Vâkıa Suresi 7. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri
banner121

Vâkıa Suresi 7. ayeti ne anlatıyor? Vâkıa Suresi 7. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri...

Vâkıa Suresi 7. Ayetinin Arapçası:

وَكُنْتُمْ اَزْوَاجًا ثَلٰثَةًۜ

Vâkıa Suresi 7. Ayetinin Meali (Anlamı):

Sizler de üç zümreye ayrılırsınız:

Vâkıa Suresi 7. Ayetinin Tefsiri:

Mahşer günü halk müziği şu üç zümreye ayrılacaklardır:

Birincisi; ashâb-ı meymene: اَلْمَيْمَنَةُ (meymene); sağ kol, sağ taraf yahut meymenet, uğur ve bolluk mânalarına kazanç. Sağ taraf, meclislerde daha ziyâde hürmet ve hürmet mevkii olduğu için, “ashâb-ı meymene” derin saygı makamında bulunan yüksek asalet sahipleri demektir. Bu gibi kimseler bahtı açık ve yararlı kimseler olmaları nedeniyle “meymenetli” diye de nitelendirilir. Bu zümreden sûrenin 27, 38, 90, 91. âyetlerinde “ashâb-ı yemîn” olarak bahsedilir. Bunlar şanslı, bahtlı ve iyi kimseler olup, mahşer günü amel defterleri kendilerine sağ taraftan verilecektir.

İkincisi; ashâb-ı meş’eme: اَلْمَشْـَٔمَةُ (meş’eme); sol kol, sol taraf yahut meymenetin zıddı olarak şeâmet, kör talih, bereketsizlik demektir. Buna göre “ashâb-ı meş’eme” de sol tarafta, alçak yerde yer alan önemsiz yoksa hem kendilerine keza de yakınlarına uğursuzluğu dokunan kimselerdir. Her iki mânaya da göze çarpan edilmek üzere bu vasıfları iki kez baştan edilmiştir. Bunlardan sûrenin 41. âyetinde “ashâb-ı şimâl”, 51 ve 92. âyetlerde “yoldan çıkmış yalancılar, inkârcılar” olarak bahsedilir. Bunlar lanetli, dertli ve kötü kimseler olup, mahşer günü amel defterleri sol taraflarından verilecektir.

Üçüncüsü; اَلسَّابِقُونَ (sâbikûn): Yarışı kazanıp ileri geçenler, öncüler, önde olanlar demektir. Bunlar Allah Teâlâ’ya kullukta, iman ve itaatte, sâlih amellerde ve hayır yarışlarında en öne geçenlerdir. Peygamberler, Habib-i Neccâr, Hz. Mûsâ’ya iman eden sihirbazlar, Ashâb-ı Kehf, muhacir ve ensardan sâbikûn-ı evvelin bu zümreye misal teşkil eder.

Şu âyet-i kerîmede bu üç zümre hülâsa edilir:

“Sonra o kitaba kullarımızdan seçtiklerimizi varis yaptık. Onlardan kimi vardır, kendi kendine zulmeder. Kimi vardır, dengelidir, orta yolu miktar. Kimi de vardır, Allah’ın izniyle her türlü bahtı açık işlerde önde koşar. İşte en büyük lutuf budur.” (Fâtır 35/32)

Günah işleyip nefsine zulmedenler “ashâb-ı meş’eme”, muktesit olarak vasıflandırılan orta yolu tutmuş itidal sahibi mü’minler “ashâb-ı meymene”, Allah’ın izniyle hayırlarda önde gidenler ise “sâbikûn” yani en yüksek mânevî sıfatlara ve ahlâkî meziyetlere erişmiş mü’minlerdir.

Derhal bu üç zümrenin âhiretteki halleri ve yaptıklarına denk bir şekilde ebedî mükafat ya da cezadan nasipleri haber veriliyor. Ilk Kez mukarrabûn grubunun gönülleri mest edecek, akıllara durgunluk verecek sonsuz güzellikteki halleri ve nail olacakları nimetleri canlı tablolar halinde resmediliyor:

Vâkıa Suresi tefsiri için tıklayınız...

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Vâkıa Suresi 7. ayetinin meal karşılaştırması ve öteki ayetler için tıklayınız...

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/vakia-suresi-7-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.html
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.