banner121

Peygamberimiz'den sallallahu aleyhi ve sellem bütün Müslümanlara müjde. “Kişi sevdiği ile beraberdir.” hadisi şerifini nasıl anlamalı ve amel etmeliyiz? Hadisten çıkarmamız gereken dersler nelerdir?

Ebû Mûsâ el-Benzeşen’arî radıyallahu anh’den söylenti edildiğine kadar Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

 “Kişi sevdiği ile beraberdir.” (Buhârî, Edeb 96;  Müslim, Birr 165. Keza bk. Tirmizî, Zühd 50; Daavât 98)

Bir başka rivayette Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e :

Bir birey bir topluluğu sevdiği halde onların seviyesine erişemezse, böyle biri hakkında ne buyurursunuz? diye sorulduğu, onun da:

“Birey, sevdiği ile beraberdir” buyurduğu nakledilmiştir.

Enes radıyallahu anh’den şöyle dediği rivayet olunmuştur:

Bir bedevi Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e:

- Kıyamet ne süre kopacak? diye sordu. Efendimiz:

– “Kıyamet için ne hazırladın?” buyurdu.

- Allah ve Resûlünün sevgisini, dedi. Bunun üstüne Hz. Peygamber:

– “O halde sen, sevdiğin ile berabersin” buyurdu.  (Buhârî, Edeb 96; Müslim, Birr 161,163)

Bu rivâyet Müslim’indir. Buhârî (Edeb 96) ve Müslim’in (Birr 164) rivâyetlerinde, bedevînin cevabı, “Âhiret için pek fazla oruç, namaz ve sadaka hazırlayabilmiş değilim. Ancak ben Allah’ı ve peygamberini seviyorum” şeklindedir.

Abdullah İbni Mes’ûd radıyallahu anh şöyle dedi:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e bir adam geldi ve:

- Ey Allahın Resûlü, bir topluluğu seven fakat onların işlediği amelleri işleyemeyen bir insan hakkında ne buyurursunuz? dedi. Hz.  Peygamber de:

– “Birey, sevdiği ile beraberdir” cevabını verdi. (Buhârî, Edeb 96; Müslim, Birr 165. Hem bk. Tirmizî, Zühd 50, Daavât 98)

Hadisi Nasıl Anlamalıyız?

Hayır ehlini ziyaret edip onlarla beraber olmanın, mutlaka onların yaptıklarını yapmaya tabi olduğu sanılabilir. Yukarıdaki üç hadis ve rivâyet farklılıkları, fazilet sahibi kişilerle beraber olabilmenin bir diğer yolunu göstermektedir: Sâlihleri ve iyileri hoşlanmak..

Hadîs-i şerîflerin her üçünde de “kişinin, sevdikleriyle beraber olduğu” genel bir kaide ve ifade ile anlatılmaktadır. Ilk Olarak buradaki birliktelik, hiç kuşkusuz her bakımdan yani, fazilet ve derece bakımından birliktelik çağırmak değildir. Benzer yerde ya da mecliste yer alan halk, beraberdirler fakat gerçek durumları, imkânları ve mânevî değerleri ayrı farklıdır. Hz. Peygamber’i sevdiği için onunla beraber olacağı  belirtilen kimse, Peygamber aleyhisselâm ile aynı seviyede olacak çağırmak değildir. Fakat onunla  cennette katılmak ve onu görebilme imkânına sahip olacak demektir.

öte yandan  “Birey sevdiği ile beraberdir” beyânında iyilik-kötülük ayırımı yapılmamış, genel bir kural olarak durum ortaya konulmuştur. Bundan iyileri seven iyilerle, kötüleri seven de kötülerle beraberdir, anlamı çıkar. Zaten  insan, sevdiği kimselerle olmayı onların yakınında bulunmayı ister. Sevmediği kimselerle birlikte zaman geçmek, başlı başına cefa vesilesidir. Kimse de böyle bir beraberliğin ardındaki olmaz. Birlikte olma arzusunun  temelinde sevgi yatar.

