Uzmanlar uyardı: ''Ekran önünde geçirilen uzun sürelere dikkat edin''
ABONE OL

Yeni alıcı koronavirüs salgını çocuk, genç ve ebeveynler üstünde öncelikle "kendini güvende hissedememe, hastalanma hatta ölümle karşısında karşıya olma" odaklı bir korkutma duygusu yaratıyor.

kimsesiz bu kaygıyı taşımak bile önemli bir gerginlik kaynağı oluyor. Salgınla uğraş kapsamında evde daha artı kalmak durumunda olan çocuk ve ergenlerin rutin hayatlarının bozulduğu da görülüyor.

Bütün günü evde geçiren çocukların ekran süreleri eskisine oranla minimum iki kat arttı. Bu koşul bundan böyle herkesin normaline dönüştü ve önlemek de hiç kolay değil.

0-5 yaş aralığında uyaran eksikliği gelişimsel sorunlara neden olabilir

"0-5 yaş aralığında uyaran eksikliği gelişimsel sorunlara neden olabilir"

Okul öncesi çocukları için 0-5 yaş aralığı, beynin çok çabuk geliştiği, hızlı değişikliğe uğradığı, uyarana çok ihtiyaç duyulduğu kritik bir dönem. Bu dönemde beyin gelişimi için en manâlı gereksinim olan ebeveynle karşılıklı sosyal etkileşim, göz göze bire bir iletişim gibi uyaranların yeterince sağlanamaması gelişimsel sorunlara neden olabilir.

Mektep öncesi dönem çocuklarının ekran aleyhinde çok uzun vakit geçirmeleri, ebeveynle bire bir etkileşimlerinin eksik olması, söylev gecikmesi, sosyal iletişime açık olmama, seslenince bakmama, içe kapanma, göz kontağı kurmama gibi belirtileri ortaya çıkarabilir.

Ekran sürelerinin artması çocuğum öfke nöbetleri geçiriyor şikayetlerini de artırdı

Ekran sürelerinin artması "çocuğum öfke nöbetleri geçiriyor" şikayetlerini de artırdı

"Çocuğum konuşmaya başlamıştı ama bundan böyle daha eksik konuşur oldu", "İsmiyle seslendiğimizde bize dönüp bakmıyor, bizimle oyun oynamak için pek da istekli yok", "Ekranı kapattığımızda fazla şiddetli öfke nöbetleri geçiriyor, elinden telefonu-tableti alamıyoruz" gibi şikayetler artmaya başladı.

Bilhassa asıl sınıfı ve ilkokul 1. derslik öğrencilerin ola ki de hiç tanımadıkları okulu, bir ekran üzerinden, öğretmeniyle, arkadaşlarıyla bağlantı etmeden yaşamak durumunda kaldı. İlkokul öğrencilerinde öğretmeni dinlememe, derslere odaklanamama, kendisine eşlik eden bir yetişkin olmadan ekran aleyhinde oturamama, fazla hareketlilik, hırçınlık, uyku düzenlerinde biçimsizleşme gibi yakınmalar yaşanmaya başladı.

Ekran önünde geçirilen süreler ders harici 7-8 saatleri buluyor

"Ekran önünde geçirilen süreler ders harici 7-8 saatleri buluyor"

Her yaş grubu için ders harici vakitlerde ekran önünde geçirilen 7-8 saat gibi süreler laf konusu ve bu önemli gelişimsel sorunlara sebebiyet verebiliyor. bir kere ekrandan gelen uyaran bombardımanı bittiği süre beynimiz olağan, jurnal hayatı fazla hareketsiz, bıktırıcı buluyor. Ekran kapandığında bu sıkılmanın getirdiği şehvetli patlamalar, hiddet patlamaları, saldırgan tepkiler yaşanıyor. Ayrıca ders başında dinleyememe, dikkat dağınıklığı problemleri ortaya çıkıyor.

Okul öncesinde ekran sürelerine eskiden maksimum bir saat derken şimdi terbiyesizce en fazla iki saat diyebiliriz. Bu sürede muhtemel olduğunca ebeveyn veya bakım veren kişi çocuğa eşlik etmeli, çocuk ekranla baş başa kalmamalı. İlkokul çağı çocukları için bir zamanlar ekran süresi 1,5-2 saatti, şimdi baktığımızda ise azami 3-4 saat gibi bir vakit olabilir. Gençler için net bir sınırdan dile getirmek ise çok da imkanlı görünmüyor.

Bu süreleri kullanırken ailelerin çocukların hangi oyunu oynadığı, hangi sitelere girdiği gibi konularda sohbet etmeleri, olası olduğunca oynadığı oyunlara dahil olmaları önemli. Aileler, çocuğun internette hangi sitelerde vakit geçirdiğinden ne değin bire bir farkında olan olursa böylece koruyucu olur. Körü körüne yasaklandığında ise çocuk, ailesi yanında yokken bunu daha dar ve saklı bir şekilde tekrar yapacaktır.

Çocukların ekran başında geçirdikleri süreler arttıkça riskler de atıyor. Ebeveynler birçok vakit çocuklarının internette hangi mecrada, kiminle yazıştığını, kiminle oyun oynadığını, kiminle arkadaşlık ettiğini bilmiyorlar. Başlıca olan ailenin ergen çocuğuyla enerjik ve açık bir irtibat dilini oluşturması. Bu Vesile Ile onun dünyasından farkında olup koruyucu olabilirler.

Şu an bir fırtınadayız, fırtınada gemilerde tamirat, tadilat yapılamaz, rotadan sapmamak ve alabora olmamak yeterlidir. Aileler, salgın döneminde çocukların psikolojisini korumaya yönelik ebeveynlik önerilerinin, onları sıkıntıya sokacak nitelikte olmamasına itina göstermeli. Anne, babalar yalnızca çocuklarına değil kendilerine karşı da anlayışlı ve şefkatli olmalı.

Kaynak: www.milliyet.com.tr
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.