Binnaz Avcı'dan konuşulacak açıklamalar

Posta Gazetesi'nden Bekir Saçar'ın röportajı...

Kırk yıllık arkadaşımsın, seni iyi tanıyorum. Seni tanımayanlar, bir elin yağda bir elin balda bir çocuk olduğunu düşünürdü. Gerçeği anlatır mısın?

Varlık içinde bir çocuk olsam daha 15 yaşındayken turistlere İtalyanca tercümanlık yapmazdım. Annem ve babam beni hiçbir şeyden mahrum etmemek için çok çaba sarf etti. Ben minicik bir şey almak için günlerce harçlığımı biriktirdiğim günleri biliyorum. Hiçbir şey göründüğü gibi değildi. 

17 yaşında assolist oldun. Bu süreç nasıl gelişti?

Sen de iyi bilirsin, ben o yaşlarda annemle bile fotoğraf çektirmezdim. Annem ve babamla röportaja geldiklerinde ortalarda görünmek istemezdim. Dolayısıyla magazinciler beni tanımazdı. 17 yaşındayken rahmetli Yılmaz Zafer ile Perihan Savaş’ın düğününe gittik. O düğünde fotoğraflarım çekildi ve basında yer almaya başlamış oldum. Bu süreçte film ve sahne teklifleri de gelmeye başladı. Sanat aşkıyla yanıp tutuşmuyordum ama maddi sıkıntı içinde olduğum için film tekliflerini kabul ettim. 

KAZANDIĞIM İLK PARAYLA EVİMİZİN KESİK TELEFONUNU AÇTIRDIM

İlk kazandığın parayla ne yaptığını hatırlıyor musun?

Hatırlamaz mıyım! Rehberlik ve tercümanlıktan kazandığım ilk parayla evimizin kesik telefonu açtırdım. Sonra o dönem çok moda olan İtalyan bir bileklik almıştım.

Türkiye’deki dizi ve sinema sektörü hakkında ne düşünüyorsun?

Sinemada çok umut verici harika işler çıkıyor. Geçmişte harika diziler çekildi ama şu anki dizilerle hiç alakam yok. Türkiye’deki dizilerde olaylar öyle gelişiyor ki, insan zekasına hakaret diye düşünüyorum. Bir de sürelerin uzunluğu insanı çileden çıkarıyor.  

ARTIK ASLA SAHNEYE ÇIKMAM AMA SİNEMA İÇİN ÖLÜRÜM HATTA PARA BİLE İSTEMEM

Sinema ya da sahne için teklif gelse kabul eder misin?

Sahneyi asla düşünmem ama sinema için ölürüm hatta para bile istemem. Dizi tekliflerini de kabul edebilirim ama ondan para isterim.

BU KİTABI CANIM SIKILDIĞI İÇİN YAZMADIM

‘O Kadar Da Değil’ isimli kitabın çıktı. Okuyucuları neler bekliyor?

Çocukluğumdan beri yazmayı severim. Bu kitabı “Canım sıkıldı ben de bir kitap yazayım” diye yazmadım. Manevi bir kızım var. Sorunlarını dertlerini benimle paylaşır. Bir gün ona ulaşsın diye sosyal medya hesabımdan bir yazı paylaştım. O kadar çok beğenildi ki, bazı köşe yazarları, yazımı köşesine taşıdı. Dostlarım “Yeteneklisin, niye bu işi ciddiye almıyorsun” demeye başladı. Ben de geçmişten günümüze yaşadıklarımı, tecrübelerimi ve daha önce yazdıklarımı bu kitapta topladım. 

Neden kitabın adını ‘O Kadar Da Değil’ koydun?

Geçirdiğim beş koca kötü yılım var. Kendime çok bedel ödettim, acı verdim. Bu dönemde her şeyimi kuzenim Aydan Şener’le paylaşıp dertleşiyordum. O da her paylaşımımızın sonunda “Ya kuzen o kadar da değil!” diye beni teskin ediyordu. Bu söz beynime kazındı. Zaman içinde en kötü durumda bile yaşadıklarımın ‘O kadar da değil!’ olduğunu anladım ve kitabıma bu ismi verdim. 

Kitapta aile içi şiddetten bahsediyorsun. Sen hiç şiddet gördün mü?

