam birini yerine geçirecek olursa kendisi aşmak gibi büyük ecir ve sevabı olan işler sayılmıştır. Bir diğer yönü teşvik unsuru oluşudur. Cemaatin ön saflarında anlamsız yer varken, arkada olanlar defalarca oraları doldurmakla mükelleftirler. Nitekim bir hadiste: “İlk saffı, sonradan onun arkasındakini, sonradan sırayla diğerlerini tamamlayınız, eksik kalırsa son safta kalsın”  buyurulmuştur (Ebû Dâvûd, Salât 94). Erkeklerin ilk saflarının, kadınların da son saflarının daha bahtı açık olduğunu Peygamberimiz haber vermiştir: “Erkeklerin saflarının en hayırlısı ilkleridir, sevabı asgari olanları geridekilerdir. Kadınların saflarının en hayırlısı da geridekileridir. Sevabı en düşük olanları ise öndekilerdir” (İbni Mâce, İkâme 52). Bunlar haricen konuyla ilgili böylece fazla hadis vardır. Burada onları planlamak konunun hudutlarını aşmak olur. Oysa kitabımızın 1084-1098 numaralı hadisleri aralarında konuyla ilgili yeterli ve doyurucu açıklamalar yer almaktadır.

Hadisimizde anılan faziletlerden biri de, camiye erken gitmektir. Bundan maksat cemaate tutmak ve ön saflarda yer almaktır. Keza camiye gitmek üzere vaktinde hareket eden kimse hem yolda dar yürüme imkânına sahip olur, ayrıca de camide bir süre dinlenmek, tefekkür etmek, tahiyyetü’l-mescid ya da nâfile namaz kılmak ya da Allah’ın zikriyle meşgul almak suretiyle kendini farz namaza hazırlar. Bu ise nefes nefese camiye gitmek ve arka saflarda yer almaktan fazla faziletlidir.

Allah’ın üzerimize farz kıldığı her namazın faziletli olduğu şüphesizdir. Ama bunlar aralarında derece farkı vardır. Sabahtan ve yatsı namazı gecenin iki ucundaki namazlardır. Biri gecenin bitip yeni bir günün başladığı zamanda, diğeri de gündüzün bitip karanlığın adamakıllı bastırdığı vakitte kılınır. İnsanlar içinde münafıklara en ağır gelen namaz bu ikisidir. İnsanın bu iki namazın vaktinde uyanık olması, diğer taraftan camiye cemaate gitmesi, sağlam bir imanın, ibadet ve tâate düşkünlüğün, Allah’ın rızasını kazanmak için ciddî bir azim ve gayretin eseridir. Bu açılardan da son derece faziletlidir. İşte bunun faziletine dikkat çekici için Efendimiz, “Emekleyerek ya da oturakları üstünde sürtünerek de olsa bu namazlara giderlerdi” buyurmuşlardır.

Biz bu hadisin ilgili kısımlarını namazların fazileti bahsinde 1074 ve 1085 numaralarda tekrar ele alacağız.

Hadisten Çıkarmamız Gereken Dersler Nelerdir?

Ezan okumak İslâm’ın vazgeçilmez esaslarından ve sünnetlerinden biridir.  Ezanın böylece çok faydası, fazileti ve hikmeti vardır. İslâm’ın itikad ve amel esaslarını bünyesinde barındıran ezan, inanmayanları dine, inananları ibadete davetdir. Müezzinlik, Allah katında ecri ve sevabı büyük hayırlardan biri olup, Efendimiz göre teşvik edilmiştir. Namazda ilk safta bulunmanın sevabı ve fazileti diğer saflardan daha çoktur. Camiye ve cemaate erken varmak ve ilk saflarda yer elde etmek sünnette teşvik edilmiştir. Cemaatle kılınan namazın fazileti, tek kılınan namazdan kat kat fazladır. Sabah ve yatsı namazlarında camiye gitmek ve cemaatle namaz kılmak, diğer vakitlerde cemaatle kılınan namazlardan daha faziletlidir. Çünkü bu ikisi münafıklara en ağır gelen namazlardır. Münakaşalı işlerde kur’a çekmek câizdir.

Kaynak: Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları

Cemaatle Namaz Kılmanın Fazileti

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/yatsi-ve-sabah-namazini-cemaatle-kilmanin-fazileti-ile-ilgili-hadis.html

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.