Yemen Şehitleri
banner121

Yemen’e kaç Osmanlı askeri gitti? Yemen’de kaç şehidimiz var? Yemen şehitlerinin isimlerine varmak muhtemel mü? Gidip dönemeyenlerin hikayesi.

Birinci Dünya Savaşı’nda Yemen cephesi ile ilgili yaptığı çalışmalar sonucu şehit olan yüz binlerce Osmanlı askeri arasında “Adanalı Ali” ve “Antepli Hanefi”nin isimlerine ulaşan Kara Harp Okulu öğretim üyesi Doç. Dr. Yahya Yeşilyurt, bu askerlerin yakınlarının ilk olarak bu bilgiyle karşılaşabileceğini söyledi.

YEMEN’E KAÇ OSMANLI ASKERİ GİTTİ?

Birinci Dünya Savaşı’ndaki seferberlik esnasında Osmanlı coğrafyasından gençlerin silah altına alınmasıyla Anadolu’dan da hemen her aileden bir kişinin yakını, Yemen’e gitti ve cephelerde ödev yaptı.

Milli Savunma Üniversitesi Kara Harp Okulu Dekanlığı tarih bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Yahya Yeşilyurt, hikayeleriyle anlatılan Yemen cephesinin daha iyi bilinmesi için özel araştırma başlattı. 7 yıldır Yemen üzerinde araştırmalarını sürdüren Yeşilyurt, evraklar kayıtlarından ve araştırmalarından elde ettiği bilgileri paylaştı.

Yemen cephesi hakkında o kadar fazla bilginin bulunduğunu, bunların genellikle “hikayeleşmiş” tarzda olduğuna anımsatan Yeşilyurt, “Biz bunları daha içten, daha sağlam ve belgelere dayalı bir şekilde araştırmaya karar verdik. Dolayısıyla çalışmalarımız askeri belgeler, Osmanlı arşivine ast olarak hazırlanan belgeler üzerinden yürütülmektedir.” dedi.

Irak, Sarıkamış, Çanakkale, Filistin cephesinin olur ya fazla sık duyulduğunu ya da Hicaz’da yaşananların daha iyi bilindiğine, fakat Yemen cephesinin diğerlerinin gölgesinde kaldığına işaret eden Yeşilyurt, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tabii bizlerin en çok bildiğini düşündüğümüz bölgedir Yemen. Ancak, bunun içerisinde askerlerimizin neler yaşadığına, ne cins hikayeler yaşadığına dair bilgilerimiz çok yeterli değildir. Bugün Anadolu’da hangi aileye sorarsanız sorun, ailesinden mutlaka bir kişinin Yemen’e gittiğini ve orada savaştığını; kimisinin geri döndüğü, kimisinin geri dönemediği hikayelerini duyabilirsiniz. Ama detayları hakkında hiç kimse bir bilgiye sahip değildir. Dolayısıyla biz yaptığımız araştırmalarda ara sıra bu nesil net bilgilere ulaşıyoruz. Mesela Çorum’un Alaca kazasından bir askerimiz sıtmadan dolayı hastaneye yatar, iki gün daha sonra vefat eder ve onu Laheç’te şehitliğe gömerler. O askerimizle ilgili bilgilendirme yaptığımızda aileler, ‘Evet, bu bizim dedemiz olabilir.’ diyebiliyorlar.”

1915’TE ŞEHİT OLAN İKİ ASKERİN HİKAYESİ

Yeşilyurt, 1915’te şehit olan askerlerin hikayesinin de yeni yeni öğrenilebildiğini belirterek, “Çünkü savaş yıllarında vilayette çıkan gazeteler elimizde değildi. Fakat bugün bundan böyle bunlar yaptığımız araştırmalarda gün yüzüne çıkıyor ve biz de bu bilgilerimizi paylaşıyoruz.” diye konuştu.