Şiddet gördüm ama tercihimi bir daha şiddet görmemek üzerine kullandım. Şiddetin asla bahanesi olamaz. Ne kadar seversek de sevilirsek de bir kez el kalktığı zaman telafisi olmaz. Bunu yaşayan bir daha yaşayacağını bilmeli ve tedbirini alıp gitmeli. 

KENDİMİ ÇOK SEVİYORUM AMA SAATLERCE AYNADA KENDİMİ İNCELEMEM

Aynalarla aran nasıl? Aynaya bakınca nasıl bir sen görüyorsun?

Kendimi çok seviyorum ama saatlerce aynada kendimi incelemem. 

Hayatının nasıl bir dönemindesin?

“Her yaşın ayrı güzelliği var” diyeni bir bana getirsinler. Yok öyle bir şey! Yaş almak o kadar da müthiş bir şey değil. Mesela yakında, sürekli gözlük kullanmak zorunda kalacağım. Vücudumda bir yerim ağrıyor ama ruhsal olarak hayatımdan en memnun olduğum dönemdeyim. 

MEMELERİMDE SİLİKON VAR AMA EN GÜZELİ DOĞAL YAŞAMAK

Estetiğin var mı?

Ufak dokunuşlar var. Depresyona girdiğimde Serdar Erener’e gittim ve “Beni kes” dedim. “Senin yaşın daha 41. Bir şey yapmam” dedi ve beni kovaladı. Memelerimde silikon var. Onda da talihsizlik yaşadım. Taktırdım, çıkardım, taktırdım, çıkardım… Ama en güzeli doğal yaşlanmak.

GEREKİRSE AŞKSIZ KALIRIM AMA YARIM YAMALAK BİR İLİŞKİ YAŞAMAM

Aşkın sendeki tanımı nedir?

Aşk bir delilik hali. Koskoca Sezen Aksu “Aşk için ölmeli o zaman aşk” demiş. Bunu boşa söylemiş olabilir mi? Ben ilişkilerimi ara sıra değil her gün dolu dolu yaşamak isterim. 70 yaşına da gelsem bu değişmeyecek. Gerekirse aşksız kalırım ama yarım yamalak bir ilişki yaşamam.

Sevgilin olacak kişide “Olmazsa olmaz” dediğin ne var?

Yakışıklılık olmadığı muhakkak. Asla yalan söylememeli. Kendini olduğundan farklı gösteren insanları sevmem. Dürüst ve adaletli olması gerekir düz biri olmalı. Net bir adam olmalı.

AŞKI EVLİLİK DEĞİL ÖZENSİZLİK ÖLDÜRÜYOR

Evlilik aşkı öldürüyor mu?

Aşkı evlilik değil özensizlik öldürüyor.

İki evlilik yaptın, üçüncü evliliği düşünüyor musun?

Sevgilim Murat Acar ile üç senedir mutlu bir ilişkim var. Eskiden ben de severdim evliliği, evlenme fikrini ama o sahip olma duygusundan sonra bir gevşeme hali ve özensizlik var ya onu sevmiyorum. Bir gün yine evlenebilirim fakat ilk amacım o değil.

ESKİDEN SAATLERCE SOHBET EDERDİK, ŞİMDİ HERKES ELİNDEKİ TELEFONLA AŞK YAŞIYOR

Sosyal medya ile aran nasıl?

Beni sosyal medyaya Demet Akalın soktu. Delisi değilim ama normal insanlar kadar kullanıyorum. Eskiden saatlerce sohbet ederdik, geceler bitmezdi. Şimdi herkes elinde telefonuyla aşk yaşıyor. O eski sinerji kimse kalmadı.

Sette ya da sahnede unutulmaz bir anını bizimle paylaşır mısın?

Bir eroin krizi sahnesi çekiyorduk. Küçük Emrah rol arkadaşımdı. Benim kriz halimle Emrah’a para vermem gerekiyordu. O kadar güzel bir oyun çıkardım ki yönetmen bile şaşırdı. Sanki 40 yıllık eroinmanım. Haha! Ama ne yaptıysam çantamı açıp parayı çıkaramadım. Sahne çöp oldu ve yeniden çektik.

Son zamanlarda en çok neyi özlüyorsun? 

Eski dünyayı yani Covid-19’dan öncesini… Lütfen herkes pandemiden önce dert ettiği şeylere bir göz atsın. Nereden nerelere geldik. 

Kaynak: www.sacitaslan.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.