Aşkınızı tanıyın: Venüs burcuna göre kişiler ilişkilerden ne bekler?
ABONE OL

Uçuk dediğimiz yaralar gerçekte herpes simpleks virüsü (HSV)’nin yol açtığı, virüsün daha aşağı türlerine tarafından az kalsın vücudun her yerinde oluşabilen, içi su dolu kabarcıklar ile başlayıp sonra yaranın kabuk bağlamasıyla karakterize viral enfeksiyonlardır.

HSV dünya genelinde en sık görülen enfeksiyöz virüslerden birisi olarak kabul edilmektedir. HSV tip 1 ve tip 2 daha alçak sınıflarında ikiye ayrılır; alıcı 1 yetişkinlerde ağız içi, dudak, yüz ve burun civarda görülürken, herif 2 ise daha fazla genital bölgelerde görülmektedir.

Dudak uçuğu bilimsel adıyla Herpes Labialis HSV herif 1 virüsünün sebep olduğu uçuk çeşididir. Sıklıkla dudaklar öncelikle elde etmek üzere ağız etrafı, burun ve çenede ortaya çıkmaktadır.

İçi su doymuş veziküller halinde ortaya çıkmakta ve ortalama bir hafta daha sonra bu veziküller kabuk bağlayarak iyileşme göstermektedir.

Dudak uçukları genellikle şu sebeplerden ötürü ortaya çıkmaktadır;

Dudak uçukları çoğunlukla şu sebeplerden ötürü ortaya çıkmaktadır;

Gerginlik, coşku, travma gibi psikolojik durumlar. Yorgunluk, uykusuzluk gibi karoser direncini düşüren yaşam tarzı. Soğuk algınlığı, grip ve ateşli hastalıklar gibi bağışıklık sisteminin zayıfladığı rahatsızlıklar. AİDS, kanser ve organ nakli olan hastalarda kullanılan ilaçlar sebebiyle bağışıklık sisteminin baskılandığı durumlar. Fazla güneşe ya da UV ışınlarına maruz kalma gibi maddesel sebepler.

Dudak uçuğu dünya popülasyonunun 3'te 2'sin de görülmektedir ve yetişkinlerin %90’nında yapılan testlerde bu virüsün olduğu görülmüş fakat yalnızca bağışıklık sisteminin zayıfladığı ve yukarıdaki sebeplerin oluştuğu durumlarda kendini gösterdiği görülmüştür. Yani virüsün dudakta rahatsızlık yaratabilmesi için bağışıklık sistemini yenmesi gerekiyor.

Peki bu uçuğun belirtileri nelerdir Bulaşıcı mıdır Nasıl korunmalıyız

Peki bu uçuğun belirtileri nelerdir? Bulaşıcı mıdır? Nasıl korunmalıyız?

İlk virüs atağının belirtileri uçuğa sahip birey ile temastan sonra 3 hafta içinde ortaya çıkmaktadır. Daha çok çocuklarda görülmektedir bu süreçte ağız içinde yaygın su dolu kabarcıklar, alev, halsizlik ve huzursuzluk tabloya eşlik eder. Kişiler genelde kızarıklık oluşmuş deride yanma, kaşıntı ve batma şehvetli yaşarlar. İlk atak defalarca en sancılı geçendir sonraki ataklar bu değin ağrılı olmamaktadır.

Virüsün vücudumuza birincil girişi genelde bebeklik ve çocukluk çağımızda ailemiz veya yakın çevremizin temasıyla gerçekleşir. Herpes virüsü tekrar tekrar bulaşabilme özelliğine sahiptir oysa bilhassa su kabarcıklarının görüldüğü veziküler aşama en çok bulaşın olduğu evredir. Çoğunlukla öpme, karşılıklı eşya kullanımı, tıraş bıçağı gibi dudakla yüzle teması olan eşyalardan bulaşmaktadır.

Az Önce bu virüse aleyhinde bir aşı geliştirilemediğinden bulaşmayı ve hastalığı önleyecek bir yol değil o yüzden, korunmak en etkili usul. Uçuğu olan kişilerle temastan kaçınmalı, iki taraflı eşya kullanımını kısıtlanmalı, sarılma ve öpme davranışlarından uzak durmalıyız.

Uçuk tanısı ve tedavi yöntemleri

Uçuk tanısı ve tedavi yöntemleri

Uçuk birçok süre diş doktoru veya dermatoloji uzmanlarının görerek kolaylıkla tanı koyduğu bir rahatsızlıktır ve belli teşhisi için ise su dolu veziküllerden sürüntü örneği alıp laboratuvar testlerine başvurabilir.

Uçuğun geleneksel tedavisinde asiklovir türevi antiviral ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçlar krem, hap veya şiddetli durumlarda iğne (enjeksiyon) yoluyla kullanılabilir.

İlaç tedavisine ilk 1-2 günde açtırmak ağrılı süreci hafifletmek ve lezyonun büyüklüğünü durdurmak adına önemlidir. Bu ilaçların dezavantajları ise bir takım beğenilmeyen ast etkiler, virüslerin bu ilaçlara dayanıklılık geliştirmesi ve sonraki tekrarlayan ataklarda yeteri etkiyi göstermemesidir.

Çoğunlukla bir kez uçuk çıkan yerde yeniden çıkması çözülemeyen diğer bir problemdir. Uçuğun ilaçla etkin bir tedavisi olmaması kişiye ayrıca sosyal hayatta kısıtlanma hem de estetik açıdan hastalık verebilir.

Öteki yanlamasına büyüyen lazer teknolojisiyle birlikte herpes virüslerinin tedavisi bundan böyle oldukça etkili olmaktadır. Lazer ışınlarına maruz kalan bölgedeki virüslerin hızlı şekilde inaktivasyona uğraması ağrılı sürecin kısa sürede son bulmasını sağlamaktadır.

Yapılan çalışmalara tarafından lazer ile çare edilen bölgelerde hap ile çare edilenlere oranla nerdeyse yeniden hiç uçuk çıkmaması lazer tedavilerini gün geçtikçe daha popüler bir tedavi seçeneği yapmaktadır.

Uçuk tedavisinde lazer kullanımının avantajları arasında;

Uçuk tedavisinde lazer kullanımının avantajları arasında;

İlaç tedavisine kadar tekrar uçuk çıkma ihtimalinin çok düşük olması, kişilere kısa sürede etki göstererek konfor sağlaması, uygulamasının oldukça basit ve sızısız olması, kullanılan antiviral ilaçların bağlı etkilerinin ve ilaç etkileşimlerinin olası zararlarının önüne geçmesi özellikle ihtiyar bireylerde ve bağışıklık sistemi çelimsiz kişilerde ilaç etkileşimlerini azaltarak seri iyileşme sağlamasını sayabiliriz.

Kaynak: www.milliyet.com.tr
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.