Rahmân Suresi 76. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri
banner121

Rahmân Suresi 76. ayeti ne anlatıyor? Rahmân Suresi 76. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri...

Rahmân Suresi 76. Ayetinin Arapçası:

مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى رَفْرَفٍ خُضْرٍ وَعَبْقَرِيٍّ حِسَانٍۚ

Rahmân Suresi 76. Ayetinin Meali (Anlamı):

O cennetlerdekiler, yeşil yastıklara ve hârikulâde güzel işle­meli döşeklere yaslanırlar.

Rahmân Suresi 76. Ayetinin Tefsiri:

Bu iki cennette yer alan nimetler de şöyle haber verilir:

Bunlar, yeşilin en koyusu ile ifade edilebilecek derecede yemyeşildirler.

Orada şadırvan gibi, şelale gibi sürekli fışkıran iki kaynak vardır. Çünkü النضخ (nadh) kelimesi, suyun fışkırmasını ve coşup kaynamasını açıklama eder.

Emsali görülmedik meyveler, bunlar içinde özellikle zikre değer hurmalar ve narlar vardır. Çünkü bu ikisi, meyvelikle beraber yemek yemek ve devâ itibariyle hususi bir duruma sahiptirler.

Bu cennetlerde ahlâkı hoş, yaratılışı kadınlar; inciden üretilmiş çadırlarda sadece efendilerine tayin edilmiş huriler bulunmaktadır. “Huri”, gözünün siyahı oldukça siyah, beyazı oldukça beyaz güzel gözlü bayan demektir. (bk. Sâffât 37/48-49) Öyle ama bunlara da, cennetteki kocalarından önce ne bir insan eli değmiştir, ne de cin.

Cennet yastıklarından, yeşil yastıklar, değişik şekillerle ve zînetlerle süslenmiş kalın döşe­meler. Cennetlere erişenler, bunlar üzerine yaslanırlar. عَبْقَرِيٌّ (‘abkarî), Yemen bölgesinde bulunan Abkar kasabasına mensup demektir. Orada son derece hoş, nakışlı halı ve kilimler dokunurdu. Ulu Allah bu nakışlı yaygıları açıklama yapmak suretiyle, o iki cennetin döşek ve yataklarını insan zihnine yaklaştırmaktadır.

Tasvir edilen dört cennetin ilk ikisi ile son ikisi arasında şöyle bir karşılaştırma yaparak derece farkını spesifize etmek mümkündür:

Dikkatlice bakıldığında birincil iki cennetin özelliklerinin, sonraki iki cennet­deri üstün olduğu anlaşılır. İlk ikisinde, “Onlarda defalarca akıcı iki pınar vardır”, son ikisinde ise, “Fışkıran iki pınar vardır” buyrulmuştur. “Tekrar Tekrar akmak”, “fışkırmak”tan daha üstündür. Öncekilerde, “O ikisinde, her türlü meyveden çifter çifter vardır”, bu­rada ise, “Onlarda meyve, hurma ve nar vardır” buyrulmuştur. Birincisi daha şumullü ve muhtevalıdır. Öncekilerde hurileri vasfederken, “Yarı onlar yakut ve mer­candır”, burada ise “ O cennetlerde iyi kalpli, güzel yüzlü hanımlar vardır” buyrulmuştur. Her alımlılık, yâkût ve mercan güzelliği gibi olmaz. Dolayısıyla birincideki niteleme daha üstündür. Öncekilerde yatakları nitelerken, “Astarlan kalın ipekten yataklara inleme­lanırlar”, burada ise, “Yeşil yastıklara yaslanırlar” buyrulmuştur. Kuşkusuz, matem­lanmak için hazırlanmış olan astarı kalın ipekten yataklar, çadır eteklerinden ve yastıklardan daha üstündür.

Sûrede başından ardına kadar bir taraftan Cenâb-ı Hakk’ın kerem ve rahmetinin tecellilerine yer verildiği gibi, bir taraftan da celâl ve azametinin tezahürleri dile getirilmiştir. Her ikisi de Allah Teâlâ’nın emri ve muradıdır. Bunları var eden, müttakî kullarına keremiyle, nankörlere ise celaliyle muamele edecek olan Allah Teâlâ’nın ismi fazla yücedir, yücelerden yücedir.

Resûl-i Ekrem (s.a.s.): “يَا ذَا الْجَلَالِ وَ الإكْرَامِ (yâ ze’l-celâli ve’l-ikrâm): Baki büyüklük ve ikram sahibi Allahım! diye başlayarak dua etmeyi ihmal etmeyip çoğu kez söyleyin” buyururdu. (Tirmizî, Deavât  92; Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 177).

Allah Resûlü (s.a.s.), selam verip namazdan çıkınca, üç kere “estağfirullah” dedikten sonradan, “اَللّٰهُمَّ اَنْتَ السَّلَامُ وَ مِنْكَ السَّلَامُ تَبَارَكْتَ يَا ذَا الْجَلَالِ وَ الإكْرَامِ (Allahumme ente’s-selâm ve minke’s-selâm tebârekte yâ ze’l-celâli ve’l-ikrâm) Allahım! Selâm sensin. Selâmet ve esenlik sendendir. Ey ölümsüz soylu davranış ve ikram sahibi olan Allahım! Sen hayır ve bereketi fazla olansın” derdi. (Müslim, Mesâcid 135; Ebû Dâvûd, Vitr 25)

Rahmân sûresinin sonunda bulunan Allah Teâlâ’nın baki cömertlik ve ikram sahibi oluşunun; mü’minlere takvâ derecelerine tarafından nimet, kâfirlere ise inkârdaki durumlarına tarafından azap tecellîsinde bulunuşunun farklı bir açıklaması olarak ve insanları mecbûren inanacakları dehşetli kıyâmet manzaraları görülmeye başlamadan önce inkârdan vazgeçirip iman ve şükre yol göstermek üzere Vâkıa sûresi geliyor:

Rahmân Suresi tefsiri için tıklayınız...

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Rahmân Suresi 76. ayetinin meal karşılaştırması ve diğer ayetler için tıklayınız...

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/rahman-suresi-76-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.html
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.