Araştırmalarda bir gazetede iki askerin ismini gördüğünü anlatan Yeşilyurt, şunları kaydetti:

“Bu askerlerimiz Adanalı ve Gaziantepli. Vazifeli olarak Yemen’in Şibam denilen kazasına görevlendirme olarak gönderdiler ve bunlardan birisi topçu, diğeri de benzer bölükte terzi olarak çalışırlar. Bu iki askerimiz, görevlerini ifa ettikten sonra geri dönerken yolda maalesef bazı isyancı ya da eşkıya olarak nitelendirebileceğimiz kişiler tarafından El Arus köyüne yakın bir mevkide saldırıya uğrarlar ve şehit edilirler. Natürel Valimiz Mahmut Nedim Bey ve beraberinde bir heyet toplanır. İlk ilk olarak düşünülen, ‘Askerlerimiz acaba firar mı ettiler?’ şeklinde. Lakin sonra yapılan araştırmalarda askerlerimizin şehit edildiklerini ve üzerlerindeki tüfeklerinin ve değişik cephanenin çalındığı tespit edilir.

Vali başkanlığında bulunan bir heyetle Şibam merkezine gidilir. Askerlerimizin şehit edildikleri ve defnedildikleri yerleri bulurlar. Askerlerimizin naaşını oradan alıp törenle Şibam’a taşırlar, Şibam’da da askeri karargah olarak oluşturulmuş yerde onları tekrardan defnederler. Bugün bu 2 askerimiz, yani Adanalı Ali ile Gaziantepli Hanefi’nin mezarları Yemen’in Şibam kentinde bulunmaktadır. Şehitlerimizin kabir taşları yazdırılmış, Yemen’e gitmek bugün muhtemel olsa şayet bunları tespit etmemiz daha da kolaylaşacaktır.”

“AİLELER, BİZİMLE İRTİBATA GEÇEBİLİRLER”

Yeşilyurt, Anadolu’daki bir takım ailelerin, dedelerinin veya bir yakının Yemen’e gittiğini, şehit olduğunu ya da Yemen’de kaldığını duyduğunu belirterek, “Ama biz Adanalı Ali ve Antepli Hanefi’nin, Mehmetçiklerimizin şehit olduklarını biliyoruz, isimlerini biliyoruz, babalarının isimlerini biliyoruz. Nerede şehit edildiklerini ve nereye gömüldükleri biliyoruz. Bundan yola çıkarak ailelerimiz ya da bu şehitlerimizin dedeleri, yakınları olduğunu düşünen aileler bizimle irtibata geçebilirler ve biz bunları dürüst bir şekilde yönlendirebiliriz.” dedi.

YEMEN’DE KAÇ ŞEHİDİMİZ VAR?

Yeşilyurt, Yemen’de 1870’ten 1918’e dek geçen sürede 250 ila 500 bin arasında şehit verildiğinin bilindiğini aktardı.

Şehit yakınlarına o dönemde, şehadetname belgesinin gönderildiğini anlatan Yeşilyurt, şunları söyledi:

“Fakat Yemen’den Anadolu’ya bir postanın gönderilmesi çok zorlaşıyor. Birinci Dünya Savaşı başlayıp da Yemen de bu savaşa dahil olunca, İngilizler, denizden abluka altına alıyorlar ve kesinlikle hiçbir kayık, geminin gidişi söz konusu olmuyor. Savaşın başında telgraf hatlarımız yıkım ediliyor, bir haberin gönderilmesi iki üç ayı buluyor. Daha daha sonra değişik harekatlarla karadaki abluka kaldırılıyor ve bizim irtibat şansımız doğuyor. Ailelere şehadetnamenin gelmiş olabileceğini düşünmüyorum.

Yakın zamanlarda Yemen arşivinden şüheda defteri adı aşağı şehit askerlerimizin künyelerinin tutulduğu bir defter var, bununla ilgili bir dönüş gerçekleşecektir. Daha net; hangi askerimiz hangi şehirli, nerede şehit olduğuna dair daha net bilgiye erişebileceğimizi düşünüyorum. İlerleyen dönemlerde, biz bu söylediklerimizi kitaplaştırmayı da düşünüyoruz, dolayısıyla halkımız daha net bilgilere erişebilecektir.”

Kaynak: AA

Kaynak: www.islamveihsan.com URL: https://www.islamveihsan.com/yemen-sehitleri.html

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.