Burada dile getirilmiş olan üzüntü,  amel noksanlığı veya sevdiklerinin yaptıklarını yapamama gibi durumların, sonuçta sevilen kimselerden öbür kalmaya sebep olabileceği düşüncesinden kaynaklanmaktadır. Onun için de “Bir topluluğu sevdiği halde onların yaptıklarını yapamayan, dolayısıyla onların seviyelerine ulaşamayan kimsenin durumu” Peygamber Efendimiz’e sorulmuştur. Efendimiz’in cevabı, bu endişenin geveze olduğunu ortaya koymuştur. Beraberlik için benzer seviyeyi paylaşmanın ya da aynı şeyleri yapmanın koşul olmadığını, iyiliklerinden dolayı sevilen insanlarla beraber edebilmek için onlara duyulan sevginin yeteceğini müjdelemiştir. Çünkü gaye birçok defa amelden önde kazanç. Hadisin râvilerinden Enes İbni Mâlik radıyallahu anh, buraya alınmamış olan bir sözünde, ashâb-ı kirâmın, Hz. Peygamber’den duydukları bu müjdeli ifade üstüne, müslüman oldukları gün dışarıya hiçbir gün bu derece sevinmediklerini kaydetmektedir Bk. Müslim, Birr 163. Hatta bizzat kendisi, “Ben de Allah ve Resûlünü ve Ebû Bekir ile Ömer’i seviyorum. Onların amelleri gibi amel edemediysem de, onlarla beraber olmayı umuyorum” demiştir.

Burada, kıyametin ne süre kopacağını soran bedevîye Hz. Peygamber’in “Kıyamet için ne hazırladın?” diye karşısında soru yöneltmesi, belli başlı merak edilmesi gerekli olan konuya dikkat sürüklemek ve bu nedenle ümmetini eğitmek içindir. Kıyamet nasıl olsa bir gün kopacaktır. Kayda Değer olan herkesin o gün için ne hazırladığını düşünmesidir.

Bedevînin zikre layık kayda değer bir hazırlığının bulunmadığını, farzlar dışında fazlaca bir  ibâdetinin, hayır ve hasenâtının olmadığını, ama Allah’a ve Resûlü’ne aleyhinde derin bir muhabbet ve sevgi duyduğunu söylemesi, keza bir samimiyetin  ifadesi, keza de gönlündeki sevgiye güvendiğinin belirtisidir. “Sen, sevdiğinle berabersin” cevabı da, fiilen güvenilecek şeyin, gönülden duyulan sevgi olduğunu gözler önüne sermektedir.

“Sevgi, itaati ve sevilenin yaptıklarını yapmayı gerektirmez mi?” diye aklımıza bir soru gelebilir. Şüphesiz insan, sevdiği kimseleri üzmek istemez, onların emirlerini yerine getirmeye çalışır, onlara itaattan haz alır. Lakin tüm bunların yeterince yapılamadığı hallerde bile eğer doğrusu “sevgi” varsa, sırf o sevgi, kişiyi sevdikleriyle buluşturabilir. Yani bir anlamda iyileri sevmek, insanı pişman etmez. O halde “Amelim az, durumum öyle iyi yok” diyerek, insan sevdiği iyi kişiler, fazilet ve hayır sahipleriyle beraber olmaktan  uzaktan kalmamalıdır. Onların meclislerine devam etmeli, ziyâretlerine gitmelidir. Zira sâlihlerle sohbet, hayırların doğmasına vesiledir. Âhirette ise, zaten “Kişi, sevdiğiyle beraberdir.”

Yüce Rabbimizden bizleri, sevdikleriyle beraber haşretmesini dileriz. 20 numaralı hadiste de konuyla ilgili açıklamalar geçmiştir.

Hadislerden Çıkarmamız Gereken Dersler Nelerdir?
Sâlihleri ve fazilet sahiplerini sevmenin faydasını görmek için onların yaptıklarını tıpkı yerine getirmek durum değildir. Sevgi beraber olmanın temel şartıdır. İyileri seven, onlarla beraber olmayı da sever. Sevdikleriyle beraber olması, kişinin her bakımdan onlara eşit olması seslenmek değildir. Müslüman, kimlere karşı sevgi duyduğuna dikkat etmelidir. Çünkü işin sonunda onlarla beraber almak vardır.

Kaynak: Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları

Birey Arkadaşının Dîni Üzeredir

Hz. Ebubekir' in Efendimize (s.a.v) Duyduğu Sevgi

Allâh'a Duyulan Muhabbetin Sırrı

Allah Teâlâyı Sevmenin Alâmeti Nedir?

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/kisi-sevdigi-ile-beraberdir-hadisi--kisi-sevdigi-ile-beraberdir-ne-demek-hikayesi-nedir.html

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.